Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 13 Eylül 2006 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Otomobil    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Milliyet'ten okurlarına
Başbakan'ın sözleri ile Akyol'un çizgileri unutulmayacak

Doğan Akın


"Asker yurtdışına gönderilecekse ilk görev PKK'nın üslendiği Kandil Dağı olmalıdır." Bu görüş, Lübnan'a asker göndermek için TBMM'den izin alan hükümete yöneltilen eleştirilerdeki en önemli ortak paydayı özetliyor.
Türkiye'nin güvenlik gündeminde öne çıkan Irak ve Lübnan'daki gelişmeler, Milliyet'in habercilikteki iddiasını ortaya koyduğu dosyalar olarak geçen hafta boyunca sayfalarımıza yansıdı.
Diplomasi muhabirimiz Utku Çakırözer, BM'nin Ankara'ya gönderdiği gizli belgelere ulaştı. "Gizli belgedeki Lübnan misyonu" başlığıyla pazartesi günü manşet olan dosya, izleyen günlerde bütün boyutlarıyla işlendi.

Kuzey Irak gerçekleri
PKK kampları nedeniyle tartışılan yanı başımızdaki Kuzey Irak'a, enformasyon açısından coğrafyanın hak ettirdiği "stratejik" yakınlıkta olduğumuz söylenemez. Milliyet'in "Kuzey Irak Gerçekleri" başlığıyla yayımladığı 4 günlük dizi, bölgeye ilişkin bugüne dek Türk basınında yayımlanmış en ciddi çalışmalardan biriydi.
PKK'lıların Kandil Dağı'ndaki yerleşim düzeninden İran karşısındaki durumlarına, ABD'li yetkililerle haberleşmelerinden Osman Öcalan üzerinden yürütülen pazarlıklara kadar bölgedeki bütün dinamikler, ciddi bilgilerle büyüteç altına alındı.
Dosya için gittiği Kuzey Irak'ta 2 haftayı aşkın bir süre çalışan Namık Durukan, mesleğe 1985 yılında Milliyet'in Şanlıurfa-Viranşehir muhabiri olarak başladı. 1988'de Diyarbakır Bürosu'na geçti. 2002'de Milliyet Ankara Bürosu'nda görev üstlenen Durukan'ın, defalarca gittiği Kuzey Irak konusunda Türk basınının önde gelen otoritesi olduğunu söylemek, objektif bir olguyu teslim etmek olacaktır.
Ulusal güvenlik açısından en hassas dosyaların hiçbir soru işareti ve tartışma yaratmaksızın büyük bir güven duygusuyla izlenmesinde Milliyet'in sergilediği özen ve objektif açı, büyük bir önem taşıyor.

Org. Cömert'in açıklamaları
Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Faruk Cömert'in Ankara Temsilcimiz Fikret Bila'ya yaptığı açıklamalar, teröre karşı sivil önlemlerden Lübnan tezkeresindeki satır aralarına kadar geniş bir gündem yelpazesine uzanıyordu. Orgeneral Cömert'in, orman yangınlarına karşı özel bir filo kurulması önerisi de, bu yıl çıkan yangınlara müdahaledeki aksamalar dikkate alındığında üzerinde ciddiyetle durmayı gerektiriyor.
Alarm veren bir çevre haberi de, cumartesi günü manşetimizdeydi. Ekonomi Servisi'nden Serkan Arman'ın hazırladığı dosyaya göre, Konya Ovası hatalı su kullanımı, tuzlanma ve kuraklık nedeniyle can çekişiyordu. Türkiye'nin tahıl ambarı olan Konya Ovası, önlem alınmazsa, cumhuriyet tarihinin en büyük çevre felaketine sahne olabilir. Haberimiz, yaklaşan bu felaketi kamuoyunun dikkatine getirmek açısından önem taşıyor.

Konuşulan karikatür
Terörle mücadele ederken şehit düşen güvenlik görevlilerinin Türkiye'nin dört bir yanına uzanan cenaze törenlerinin damgasını vurduğu bir hafta daha geçirdik. Şehitler yürek burkan görüntülerle uğurlanırken Başbakan'ın "Artık şehit cenazesi istemiyoruz" diyen bir vatandaşa "Askerlik yan gelip yatma yeri değildir" karşılığını verebilmesi, ulusal düzeyde büyük bir tepkiye yol açtı.
Çizerimiz Ercan Akyol'un, bütün ülkede rahatsızlık yaratan bu sözleri bayraklara sarılarak yan yana dizilmiş tabutlarla tasvir eden çizgileri elden ele dolaşıyor. Şimdiden köşe yazılarında ödüllere aday gösterilen Akyol'un çizgileri, siyasi tarihimize karikatürle düşülmüş en acı kayıt olmaya da adaydır!

Aranmayan şehit annesi
Milliyet'in şehit haberleri konusundaki dikkatli takibi, tartışmalar yaratan önemli bir haberin nasıl doğduğunu da sergiliyordu.
Şırnak'ta yan yana şehit düşen Asteğmen Zeki Burak Okay ile er Mehmet Öztürk, Bursa'da aynı camiden son yolculuklarına uğurlandılar. Salı günü, Öztürk'ün acılı annesinin bazı gazetelerde dikkat çeken "Başbakan arayıp acımızı paylaştı" sözleri Milliyet'te merak uyandırdı: Acaba Başbakan, "Ben oğlumu ölmesi için askere göndermedim. Hakkımı helal etmiyorum" diyen Okay'ın annesini de aramış mıydı? Aramamışsa, bu, şehit aileleri arasında bir ayrım yapıldığı anlamına gelebilirdi.
Arkadaşımız Şükran Pakkan'ın Bursa'da görüştüğü Neriman Okay'ın sözleri, ne yazık ki bu kuşkuyu doğruladı.

"Bunu mu dinleyeceğim?"
Başbakan, unutulmayacak çıkışlarından birini, bu haberimizin ardından CNN Türk'te yaptı:
"Bir şehit annesine telefon açmadım, bir tanesine açtım. Yakınmalar, komutanın yakasına sarılmalar... E şimdi telefonda aynı durumla ben de karşılaşırsam bunu (şehit annesi) mu dinleyeceğim ben?"
Başbakan, sözlerinin, "tasada ortak bir ulus" olmanın bilinciyle çocuklarını terör yuvalarına, mayın tarlalarına, sınır boylarına gönderenler üzerinde yarattığı etkiyi düşünmüş müdür, bilemiyoruz.
Bildiğimiz; dünyada hiç kimsenin, evladını şehit vermiş bir anne kadar can kulağıyla dinlenmeyi hak etmediğidir!

dakin@milliyet.com.tr




YAŞAM
Define avcıları tarihi kaleyi yerle bir etti
İnşaat mı yapılacak koruma mı sağlanacak?
MLKP'yi çökerten operasyon
Başbakan'ın sözleri ile Akyol'un çizgileri unutulmayacak
İşte beynin afrodizyakları
HAİN SALDIRI
Kuleler gökyüzüyle birleşti
Van kedilerine ziyaret yasağı
Microsoft Google'ın tahtına göz dikti
Dolandırıcı prense 2 yıl hapis cezası
Mecnur Çolak okuma yazma bilmiyormuş!
Düşen F-16 pilotunun kahramanlığı
Kadın doğum uzmanına 'eş' dayağı!
Yeni vâris 'sükûnet' getirdi...
Cep telefonuyla çok konuşanlara müjde 
7 yaşındaki kıza defalarca tecavüz ettiler
Hayranları öç peşinde!







© 2006 Milliyet