Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 16 Eylül 2006 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Otomobil    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
TÜBİTAK ve Milliyet'in TV reklamı

Bir öğretim üyesi: "Madem ki reklamlarda 'Yalnız değilsiniz' diyorsunuz, bilim adamlarının TÜBİTAK'tan neden destek alamadığını da araştırıp yazın"


Siz de "Yolsuzluk, çocuklarımızın geleceğinden çalmaktır" diyorsanız, bilin ki yalnız değilsiniz, Milliyet var!
Gazetemizin TV reklamlarına bu mesajla çıktığımdan beri, okurlarımızın ilginç talepleriyle karşılaşıyorum. Örneğin evine hırsız giren bir hanım okurum, reklamlardaki mesajımı hatırlatarak, değerli eşyalarını çalan hırsızın bulunması için uğraşmamı istiyor. Ya da değişik şirketlerdeki yöneticilerin yolsuzluk yaptığına dair, mesai arkadaşlarından ihbar telefonları geliyor.
Adının açıklanmasını istemeyen bir öğretim üyesi ise gönderdiği uzun e - postada, geçen hafta katıldığım AB çerçeve programlarıyla ilgili TÜBİTAK toplantısına atıfta bulunarak (o da aynı toplantıdaymış) diyor ki:
"Bizler medyada ne kadar az proje ürettiğimiz, bilimde geri olduğumuz haberleriyle yer alıyoruz, ama hiçbir basın kuruluşu bunun sebepleriyle ilgilenmiyor. Eğer Milliyet, reklamlarda söylediğiniz gibi bizi yalnız bırakmayacaksa, bu konuyla da ilgilensin!"

Her aşamada engel
Üzerinde 1.5 yıl uğraştığı ve Türkiye için çok yararlı olduğuna inandığı bir projesi TÜBİTAK'tan geri dönen öğretim üyesi, her aşamada karşılaştığı değişik engellerden yılmış. Bunu TÜBİTAK'a proje hazırlayan arkadaşlarıyla paylaştığında, çoğunun kendisi gibi yılgın ve yorgun olduğunu görmüş.
Benden isteği, değişik üniversiteleri dolaşarak araştırma projesi hazırlayan öğretim üyelerinin dertlerini dinlemem ve sorunlarını bu köşeden yansıtmam.
Okurumun uzun e - postasından kısa alıntılar yapmak istiyorum:
  • "Öğretim üyeliği zaten para için yapılacak bir meslek değildir. 30 sene okursunuz, gece gündüz ders çalışırsınız. Yard. Doç. olup 1 milyarın biraz üzerinde maaş alırsınız. Çalışmalarınız için, verilen bu maaştan para harcayarak mesleğinizi yapmaya çalışırsınız. Manevi tatmin de olmadıktan sonra bu mesleği yürütmenin anlamı yoktur.


  • Teçhizatsız bilim
  • TÜBİTAK artık verilen desteklerde "teçhizat ve makine almayacağı" şartını da getirdi. O kadar çok "bilim adamı (!)" TÜBİTAK projelerinden teçhizat ve makine adı altında kendisine bilgisayar, kamera vs aldırdı ki, TÜBİTAK da sonunda bunları engellemek için kısıtlayıcı kurallar koyduğunu söylüyor.

  • O zaman, teçhizat ve makineye gerçekten ihtiyacı olan araştırmacılar da harcanmış oluyor. Ama öte yandan hak etmediği bir şeyi proje bahanesiyle TÜBİTAK'a aldırmayı kafasına koymuş öğretim üyesi, yine bir yolunu bulup telif vs yapıyor; ya da proforma fatura aldığı kuruluştan, fatura miktarını yüksek göstererek artan parayla kendisine bir şeyler alıyor!

    Bilimde kısır döngü
  • Bu şartlarda kısır bir döngüdür bilim! Kaynakları açılınca, bir sürü insan işe yaramaz projeler için cebine milyarlar alıyor. Bunun üzerine kaynaklara kısıtlar konuyor ve bizler proje yapamıyoruz.
  • O toplantıda da açıkça gördüğümüz gibi Türkiye, AB'ye bilim için yaptığı yatırımın çok çok azını geri alabiliyor. O zaman yasak savıcı toplantılar değil, herkesin sorununu içtenlikle anlatabildiği ve gerçekten sorunu çözmeye yönelik toplantılar yapılmalı."


  • mtamer@milliyet.com.tr








    Taha AKYOL
    Papa, İslam ve akıl
    HERHANGİ bir kimse, sıradan bir insan, bir ak...
    Çetin ALTAN
    Gelmiş geçmiş Başbakan demeçlerinin matrak bir CD'si yapılsa
    Son hızla kör bir hatta girmiş bir tren katar...
    Melih AŞIK
    Samsun'dan mesaj
    Hastanelerde hemşire açığımızın hangi vahim b...
    Fikret BİLA
    Papa yangına körükle gidiyor
    Papa 16. Benedictus'un, İslam dini ve Hz. Muh...
    Hasan CEMAL
    Tankla Çarşamba'ya girmek!
    Fatih'in Çarşamba semtinden yayılan görüntüle...
    Güneri CIVAOĞLU
    Üçü bir arada...
    Bir Papa kuyuya taş attı... Bin akıllı çıkara...
    Can Dündar
    İki Mizgin
    Mizgin Özbek 9 yaşındaydı. Batman'ın Balbaşı...
    Semih İDİZ
    Papa 'kılıcın' Hıristiyanlıktaki yerini unutmuşa benziyor
    Karikatür krizi hafızalardaki tazeliğini koru...
    Sami KOHEN
    Bu kez de Papa krizi...
    Bir bu eksikti...
    Hasan PULUR
    Papa, Hoca ve Müftü...
    "NE var buna kızacak, ya da şaşıracak?" diye ...
    Erdoğan SAĞLAM
    Belediyeler gelir olsun diye emlak vergisine yüklendi
    Belediyelerin en önemli gelir kaynağını emlak...
    Derya SAZAK
    Yeni Haçlılar
    Huntington'un 'medeniyetler çatışması' tezini...
    Meral TAMER
    TÜBİTAK ve Milliyet'in TV reklamı
    Siz de "Yolsuzluk, çocuklarımızın geleceğinde...
    Tamer HEPER
    Bunu güçlü devlet önler
    Lanet olası bir sürü saçma sapan âdetten kurt...
    Yaman TÖRÜNER
    Makyavel olsa ne yapardı? (II)
    Önceki yazımda, Stanley Bing'in "What would M...
    Osman ULAGAY
    İki yıldız, altı senaryo
    Davos, Avrupa'nın göbeğinde, İsviçre'de bir d...
    Güngör URAS
    Belediyeler gelir peşinde 'emlak vergisi'ni artıracak
    Milliyet'in Ekonomi sayfasında dün Erdoğan Sa...
    M. Ali BİRAND
    Papa'nın talihsiz konuşması...
    Papa, kasım ayında Türkiye'ye gelecek.

    © 2006 Milliyet