Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 14 Eylül 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Otomobil    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Sübyancılık

Sübyancılar katil tipli mi olur?


tubakyol@yahoo.com
Ben bunu Türkiye'de, bir gazetenin pazar ekinde, bir köşe yazısında okumuştum. Köşe yazarı kişi Londra'da bir sex shop'a gidiyor ve "Teen öncesi bir kaset istiyorum" diyor.
Okurları bilgilendirmek maksadıyla da parantez içinde açıklıyor: "Çocuk pornosu demeye dilim varmıyor."
Tezgahtar öfkeyle kapıyı gösteriyor: "Defol!"
Adam bu kez de Amsterdam'da bir sex shop'tan çocuk pornosu -dili varsa da, varmasa da adı bu!- almaya çalışıyor. Onun tabiriyle "homo tezgahtar ciyaklıyor".

"Çocuk da var abi..."
Köşe yazarı hakikaten şaşkın. Yazının ilerleyen bölümünde "elbette tacizi ve şiddeti onaylamadığını" söylüyor.
Ama her türlü acayip seks fantazisini gerçekleştirmek için her türlü acayip "seks oyuncağı" satan bu sex shop'larda, iş çocuk pornosuna geldi mi niye böylesine sert bir tepkiyle karşılaştığını anlamıyor belli ki.
Oysa karşılaştığı tepki yeterince sert bile değil esasında. Tezgahtarlar polis çağırmadığı için minnettar olmalıydı.
Ama tabii Türkiye'de, İstanbul'un en merkezi yerlerinde bile "korsancı"larda çocuk pornosu satıldığı düşünülürse...
Geçenlerde televizyonda gizli kameradan habersiz "Ne ararsan var abi. Çocuk da var" diyordu bir korsancı mesela, Kadıköy'ün göbeğinde. Köşe yazarının Avrupa'da sex shop'larda gördüğü tepkiye şaşırmasına da şaşırmamak gerek yani.

Suç!
Fakat geçen hafta Türkiye'de de bir çocuk pornosu operasyonu yapıldı. İspanyol ve Alman polisi ile ortak.
Böylece 16 bilgisayara el kondu, 8'inde çocuk pornosu görüntülerine rastlandı.
Gözaltına alınanlar arasında bir dönem TRT'de müdür yardımcılığı yapan S.A. da vardı.
Ki zaten bu haberin manşetlere çıkması, gazetelerin ilk sayfalarına girmesi S.A.'nın medyada tanınan biri olması yüzündendi.
Bilgisayarında çocuk pornosu içeren 300 bine yakın fotoğraf ve film bulunan S.A. "bu sitelere oğlunun girdiğini" söyledi. Oğlu da öyle küçük değil, 32 yaşında.
O da ilk verdiği ifadede "Suç olduğunu bilmiyordum" demiş.
Suç!
Adam bir şey yapmıyor, sadece izliyor diyebilir misiniz?
Fotoğraflara, filmlere sanal alemde ulaşılıyor olabilir ama görüntülerde "kullanılan" o çocuklar... Gerçek.
Şu çocuklar da gerçek:
Avusturya'da 10 yaşındayken kaçırılan, sekiz yıl boyunca bir bodrumda alıkonulan Natascha Kampusch...
10 yıl önce evinin bodrumunda ölü bulunan ve en son geçen hafta bir katil zanlısının yakalanmasıyla yeniden gündeme gelen altı yaşındaki "çocuk kraliçe" JonBenet Ramsey...
Güney Afrika'da tecavüze uğrayan
9 aylık bebek, İngiltere'de tecavüze uğrayan 3 aylık bebek...
Pedofili diye bir şey var çünkü, sübyancılık... Gerçek!

Tatlı adamlar...
Sübyancılık yazacağım ya, arkadaşlarla sübyancılık hakkında konuşmaya başladık; çevremizde sübyancı var mıdır, ayy yoktur, neye benzer acaba bir sübyancı falan filan...
"Katil tiplidir" dedi bir arkadaş, "Önce tecavüz ediyor, sonra öldürüyorlar. Sübyancıların çoğunda cinayet eğilimi var."
Bu kadar basit değil.
Sadece sonu cinayetle biten, içinde dehşet, vahşet, eziyet, işkence falan olan sübyancılık vakaları gazetelere haber olduğu için bize öyle geliyor.
Kim bilir kaç olay polise bile gidilmeden, bakıcı işten kovularak ya da akraba, komşu vesaire yüzünden başka bir eve taşınılarak "çözümleniyor"?
İki yıl boyunca pedofillerle, konuyla ilgili polislerle falan görüşerek BBC için pedofili üzerine bir film hazırlayan Bob Long "Belli bir sübyancı stereotipi yok" diyor, "Ama şunu söyleyebilirim. Hepsi çok tatlı adamlar. Zaten çocukları da böyle kandırıyorlar."

Çocuk pornosu peşinde

"www.google.com/trends"e girin. İngilizce "child porn" yazın. Sizce Google'da bu iki sözcüğü, Türkçesi "çocuk pornosu"nu dünya üzerindeki hangi ülkenin hangi şehrinde yaşayan insanlar en çok arıyor? Sıralama şöyle:
1. İzmir, Türkiye
2. İstanbul, Türkiye
3. Auckland, Yeni Zelanda
Neyse, başkaları da var derken...
4. Ankara, Türkiye
Belki İngilizler, Amerikalılar başka bir İngilizce karşılıkla, diyelim ki "kiddie porn" diye arıyordur çocuk pornosunu.
Mesela Türkçe-İngilizce ortaya karışık "child porno" yazarsanız, birinci sıraya yine Türkiye'den bir kent ama bu kez Diyarbakır yerleşiyor.
Peki, dillere göre bakalım.
En çok hangi dilde aranıyor bu mevzu?
1. Türkçe
2. Rusça
3. İngilizce

Kurban sanal, suç sanal

Ticarette çareler tükenmez.
Nitekim polis internetteki çocuk pornosu sitelerini ve müdavimlerini, üstelik de uluslararası düzeyde işbirliği yaparak takip etmeye başlayınca, akıllı girişimci acilen çare üretti.
Bu pornografik görüntülerde gerçek çocuklar yerine, milyonlarca mini mini görüntü ögesinin yetenekli bir el tarafından bir araya getirilmesiyle oluşturulmuş "sanal çocuklar" kullansalar, olur muydu acaba?
Israra bakar mısınız?
Çocuk pornosu diye tutturmuş amcalar!
Ve bu ısrarın karşılığını da, en azından ABD'de aldılar.
Amerika'da Yüksek Mahkeme, "Kurban yoksa
suç da yok" diye 2002'de bu yönteme "Olur" dedi.
2003'te "Bu sanal çocuklar fazla da gerçekçi olmasın" türü bir sınırlama geldi ama bugün hâlâ kurban sanalsa suç tanımı yok Amerika'da.

Bir tevatür yüzünden

Belki hatırlarsınız, 2001 yılında Güney Afrika'nın ücra bir köşesinde altı erkek, 9 aylık bir bebeğe tecavüz etme suçuyla tutuklanmıştı.
Okuduysanız eğer, unutulacak türde bir haber değildi.
16 yaşındaki anne, kızı Tshepang'ı anneannesi ile bırakıp çıkıyor. Anneanne akşam torununu yatırıyor ve sabah onu tecavüze uğramış buluyor. Bunun üzerine 6 kişi tecavüz şüphesiyle tutuklandı.
Dokuz aylık bebeğe tecavüz edilmesi zaten gani gani korkunçken,
bir de altı arkadaşın toplaşıp akşam için sinema, bilardo, bira içip maç izleme planı yapar gibi küçücük bir bebeğe tecavüz etmeye gitmeleri...
Sonra DNA testinde bu altı kişinin suçsuz olduğu anlaşıldı. David Potse yakalandı. Ömür boyu hapse mahkum edildi.
Daha az mı korkunç?
Bu olay üzerine Güney Afrika'da çocuklara cinsel tacizle ilgili birtakım raporlar, rakamlar ortaya dökülmüştü. Rakamlar o yıl çocuklara cinsel taciz vakalarının bir önceki yıla göre yüzde 80 arttığını gösteriyordu. En büyük artış 7 yaşın altındaki çocuklara tecavüz vakalarıydı. Aralarında altı aylık bebekler bile vardı!
Niye?
Bir söylenti yüzünden!
Çünkü Güney Afrika'da mümkün olan en küçük yaştaki bir bakireyle birlikte olmanın AIDS'i tedavi ettiği, özellikle de bebeklerin
HIV virüsünü yok ettiği söylentisi yayılmıştı.



PAZAR
"Boşanacakken benim kitaplarımı okuyup bir araya gelen çiftler oluyor"
Ya terörist oldu ya da peygamber
Daha ödeyecek çok faturası var
Stalin'den Karpiç'e Türkiye'ye güvenenler
İki "Miami Vice"
Yurtdışında dil eğitimi fırsatı
"Yürüyen Kelimeler" için silgi
Bura-ötesi Küba
Bir überseksüelin isyanı
Astroloji farkındalığı
Dana pirzolası takdire şayan
Lübnan'ın tarihteki serencamı
Sadece operasyon yetmez
Sübyancılık
Bozulmadan gelişmiş
"Anahtar paspasın altında"





Ahmet Turhan Altıner
Can Dündar
R. Hakan Kırkoğlu
Vedat Mılor
İlber Ortaylı
Taylan Kümeli
Tuba Akyol
Fatih Türkmenoğlu
Yalvaç Ural

© 2006 Milliyet