|
Ustaların farkı
Aslında sakatlanan kim? Iliç mi yoksa Beşiktaş mı?
25. dakika maçın bir anlamda kırılma noktasıydı. Rakibi ile çarpışıp sakatlanan Iliç, oyuna devam edemeyeceğini bildirince Gerets, Hasan Şaş'ı sürdü sahaya... Galatasaray'ın usta ayaklarına bir yenisi eklendi. Takım zenginleşti, hamle üstünlüğünü ele geçirdi.
Beşiktaş'ın maçın ilk 15 dakikasındaki baskılı, sert ve çabuk oyunu ev sahibini kaygılandıracak düzeyde göz kamaştırıcı idi. Ancak bu rüzgar çabuk dindi. Sonrasında Galatasaray'ın etkin hücum oyunu ile Beşiktaş savunması arasında karşılıklı bir vuruşma izledik. Hasan Şaş oyuna girince hem Arda, hem de kendisi Iliç'ten beklenen hücum koordinasyonunu çok güzel becerdiler. Beşiktaş'ın buna karşılık ne orta alanda, ne de savunmada direnmekten fazla birşey yapamadığını gördük.
Bir penaltı daha vardı
Cüneyt Çakır maçı başarı ve dirayetle yönetti. Avantaj kurallarına özen gösterdi. Sarı kartlardan ödün vermedi. Ne var ki, 10. dakikada Ricardinho'nun kullandığı faul atışında Inamoto'nun ceza alanında Burak'a arkadan elle yüklenmesi bir penaltı olmalıydı.
Hayır, kötü niyet ya da eyyamcılık olarak yorumlamıyoruz. Göremedi ve vermedi. Ama Baki Mercimek'in, Hakan Şükür'e yaptığı net penaltıydı. Bu penaltının öncesinde Hasan Şaş'ın topu Hakan Şükür'e ustaca ulaştırması da ayrı bir beceri örneği.
İte kaka oyun
Beşiktaş'ta Ricardinho dışında topa sahip olan, topu iyi kullanan, yaratıcı zeka ve teknikle pozisyon hazırlayan adam yoktu. Burak, Mehmet Sedef, Kleberson ve Bobo hayal kırıklığı sergilediler.
Buna karşılık Galatasaray'da savunma da, kanatlar da tıkır tıkır çalıştı. Beşiktaş'ın telaşla ite kaka oynadığı oyuna onlar sükunetle, kaliteyle karşılık verdiler.
Tigana'nın oyunun başından beri verimsiz ve etkisiz dolaşan Bobo'yu sahada tutması, tam anlamıyla bir kulübe zaafiyeti oldu. İbrahim Akın'ın oyuna girmesi, gecikmiş bir müdahale idi. Tigana'nın ikinci yarının başında Delgado'yu da oyuna sürüp kozlarını artırmasını bekleyenler yanıldılar ve uzun süre beklediler. Derbi, tek taraflı üstünlük gösterisiyle sürdü. Üstün taraf Galatasaray'dı. Hakan Şükür biraz eski günlerine dönebilse, en az iki gol atması işten bile değildi.
Altı haftada üç yenilgi... Tigana, ağzındaki kürdanı hiç kırmadan maçı bitiriyor, ama kredisi kırılmak üzere, bizden söylemesi.
agokce@milliyet.com.tr
|
|