|
 |
|
|
Diyanet'ten tarikatlara açık tavır
Ekonomik oluşumlar
Diyanet İşleri Başkanı Bardakoğlu, "Tarikatların İslam'ın tasavvufi güzelliğini, geleneğini yansıttığını söylemek zordur. Tarikat örgütlenmeleri daha sosyal, daha ekonomik, daha güncel bağlamda düşünülmelidir" dedi
Önder Yılmaz - Ankara
Türkiye'de ilk kez bir Diyanet İşleri Başkanı tarikatlara karşı açık tavır aldı. İlahiyat alanındaki akademik çalışmalarıyla da bilinen Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğlu, "Sosyal, güncel, ekonomik bağlamda ortaya çıkan tarikat cemaat örgütlenmesini İslam tasavvufunun devamı olarak görmemek gerekir" dedi.
Bardakoğlu, dini cemaatlerin subaylar üzerinde de etkisinin bulunduğunu kaydetti.
Sivil dini inisiyatifler var
İsmailağa Camii'ndeki cinayet ve aynı adlı Kuran kursunun tarikat, cemaat güdümünde olduğuna ilişkin yayınların ardından Milliyet'e açıklamalar yapan Bardakoğlu, şu mesajları verdi:
"DİNİ KARMAŞA" UYARISI: Türkiye'de dini hayatı belirleyen sadece Diyanet değil. Bizim dışımızda sivil dini inisiyatif ve oluşumlar var. Bu karmaşa içinde hizmet veriyoruz. "Diyanet'i yıpratmayın" çağrısını bunun için yapıyoruz. Diyanet'i yıprattığınızda emin olun sivil dini oluşumlara destek, fırsat vermiş olursunuz.
"Diyanet'i yıprattığınızda emin olun sivil ve alternatif dini oluşumlara destek, fırsat vermiş olursunuz."
Güncel oluşumlar
TARİKATLAR TASAVVUFİ DEĞİL: İslam'da zengin tasavvufi düşünce vardır. Ancak tarikat örgütlenmelerinin İslam'ın tasavvufi güzelliğini, geleneğini yansıttığını söylemek zordur. Tarikat örgütlenmeleri daha sosyal, daha ekonomik, daha güncel bağlamda düşünülmelidir. Bize bağlı Kuran kurslarına bir öğretici veriyoruz ama üç, dört fahri öğretici alıyoruz. Sivil destek ve fahri Kuran öğreticisi istihdam edildiği sürece bu tip (tarikat cemaat) geçişler hep olacaktır, kaçınılmazdır. Sıfırlanması zordur. Her sivil katkıyı, cemaati tarikat olarak görmemek lazım.
Kan, organ bağışında, THK'ya kurban derisi bağışında hep sivil katkıyı alıyoruz. Önemli olan kendi kişisel, cemaatsel, örgütsel çabalarını öne çıkaranlarla mücadele ederek engel olmaktır. Diyanet olarak onları devreye katmayarak, yardımlarını geri çevirerek önlüyoruz.
Tarikatlar yararlanır
DİYANET'İ KAPATALIM: Üç dört çürük armudu alıp da bütün mahsulün çürüdüğünü iddia edemezsiniz. Öyleyse eğer Diyanet'i kapatalım. Bir İsmailağa örneğinden hareketle siz "camilere, kurslara tarikatlar hâkim" derseniz o zaman tarikatların ekmeğine yağ sürülmüş olur. "Hükümet, tarikat Diyanet'e nüfuz ediyor" bakışı haksızlıktır.
KİMSE KANUN YERİNE GEÇEMEZ: İsmailağa Camii'ndeki müessif iki infaz dinen günah, hukuken suçtur. Kimse kendini hâkimin, savcının, kanunun yerine koyup suçlu gördüğü kimseye infaz uygulama cihetine gidemez. 24 saat belli bir kıyafetle dolaşan, yıllarca bu şekilde yaşayan kimseyi camiye geldiğinde kılık kıyafet denetimine tâbi tutamayız.
TEDBİR ÇAĞRISI: Sorunları soğukkanlı tartışmalıyız. Bu konuda siyasetçilere, medyaya, kamuoyuna, devlet adamlarına çağrıda bulunuyoruz. Arzu edilen kıvamda bir din hizmeti istiyorsak, gerekli tedbirleri almak zorundayız.
Marjinaller hep olur
"Dini cemaatlerin medyada da nüfuzu var, ama medyaya tarikatlar hâkim mi diyorsunuz? Ordudaki subaylarımızda da benzer eğilimler çıkıyor. Şûra kararları oluyor.
Milli Eğitim'de, başka yerde çıkıyor. Devlet kurumlarını toplumun bütün oluşumlarının dışında cam fanus içinde yaşayan ayrı grup olarak göremezsiniz. Postmodern toplumda bu tip farklı marjinal gruplar hep olacaktır. Önemli olan bunların genel görüntü oluşturmamasıdır."
Orada çalışmak zor
"Denetim önemli ama 15 bin camide din görevlimiz yok. Cami çevresindeki sosyal olgu, cami cemaatini de belirleyen bir hadisedir. Böyle olunca mesele çözülemez. Kaçak kurslar o kadar yok. Onlarla emniyet, jandarma zaten mücadele ediyor."
Belli gruptan cemaat
Bardakoğlu, Referans gazetesine yaptığı açıklamada da, İsmailağa Camii'ni kastederek, "Orada zaten belli bir cemaate mensup insanlar yoğunlaştığı için, o cami cemaati kendiliğinden o gruptan oluşuyor. Tabii bir başka yerdeki camiye göre oradaki din görevlimizin belli zorukları var. Görevini herkes de orada yapmak istemez" dedi.
|
|
|

|