Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 18 Eylül 2006 / Pazartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Otomobil    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Rezaletin daniskası

Görüş / Bülent Buda

Futbol oyununun bu denli çirkinleştiğine tanık olmanız için cumartesi akşamı Atatürk Stadı tribünlerine nasılsa gelmiş bir avuç zavallı, acınacak Altaylı olmanız gerekir. Bu insanların böylesine bir rezaleti seyretmek zorunda kalması bir tür futbol işkencesi, insanlık adına da acımasızlıktır! Oyunun başında konuk takımdan gelen ilk ucuz golde Ali Uyanık'ın ceza alanı dışında ne aradığını yorumlayabilmek olanaksız. Sonra biraz hareketlenme ile Erol Kapusuz'un iki güzel golü var.
Konuk takım Gaziantep Belediye sallanıyor, bir şey oynamıyor. Altay kalesine gelemiyor. Altaylı futbolcular yüklenseler, saldırsalar 5 olacak. Tersine vites küçültüyorlar, idare ediyorlar. İkinci yarıda bir ucuz gol de Yasin'den geliyor, fark ikiye çıkıyor. Eh artık bu fark da açılır diyenler ağır basıyor. Tribünler açılıyor, kendine geliyor, coşuyor.

Yanlışlarla donatılamaz
...Ve futbolda ender tanık olacağımız görüntüler Altaylı futbolcuların ayaklarından sergileniyor. Ne sergilemesi, açıkça, göstere göstere duruyorlar, koşamıyorlar, ayaklarına prangalar takılı sanki. Ve konuk takım, duranların karşısında koşarak eşitliğe ulaşıyor... Ve de ardından tam dört net gol kaçırıyorlar. Hele birini Sancak çizgiden çıkarıyor. Bir taraftar haykırıyor, "Altay forması bu kadar ucuzladı mı?" Daha neler, bu köşenin alamayacağı yakınmalar... Erol dışında kalanların bir bir döküldüğü, savrulduğu, zavallılaştığı hüzünlü dakikalar. Futbolda çok şey olur ama bu kadarı da olamaz. Bu fantastik oyun, bu denli çirkinleştirilemez. Bu denli hatalarla, yanlışlarla donatılamaz.

O da tükenişe geçtiyse...
Öyle değil mi Ümit Hocam? İyimserliğin de bir ölçüsü var. Romantik iyimserliğinle insanların dayanma gücünü zorluyorsun. Ne olursun, lütfen farkında ol artık ya da kendine ait ne gerekiyorsa onu yap! Belki de senin vereceğin karar da yetersiz kalacak. Bu aşamada artık yönetimin de kendini gözden geçirmesi sanki gerekli. Bu takımda bir şeyler var. Bu takımın en güçlü adamı Metin Depe bile en yakın, önünde duran topa ayak uzatamıyor! O da tükenişe geçtiyse sorunun boyutları bir hayli büyümüş demektir.

egespor@milliyet.com.tr








EGE
Güzel günler göreceğiz, güneşli güzel günler
Rezaletin daniskası
Emeklilik hakkında her şey
Otobüslerin egzozu fabrika bacası gibi
Bu kumaşlar konuşursa şaşırmayın!





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Çağlayan Bilgen
Bülent Buda
Necati Çetiner
Özgür Kaynar
Reşat Yörük

© 2006 Milliyet