|
Papa, Hoca ve Müftü...
"NE var buna kızacak, ya da şaşıracak?" diye yazıya başlamak kolayına kaçmaktır.
"Gördünüz işte, Papa da bizleri istemiyor, Bizans'ın eski bir imparatorunu kaynak göstererek, İslamın şiddet içerdiği imasında bulunuyor" deyip sorsak:
"Ya ne bekliyordunuz, ne var buna kızacak, ya da şaşıracak?" Olmaz mı?
Olur ama kolay olur...
* * *
ÖNEMLİ olan, Müslümanlara bu gözle bakan bir Papa'nın olduğu dünyada hâlâ "medeniyetler arası uyuşum"dan söz etmek, bunun yanlış olduğu bilincine varmaktır.
Ama nerdeeee?
Bir memlekette devlet kanser hastalarının ilacını keserse, parasını ödemezse, o memlekette bu bilince varılır mı?
Ya "mütefekkirlik"leri kendilerinden menkul, bazı sözde "düşünürler"in, "Bugün bilgi çok kolay ve ucuz ulaşılabilir hale geldi; tıpkı modern kadın gibi..." herzeler döktürenlerin yaşadığı bu memlekette, hangi bilinçle bu çelişki fark edilebilir ki?
* * *
BİR cinayet; camide adam öldürüyorlar, öldüreni de öldürüyorlar, Başbakan hemen eğilimini belli ediyor:
"Linç edildiği ne malum?"
"Öldürülen hoca efendi iki fakülte mezunuydu, hiç bunun üzerinde durmadılar, başsağlığı bile dilemediler."
Öldürülen, değil iki fakülte mezunu, kara cahil bile olsa üzülmemek, başsağlığı dilememek mümkün mü?
Peki hocanın katilini kim, nasıl öldürdü?
Bu sorulmasın mı?
* * *
GEÇENLERDE bir din adamı daha kaybettik, hem de yurtdışında.
İskeçe Müftüsü Mehmet Emin Aga...
Görevine seçimle geldi, müftü seçildi, Yunanlılar seçimi tanımadı, yerine başka bir müftü atadılar. Mehmet Emin Aga direndi, saldırdılar, 15 yerinden şişlediler, 6 ay hapis yattı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne gitti, Yunanistan'ı mahkûm ettirdi.
Mehmet Emin Aga, hayatı boyunca Batı Trakya'da yaşayan Türklerin ve Müslümanların kişiliklerini kaybetmemesi için uğraştı. Odasındaki Türk bayrağı, Atatürk resmi, kitaplığındaki Atatürk'ün Nutku ve Hazreti Muhammed'in hayatı onun çizgisini özetlerdi.
Aga'nın cenazesine Türkiye'den giderek katılan Samsun CHP Milletvekili Prof. Haluk Koç, mezarına Samsun'dan götürdüğü bir avuç toprağı koydu...
* * *
MEHMET Emin Aga, Yunanlılarla ne zaman bir iş ilişkisi olsa hep sorarlardı:
"Bu kadar yıl burada yaşarsın, hâlâ Yunanca öğrenmedin mi?"
Onun da cevabı hiç değişmezdi:
"Buralarda bu kadar kalacağınızı, ne bileyim ben!"
Mehmet Emin Aga da bir din adamıydı, müftü idi.
h.pulur@milliyet.com.tr
|
|