Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 18 Eylül 2006 / Pazartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Otomobil    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
II. Ahmet'i hatırlayan var mı?


48 milyonluk nüfus içinde, kimsenin aklına gelmeyen önemli bir sorun bulmak kolay değildir.
Akla gelen sorunları ise, genellikle ya politikacılar, ya aile yakınları, ya iş çevreleri yaratırlar...
Durup dururken onları artırmaya kalkmanın anlamı yok. Ama hiç anımsanmayan, üstelik kimsenin kafasını karıştırıp ırgalamayacak bir sorun, atılabilir ortaya...
Örneğin Padişah II. Ahmet'i niçin unuttuk?
***
Biliyorum, şimdi nice nice dost, dudağını kıvıracak:
- Çok mu önemli yani, diyecektir...
Evet, çok önemlidir yani...
Çünkü biz övünmek için gelmişizdir yeryüzüne...
Önce övüneceğiz, sonra çalışacağız, sonra da güveneceğiz...
***
Kendimizle övünme olanağı bulamadığımız zaman, kimlerle övünüyoruz?
Resmi bayram nutuklarını hiç dinlemiyor musunuz?
Atalarımızla övünüyoruz...
***
Peki Padişah II. Ahmet, bizim atamız değil mi? Şayet onu unutursak, unuttuğumuz bir atamızla nasıl övünebiliriz?
- Fatih'leeeer, Yavuz'laaaar, Kanuni'leeeer...
E sonra?
3 kişinin adını çoğullaştırıp uzatınca, atamızın sayısı da artıyor mu?
***
Lütfedin kulağınızı azıcık yaklaştırın da, bir şey fısıldayayım, aramızda kalsın:
- Biz atalarımızı da yeterince bilmiyoruz sanırım... Agoragoraya getirip, kafadan atıyoruz öyle... Yoksa Padişah II. Ahmet'i niçin unutalım?
***
Aslında bayramlarda nutuk söylerken daha çok ad sıralamak gerekir:
- I. Ahmet'leeeer, II. Ahmet'leeeer, III. Ahmet'leeeer, I. Mustafa'laaaar, II. Mustafa'laaaar, III. Mustafa'laaaar, IV. Mustafa'laaaar...
Böylece ataların da ruhu şad olmuş olur...
***
Efendim Padişah II. Ahmet, 1643 yılının şubatında doğdu. Babası Deli İbrahim'di. Anası da Hatice Muazzez Sultan. Söylentilere göre Hatice Muazzez Sultan, Lehistan kökenliymiş ve asıl adı da Eva imiş.
***
Bizim padişahlar arasında, kayınpederlerinin, hatta kayınvalidelerinin kim olduğunu bilenlerin sayısı pek azdır. Tahtlarına, karılarının sülalesini asla yaklaştırmamışlar...
***
II. Ahmet, Deli İbrahim'in birinci oğlu IV. Mehmet'le, ikinci oğlu II. Süleyman'dan sonra; 1691'de gelmiş iktidara, yani 48 yaşındayken...
***
48 yaşına kadar ne yaptığını sorarsanız; ağabeyleri padişahlık etmiş her şehzade gibi, hapis yatmıştır. Üstelik zavallının birinci ağabeyi Avcı Mehmet 40 yıl, ikinci ağabeyi de 4 yıl padişahlık ettiği için; saray kafesinde çok uzun süre kalmış bir şehzadedir...
***
40 küsur yıl, her an öldürüleceği korkusuyla kafeste yaşamış bir adamdan nasıl bir padişah çıkacağını düşünmek zor değil...
Biliyorsunuz, atalarımız güçlü insanlardı. Dayanmışlardır bu tür sıkıntılara. Tanrı hepsine gani gani rahmet eylesin...
***
Bu arada Arabacı Ali Paşa'ya da Tanrı rahmet eylesin...
Arabacı Ali Paşa, II. Ahmet'in sadrazamlarındandı. Daha önce sarayda arabacı olarak çalışmış olduğu söylenir. Yetenekli olduğu için, arabacılıktan uğraşa savaşa sadrazamlığa kadar gelmiş.
Gerçi o tarihlerde demokrasi yokmuş ama, arabacılar, hamallar, hatta cellatlar bile sadrazam olabiliyorlarmış.
***
Şimdi de yine arabacılar, hamallar, kâğıthelvacıları, tükürük köftecileri en yüksek yerlere gelebilirler. Anayasa engel değildir buna...
Demokrasi, Osmanlı usulü sadrazamlığa, yasal bir içerilik kazandırmış oluyor. Halkçılık da zaten bu demektir. Ve her türlü "izm"in karşısındadır. Bizim "izm"lere gereksinmemiz yok. Bizim atalarımız da halkçıydı; biz de halkçıyız. Bizde her dönemde hamallar da, arabacılar da, oduncular da, keresteciler de en yüksek yerlere gelme hakkına sahiptiler.
Zaten onun için demokrasiyi çok çabuk anladık ve çok kolay uyum sağladık ona.
***
Yalnız II. Ahmet, sadrazamı Arabacı Ali Paşa'dan pek hoşnut kalmadığı için, kendisini sadrazamlıktan def etmiştir. Bu tür def edilmek halkçılığa pek sığmasa da, o zamanlar öyleydi.
Ama Arabacı Ali Paşa, sadrazamlıktan düşünce, Rodos'a gidip, orada yeniden sadrazam olmak için fitne çevirmeye kalkmıştır.
II. Ahmet, Arabacı Ali Paşa'nın devlete zararlı faaliyette bulunduğu kuşkusuna düşüp, "Hikmet-i hükümet" anlayışıyla fazla bir gerekçe de göstermeden, Arabacı'yı boğdurmuştur. Tanrı taksiratını affetsin...
***
II. Ahmet, Arabacı'yı 1693'te boğdurduktan sonra, kendisi de 1695'te 52 yaşındayken ölmüştür. Kim kimi öldürürse öldürsün, sonunda mutlaka kendisi de ölür. II. Ahmet'in durumu da bunu doğrulamış oluyor.
***
II. Ahmet döneminde, nereleri kaybettiğimizi yazmak istemiyorum. Listesi uzundur.
Sakız Adası'nı da o sırada Venedikliler yürütmüştü. Neyse ki, yerine geçen yeğeni II. Mustafa zamanında yeniden aldık.
Aferin II. Mustafa'ya demeyin. Gerçi o da atalarımızdan biriydi ama, hocası Feyzullah Efendi'nin densizlikleri yüzünden; bir halk ayaklanmasıyla indirildi tahtından.
Feyzullah Efendi de şeyhülislam olmasına karşın, yine de öldürülüp, otu ocağı darma duman edildi.
***
Hem geçmişimizle övüneceğiz, hem de geçmişimizin ne olduğunu bilmeyeeğiz; çok ayıp...
II. Ahmet'i unutmayalım. Sonra tarih bizi affetmez...
***
Padişahlık yapmış kişileri unutursak; ileride, bugünkü büyüklerimizi de unuturuz. Oysa biliyorsunuz ki, çok emekleri vardır üstümüzde. Onların sayesinde bu durumlara geldik...
***
Dünü unutmazsan bugünü iyi anlarsın, bugünü iyi anlayınca da, yarınları çok daha iyi anlarsın...
Anlıyorum, anlıyorsun, anlıyor, anlıyoruz, anlıyorsunuz, anlıyorlar...
Tamam mı?
Tamam... Haydi bakalım anlamaya devam...
—————————-
Not: 26 yıl önce yazılmış bir yazı... "Kullar ve Sultanlar"dan...

c.altan@prizma.net.tr








Taha AKYOL
Etnik milliyetçi terör
DİYARBAKIR'DA Bağlar semtinde 8'i çocuk, on k...
Çetin ALTAN
II. Ahmet'i hatırlayan var mı?
48 milyonluk nüfus içinde, kimsenin aklına ge...
Yasemin CONGAR
Koordinatör...
Beyaz Saray Sözcüsü Tony Snow, geçen salı gün...
Can Dündar
Sevgili öğretmenim!
Bugün çocuklarımızı teslim ediyoruz size öğre...
Semih İDİZ
Türkiye ve ABD'den PKK'ya 'zıt' yaklaşımlar
PKK'nın kan akıtmaya devam etmesi karşısında,...
Faik ÖZTRAK
Büyüme mi rezerv mi?
Uluslararası finans kurumlarının dünya ekonom...
Hasan PULUR
Ha resmi tarih ha gayri resmi tarih...
"RESMİ tarih" denilince karşı çıkanlar vardır...
Yaman TÖRÜNER
El Kaide terörüyle ilgili yaygın mitler
Başbakanlığın, Yasin El Kadı hakkındaki Danış...
Osman ULAGAY
Türkiye'de büyüme ve kaygılar
Dünya ekonomisinde son 40 yılın en başarılı b...
Güngör URAS
Sabit kur 1 dolar = 2 YTL
Steve Hanke diyor ki: "Şu anda YTL gerçek değ...

© 2006 Milliyet