Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 18 Eylül 2006 / Pazartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Otomobil    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Ustaların farkı


Aslında sakatlanan kim? Iliç mi yoksa Beşiktaş mı?
25. dakika maçın bir anlamda kırılma noktasıydı. Rakibi ile çarpışıp sakatlanan Iliç, oyuna devam edemeyeceğini bildirince Gerets, Hasan Şaş'ı sürdü sahaya... Galatasaray'ın usta ayaklarına bir yenisi eklendi. Takım zenginleşti, hamle üstünlüğünü ele geçirdi.
Beşiktaş'ın maçın ilk 15 dakikasındaki baskılı, sert ve çabuk oyunu ev sahibini kaygılandıracak düzeyde göz kamaştırıcı idi. Ancak bu rüzgar çabuk dindi. Sonrasında Galatasaray'ın etkin hücum oyunu ile Beşiktaş savunması arasında karşılıklı bir vuruşma izledik. Hasan Şaş oyuna girince hem Arda, hem de kendisi Iliç'ten beklenen hücum koordinasyonunu çok güzel becerdiler. Beşiktaş'ın buna karşılık ne orta alanda, ne de savunmada direnmekten fazla birşey yapamadığını gördük.

Bir penaltı daha vardı
Cüneyt Çakır maçı başarı ve dirayetle yönetti. Avantaj kurallarına özen gösterdi. Sarı kartlardan ödün vermedi. Ne var ki, 10. dakikada Ricardinho'nun kullandığı faul atışında Inamoto'nun ceza alanında Burak'a arkadan elle yüklenmesi bir penaltı olmalıydı.
Hayır, kötü niyet ya da eyyamcılık olarak yorumlamıyoruz. Göremedi ve vermedi. Ama Baki Mercimek'in, Hakan Şükür'e yaptığı net penaltıydı. Bu penaltının öncesinde Hasan Şaş'ın topu Hakan Şükür'e ustaca ulaştırması da ayrı bir beceri örneği.

İte kaka oyun
Beşiktaş'ta Ricardinho dışında topa sahip olan, topu iyi kullanan, yaratıcı zeka ve teknikle pozisyon hazırlayan adam yoktu. Burak, Mehmet Sedef, Kleberson ve Bobo hayal kırıklığı sergilediler.
Buna karşılık Galatasaray'da savunma da, kanatlar da tıkır tıkır çalıştı. Beşiktaş'ın telaşla ite kaka oynadığı oyuna onlar sükunetle, kaliteyle karşılık verdiler.
Tigana'nın oyunun başından beri verimsiz ve etkisiz dolaşan Bobo'yu sahada tutması, tam anlamıyla bir kulübe zaafiyeti oldu. İbrahim Akın'ın oyuna girmesi, gecikmiş bir müdahale idi. Tigana'nın ikinci yarının başında Delgado'yu da oyuna sürüp kozlarını artırmasını bekleyenler yanıldılar ve uzun süre beklediler. Derbi, tek taraflı üstünlük gösterisiyle sürdü. Üstün taraf Galatasaray'dı. Hakan Şükür biraz eski günlerine dönebilse, en az iki gol atması işten bile değildi.
Altı haftada üç yenilgi... Tigana, ağzındaki kürdanı hiç kırmadan maçı bitiriyor, ama kredisi kırılmak üzere, bizden söylemesi.

agokce@milliyet.com.tr




SPOR
Yeniden doğmak var ya: 1-0
Acemi fotoğrafçı: 1-1
Trabzon'un kâbusu: 1-1
Tigana'nın sitemi
Kader sınavı
Hakkı'nın isyanı
Asafa yok, Gay var!
Rize'de Susiç bereketi: 2-1
Yağmur adam Melandri
Malatya dört nala: 3-2
Kasımpaşa dolu dizgin: 3-2
Diyarbakırspor'un Mohammed'i var: 2-0
Gaziantep'ten aynı nakarat: 1-1
Martı'nın tadı yok: 2-2
Hertha zirvede
Haber turu...
Hücum edememek
Başlık bulamadım
Yalandan yazı
Biraz sabır
Ustaların farkı
Önemli faktörler
Takım oyunu
Hoşgörülü Çakır
At yarışları





 PUAN DURUMU
 FİKSTÜR



Mehmet DEMİRKOL
Hücum edememek
Zico'nun hücuma dayandırdığı oyun felsefesi F...
Mustafa DENİZLİ
Başlık bulamadım
Türkçe'de bir laf vardır, "cehennem azabı yaş...
Rıdvan DİLMEN
Yalandan yazı
Fenerbahçe takımı kötü oyununa devam ediyor. ...
Cemal ERSEN
Biraz sabır
Hüseyin'in 42. dakikada gördüğü o gereksiz sa...
Atilla GÖKÇE
Ustaların farkı
Aslında sakatlanan kim? Iliç mi yoksa Beşikta...
Bilal MEŞE
Önemli faktörler
Çakır'ın FIFA kokartına lafımız yok. Kaldı ki...
Erdoğan ŞENAY
Takım oyunu
Futbol olarak bu sezonun kalitesi en yüksek v...
Metin TOKAT
Hoşgörülü Çakır
Hafta arası Avrupa kupasında oynadıkları maçl...


© 2006 Milliyet