Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 16 Eylül 2006 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Otomobil    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Geldim aldım, ama CENAZELERİNİ...

Diyarbakır'daki patlamada, Nazlıcan, Nazar ve Abdullah'ı teröre kurban veren baba Mehmet Çetinkaya, "Nazlıcan 'Baba gel al bizi' demişti, geldim, aldım ama cenazelerini" diye ağlıyor

Ümran Avcı - Diyarbakır

Diyarbakır'ın Başdeğirmen köyünde doğdular. Nazlıcan 4, Nazar 2 yaşındaydı, Abdullah'sa 6 aylık. Babası Şemdinli'de askerlik yaparken Ahmet Kaya'nın "Nazlıcan" şarkısını dinler, çocuğu olunca adını Nazlıcan koymayı düşlerdi. İlk çocuğu kız olunca bu hayalini gerçekleştirdi. İkinci çocukları da kız oldu. Abdullah da 6 ay önce dünyaya gelince, bir aş derdi kaldı, bir de iş...
Abdullah bir aylıkken hastalıkla boğuşmaya başladı, sancılar içindeydi. Baba Mehmet Çetinkaya, doktor peşinde gezmekten aylarca çalışamadı. 20 gün önce bir haber geldi. Ayda 500 YTL'ye Çanakkale'de iş buldu.

Gurbete gitti
Kocası gurbete gidince Abdullah'ın tedavisi anne Maide'ye kaldı. Köydeki kız kardeşi Emine'yi de alıp geçen salı günü Diyarbakır'daki ablaları Faide Demir'e gitti. Çarşamba günü Abdullah'ı doktora götüreceklerdi. Gittikleri gün üç kız kardeş, 8 çocukla parkta gezmek istedi. Patlayan bomba iki aileyi yaktı. Faide Demir ve dört çocuğu öldü. Maide Çetinkaya'nın bir ayağı kesildi; üç çocuğu Nazlıcan, Nazar ve Abdullah'ın ise nefesi...
Kötü haber çabuk ulaştı gurbetteki babaya. Önce çocuklarını toprağa verdi, sonra da hastanedeki karısına koştu. Baba Mehmet Çetinkaya anlatıyor:
"Gözü önünde parçalanmış yavrular. Karım, 'Abdullah'ı iyileştirmeye geldim, hepsini kaybettim' diye ağlıyor."
Bütün çocuklarını çok sevdiğini, ama Nazlıcan'ın yerinin apayrı olduğunu söyleyen Çetinkaya, "Telefonda 'Baba gel sen al bizi' demişti. Geldim aldım, ama cenazelerini" dedi.

Nazlıcan'ın yeri ayrıydı
Türküden esinlenerek adını verdiği Nazlıcan'ın sonu da Ahmet Kaya'nın şarkısındaki gibi oldu. Serin yayla çiçeği Nazlıcan, bir narin kelebek gibi tükendi. Ve baba yine aynı türküyü söyledi:
"Nazlıcan serin yayla çiçeği, göğsümde bir sevda kelebeği... Nazlıcan, sen de gider miydin böyle yıldızlar ülkesine?"





GÜNCEL
Geldim aldım, ama CENAZELERİNİ...
Bir uzman çavuş ve bir korucu şehit
Polis ve asker bize baskı yaptı
PKK'yı işaret etti
Camide lince ilk tutuklama
Fashion TV'nin yeni patronu Sabancı oldu
'Taşınırken patladı'






Melih AŞIK
Samsun'dan mesaj
Hastanelerde hemşire açığımızın hangi vahim b...
Can Dündar
İki Mizgin
Mizgin Özbek 9 yaşındaydı. Batman'ın Balbaşı...
Hasan PULUR
Papa, Hoca ve Müftü...
"NE var buna kızacak, ya da şaşıracak?" diye ...
Çetin ALTAN
Gelmiş geçmiş Başbakan demeçlerinin matrak bir CD'si yapılsa
Son hızla kör bir hatta girmiş bir tren katar...

© 2006 Milliyet