|
 |
|
|
Adam gibi adam
2000 yılının Mayıs ayında babamla birlikte Kopenhag'da Galatasaray ile Arsenal arasındaki UEFA Kupası finalindeyiz. Protokol tribününde ilk sırada oturuyoruz. Önümüzde de yüzlerce İngiliz holigan. Türk olduğumuzu anlayınca bizi taciz etmeye başlıyorlar. Babam, o zamanlar 76 yaşında, olay çıkmaması için elimden gelen gayreti gösteriyorum. Devrenin bitmesine bir dakika kala holiganlardan biri geriye dönüp, babama doğru bir hareket yapınca ortalık biraz karışıyor ve ilk devre bitiyor.
Devre arasında, salonda, yanımıza uzun boylu bir genç gelip olayın ne olduğunu soruyor. Anlatıyoruz. Bize "Siz merak etmeyin, biz onlara gereken cevabı veririz" diyor.
İkinci devre sakin bir şekilde geçiyor. İngiliz holiganlar bu genç arkadaşımız ve yanındaki bir iki kişinin müdahaleleriyle susuyorlar.
2004 senesinde bir gün telefonum çalıyor. Telefondaki kişi bana "Ağabey sen Galatasaraylısın. Ama biz seni çok seviyoruz. Özel uçakla Lyon Fenerbahçe maçına gidiyoruz. Sen de davetlimizsin" diyor. Bir jest yapmak için lacivert ceketimin içine sarı balıkçı yaka bir kazak alıyorum. Ancak son anda çıkan bir aksilik nedeniyle onlarla Lyon'a gidemiyorum.
Aynı sene bir araya geldiğimizde, kendisine artık engelli sporuna destek olma zamanının geldiğini söylüyorum. Hiç düşünmeden Anadolu Yakası Özürlüler Spor Kulübü'nün ana sponsoru oluyor. Ve bu kulübümüz kapanmaktan kurtuluyor. Bu yıl da bir başka birinci lig kulübüne yine sponsorluk yapmak istiyor, ancak geç kalmamız dolayısıyla bu gerçekleşmiyor.
Şimdilerde kendisiyle, İstanbul Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü ile yapacağımızı umduğumuz bir protokolle, engelliler için çok amaçlı bir spor salonunu birlikte yapma çabası veriyoruz. 2000 yılının Mayıs ayında tesadüfen başlayan bir tanışıklık, bugün bir dostluğa dönüşmüş durumda. Ülkemizdeki birçok spor kulüp idarecisinin efendiliği, dürüstlüğü, dengeli, rakiplerine saygılı, davranışları ile örnek alabileceği bu genç adamın herhalde kim olduğunu tahmin etmişsinizdir : SADETTİN SARAN.
ykoca@milliyet.com.tr
|
|
|

|