Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 14 Eylül 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Otomobil    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
İslam nereye?


EVVELA, Amerika'nın hataları ne olursa olsun, El Kaide türü terör örgütleri asla başarılı olamayacaktır. Daha uzun süre kan dökebilirler, onun için göz açtırmadan mücadele edilmeli. Ama, bırakın devlet falan kurmayı, en ufak bir 'siyasi başarı' bile sağlayamazlar.
Bunlar, Albert Camus'nün 1890'lar Rusya'sı için anlattığı "nihilist terörist" tipinin aynısıdır:
Siyasi kin ve intikam duygusuyla köpürüyorlar, yakıp yıkıyorlar ama siyasi programları yok, hâkim olmak istedikleri 'tarif edilmiş' bir coğrafya, bir "vatan" da yok.
Onun için "Cihat vatan için değil, İslam içindir" diyorlar ve Madrid'de tren bombalıyorlar!
"Sadece cihat ve silah; ne müzakere, ne diyalog, ne konferans" diyorlar. Müzakere edecekleri bir siyasi program yok ki! Neyin diyaloğunu, konferansını yapacaklar!
Nihilist terör; sadece öldürmek, yakıp yıkmaktır!
Rus nihilistleri gibi bunlar da ölerek, öldürerek ve "zamanlarını tamamlayarak" yok olup gideceklerdir; en fazla bir nesil!

Başarı nerede?!
İran devrimi öyle değildi. Belli bir coğrafyada insanların tarihi simgelerine dayanarak, Şiiliğin bin yıllık "imam" itikadını siyasi "velâyet-i fakih" doktrinine dönüştürerek, halk ayaklanmasıyla yapılmış bir devrimdi.
İktidara geldi ama bir başarı ortaya koyamadı.
Pakistanlı radikal İslamcı Mevdudi ile, modernist İslamcı büyük âlim Fazlur Rahman'ın 1960'lardaki tartışmaları meşhurdur. Fazlur Rahman, haklı olarak şunu söylüyordu:
- İslam devleti diye bir şey kurarsanız ülkeyi Allah yönetmeyecek, yine kusurlu insanlar yönetecek!
Onun için, İslam iddiasıyla kurulan rejimler de aslında "kusurlu insanların" rejimleridir; hatta başka şeylere odaklandıkları için bir "Uzakdoğu mucizesi" yaratamadılar!
Evet, Ahmedinecad'ı halk destekliyor ama artan petrol fiyatlarının günde getirdiği 300 milyon dolar sayesinde! Ve Bush'un tehditlerine karşı halkın milli onur duygusuyla kenetlenmesi sayesinde!
Çağımızda teokrasinin hiçbir şekilde kalıcılık şansı yoktur.

Baş düşman: Çatışma
Filistin, Afganistan ve Irak işgalleri kanıtlıyor ki, "çatışma" daima militanlaşma yaratıyor. Bush'un vahim hatası "çatışma"yı körüklemesidir. Çatışma ruhu, toplumları militanlaştırıyor, kalkınma, eğitim gibi konular gölgede kalıyor!
İnsanlığın en büyük beyinlerinden 12. asırdaki İbn Haldun'dan beri, bizim Cevdet Paşa dahil, birçok Müslüman âlim tarihteki İslami ekolleri "medeni" (şehirli, gelişmiş, işlenmiş, yumuşak) ve "bedevi" (göçebe, kırsal, köylü, sert) diye tasnif ettiler. Kitapta 'bir' olan din, reel hayatta böyle çok farklı anlayışlarla ortaya çıkar.
Bugün İsrail ve ABD işgallerinin yarattığı "çatışma" ruhu, militan ve bağnaz anlayışları körüklüyor. "Bedevi" izler taşıyan Selefi ve Vahabi yükselişinin önemli sebeplerinden biri budur. Öyle bir ortamda ekonomi, eğitim, bilim, özgürlük gibi İslamın yüz akı olacak atılımlar için gereken 'iklim' oluşamıyor! Bu birinci derecede Müslümanların sorumluluğudur; İslamın geleceği de buna bağlıdır...
Batı'nın ve özellikle ABD'nin sorumluluğu ise "çatışma" psikolojisinin kaldırılmasıdır. Bunun ilk adımı, İsrail'in 1967 sınırlarına çekilmesiyle sağlanacak "iki devletli" bir barışın gerçekleştirilmesi olmalıdır.
"Medeniyetler çatışması"nın ne büyük bir bela olduğunu, bunca vahim tecrübeden sonra herkes anlamış olmalı artık.

t.akyol@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
İslam nereye?
EVVELA, Amerika'nın hataları ne olursa olsun,...
Çetin ALTAN
Vazgeçilmiş bir kertenkele yuvası
Galatasaray-Bordeaux maçı, bizim Cimbom'un go...
Melih AŞIK
Basın ve Başbakan
Terör tehlikeli tırmanışını sürdürüyor... Kan...
Fikret BİLA
Org. Büyükanıt: PKK Koordinatörü çirkin bir isim
ABD'nin, PKK ile mücadele için görevlendirdiğ...
Hasan CEMAL
At izi it izi!
Demokratik Türkiye Partisi DTP, PKK'ya ateşke...
Güneri CIVAOĞLU
Olimpiyat'ta cinnet
Olimpiyat Stadı'nda bir "çılgınlık" anına tan...
Can Dündar
Katilimiz fakirlik mi?
Hamit Köse'nin oğlu 1995'te şehit düşmüş, El...
Hurşit GÜNEŞ
Mayısta kriz mi oldu?
Birkaç gün önce büyük bir Fransız bankasının ...
Doğan HEPER
AKP'nin sevabı ve günahları
BU yıl ikinci çeyrekte büyüme sürpriz yaptı. ...
Semih İDİZ
AB'de bazılarını 'Türkiye'yi kaybetme' korkusu sardı
Nisan 2007'de yapılacak cumhurbaşkanlığı seçi...
Sami KOHEN
İran "bölgesel güç" olma çabasında
"IRAK halkının oylarıyla kurulan Irak hükümet...
Hasan PULUR
Sanki herkes kör, âlem sersem!
BU işte bir iş var!
Derya SAZAK
Artık yeter
Demokratik Toplum Partisi'nin (DTP) PKK'dan s...
Meral TAMER
Berlusconi'den İstanbul'a çevre ofisi
Dün gazetede bir konuğum vardı: Merkezi Macar...
Osman ULAGAY
Marx'ın rüyasına doğru
Karl Marx bugün dünyaya dönebilseydi, yaşanma...
Güngör URAS
Faiz arttıkça ülke 'güllük gülistanlık' oluyor
Batı ülkelerinde merkez bankaları faizi artır...
Serpil YILMAZ
Dubai ile "büyük buluşma"
Türkiye'de ilk kez düzenlenen, Birleşik Arap ...
M. Ali BİRAND
PKK ateş kesmezse...
DTP, ilk defa PKK'ya bir çağırıda bulundu ve ...

© 2006 Milliyet