Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 14 Eylül 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Otomobil    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Olimpiyat'ta cinnet


Olimpiyat Stadı'nda bir "çılgınlık" anına tanık oldum. Otoparkta 1 buçuk saattir trafik kilitlenmişti. Kuyruklar kıpırdamıyordu. Yandaki kuyruktan bir araç sola manevra yaptı.
Kendi kulvarından başını çıkardı, gazı kökleyerek iki önümüzdeki araca yandan "gümm" diye geçirdi.
Müthiş bir gürültü... Çarpışan araçların metal fırtınası... kırılan ve dökülen camlar... Her iki araçta da kadınlar ve çocuklar var.
Bu bir kaza değil. Kasıtlı bir vuruş da olamaz. Her iki araçta birbirini tanıyan yok.
Çarpan aracın da, çarpılan aracın da direksiyonlarında düzgün adamlar...
Olsa olsa saatlerdir süren trafik rezaletinde yaşanmış bir "cinnet..."
Polisler geldiler. Yapacak bir şey yoktu. Sanıyorum, sakinleştirmeye çalıştılar.
............................
Bu benim tanık olduğum bir olay.
Kim bilir daha ne "çıldırtıcı" durumlar oldu.
Böylesine "kötü" organizasyon için ayrıca "beceriksizlik" ve "işkence" mastırı yapmış olmak gerek.
Sıcaktan, terörden, yangından, selden "cinnet" geçirenleri gördüm ama futbol maçı çıkışında otoparkta kilitlenmekten "sinir krizine" ilk kez tanık oluyorum.
.............................
Önce... Olimpiyat Stadı'na gidiş, ilk işkenceydi.
Saatler sürdü. 18.30'da yola çıkıp, saat 22.30'da maçın ikinci yarısına ancak yetişen bir arkadaşım yanıma oturduğunda, fünyesi çekilmiş bomba gibiydi.
Sonraları daha kötüsünü de gördüm. Kimileri maç bittikten sonra stada gelebildiler.
Geri dönüş mümkün olmadığı için lanet okuya okuya yola devam etmişler.
............................
Hani o 45 dakikada gelip, 45 dakikada gideceksiniz güvenceleri nerede?
Doğrusu ben o güvenceye daha çok Milan-Liverpool arasında oynanan Avrupa Şampiyonlar Ligi Final deneyimim nedeniyle "olumsuz" bakmadım.
O gece bütün yollara işaret levhaları konulmuştu. 100 metrede bir görevli vardı. Sorularımıza bilinçli cevaplar alıyorduk. Polisler, neden orada olduklarını, ne yapacaklarını ve hangi biletlere hangi yolların tahsis edildiğini biliyorlardı.
Elbette Olimpiyat Stadı'na gidiş kolay değil ama bu organizasyon, Avrupalı kafasıyla düzenlenmesi nedeniyle işkenceye dönüşmedi.
Galatasaray-Bordeaux maçında ise, bunların hiçbiri yoktu. Ne işaret levhaları, ne yönlendirici görevliler, ne görevli polisin bilgilendirilmesi, ne yol planlaması... Bir kavşak; "Olimpiyat Stadı Güney-Batı" ve "Olimpiyat Stadı Kuzey-Doğu..." Hangisine sapacaksınız? Bizim tribün hangi yönde? Tesadüfe bırakıp girdik birine...
Geçerli olan tek düzen, "düzensizlik"ti. Hatta "keşmekeş"ti. "Rezalet"ti.
Bazen uzun süre trafik kımıldamıyordu. Nedenini sonra öğrendik. Zaten çok az olan yollardan ikisini "VIP"e ayırmışlar. VIP araçları gelecek diye diğer yollarla kesişme nedeniyle hepsini kapatmışlar.
Kendilerine göre bir sürü mazeret sunmuşlar. Hepsi "laf..."
Sadece böyle büyük organizasyonlara kafaları basmıyor. Görgüleri yetersiz.
Bir örnek vereyim...
O keşmekeşin içine binlerce kamyonun da katılmasına ne buyrulur?
Hadi soğutma düzenekli "TIR"lar bekletilirse taşıdıkları ürün zarar görebilirmiş gerekçesine kulak verelim... Zaten o "TIR"lar TEM anayolunda taşıma yapıyor.
Olimpiyat Stadı ara yollarında soğutmalı TIR yok ki...
Binlerce inşaat kamyonu, ticari kamyon, zaten çift sıralı park etmiş araçlarla daha da daralan yolları tıkıyor.
Bu kamyonlara, o yollarda saat 00.00'a kadar trafiğe çıkma yasağı neden uygulanmadı?
Olimpiyat Stadı'ndan dönüş de, yaşayana cinnet geçirten bir başka çileydi.
...........................
Bu kez 75 bin kişi geldi ama gelecek maçta 10 bin kişinin geleceğinden kaygı duyarım.
UEFA'nın da ciddi bir ceza keseceği kuşkusu yaygın.
Bunca eziyetten sonra, bari sahada doğru dürüst bir futbol görebilseydik.
Aslanlara gene de başarılar.

g.civaoglu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
İslam nereye?
EVVELA, Amerika'nın hataları ne olursa olsun,...
Çetin ALTAN
Vazgeçilmiş bir kertenkele yuvası
Galatasaray-Bordeaux maçı, bizim Cimbom'un go...
Melih AŞIK
Basın ve Başbakan
Terör tehlikeli tırmanışını sürdürüyor... Kan...
Fikret BİLA
Org. Büyükanıt: PKK Koordinatörü çirkin bir isim
ABD'nin, PKK ile mücadele için görevlendirdiğ...
Hasan CEMAL
At izi it izi!
Demokratik Türkiye Partisi DTP, PKK'ya ateşke...
Güneri CIVAOĞLU
Olimpiyat'ta cinnet
Olimpiyat Stadı'nda bir "çılgınlık" anına tan...
Can Dündar
Katilimiz fakirlik mi?
Hamit Köse'nin oğlu 1995'te şehit düşmüş, El...
Hurşit GÜNEŞ
Mayısta kriz mi oldu?
Birkaç gün önce büyük bir Fransız bankasının ...
Doğan HEPER
AKP'nin sevabı ve günahları
BU yıl ikinci çeyrekte büyüme sürpriz yaptı. ...
Semih İDİZ
AB'de bazılarını 'Türkiye'yi kaybetme' korkusu sardı
Nisan 2007'de yapılacak cumhurbaşkanlığı seçi...
Sami KOHEN
İran "bölgesel güç" olma çabasında
"IRAK halkının oylarıyla kurulan Irak hükümet...
Hasan PULUR
Sanki herkes kör, âlem sersem!
BU işte bir iş var!
Derya SAZAK
Artık yeter
Demokratik Toplum Partisi'nin (DTP) PKK'dan s...
Meral TAMER
Berlusconi'den İstanbul'a çevre ofisi
Dün gazetede bir konuğum vardı: Merkezi Macar...
Osman ULAGAY
Marx'ın rüyasına doğru
Karl Marx bugün dünyaya dönebilseydi, yaşanma...
Güngör URAS
Faiz arttıkça ülke 'güllük gülistanlık' oluyor
Batı ülkelerinde merkez bankaları faizi artır...
Serpil YILMAZ
Dubai ile "büyük buluşma"
Türkiye'de ilk kez düzenlenen, Birleşik Arap ...
M. Ali BİRAND
PKK ateş kesmezse...
DTP, ilk defa PKK'ya bir çağırıda bulundu ve ...

© 2006 Milliyet