Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 18 Eylül 2006 / Pazartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Otomobil    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Türkiye ve ABD'den PKK'ya 'zıt' yaklaşımlar


PKK'nın kan akıtmaya devam etmesi karşısında, sertlik yanlılarının gözleri artan bir şekilde, "kodu mu oturtması" beklenen Genelkurmay Başkanlığı'na döndü. Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral İlker Başbuğ'dan önceki gün gelen açıklama ise bu umutları daha da beslemiştir.
Başbuğ'un açıklamasını okurken "Bu sözlerin muhatabı kim?" diye merak ettim. İlk etapta akla tabii ki PKK geliyor. Ancak mesajın farklı bir muhatabı da varmış gibi geldi bana.
Van'da iki şehit için düzenlenen cenaze töreninde konuşan Başbuğ şunları söyledi:
"Güvenlik güçlerinin mücadelesi silahlı mücadeledir ve bu kanlı terör örgütü yok edilinceye, kırsalda ve şehirlerde terörist kalmayıncaya kadar devam edecektir... Bunun dışında düşünülebilecek diğer bütün hareket tarzları, sadece bu terör örgütüne taviz vermek demektir."
Bu sözler, ABD'nin "PKK Koordinatörü", emekli General Joseph Ralston'un geçen hafta Ankara'ya yaptığı ziyaret sırasındaki sözlerini hatırlattı bana.
NTV'ye konuşan Ralston, PKK'ya karşı güç kullanımının "en son seçenek" olarak görülmesı gerektiğini söylemişti.

Ralston'a yanıt gibi
Ralston, gelen tepkiler üzerine, "Tabii koşullar gerektirirse güç de kullanılır" türünden daha sonra yaptığı "tamamlayıcı" bir açıklamayla ortamı yatıştırmaya çalıştı. Ancak, Washington'un gönlünde yatanı da dışarı vurmuş oldu.
Orgeneral Başbuğ'un, PKK'nın imhası dışında düşünülebilecek tüm diğer hareket tarzlarının, bu terör örgütüne taviz vermek anlamına geleceğine ilişkin sözleri, bu yüzden, sanki Ralston'a bir yanıt niteliğini de taşıyor.
Zira, Genelkurmay'ın, IRA ve ETA örneklerinden esinlenilerek, PKK ile diyaloğa girilmesi, dağdaki PKK'lılar için af ilan edilmesi veya PKK'nın terörü bırakarak siyasi platforma çekilmesi gibi çağrılara şiddetle karşı olduğu biliniyor.
Görevinin mahiyeti Türkiye'de hâlâ net bir şekilde anlaşılmamış olan Ralston'un NTV'deki açıklaması da, Genelkurmay'da bu konuda duyulan kuşkuları artırmıştır. Başbuğ ile Ralston'un PKK ile mücadele konusunda yansıttıkları zıt yaklaşımlar da zaten bu savı doğrular niteliktedir.

Brifingin izleri
Aslında Ralston'un söylediklerinde yeni bir şey yok. Amerikan tarafı, özellikle Kuzey Irak'taki PKK sorununun "askeri" değil, "yumuşak güç" yoluyla halledilmesini istediğini defalarca hissettirdi.
Washington ayrıca, Türkiye'nin Kuzey Irak'a girmesine "yeşil ışık yakmayacağını" resmen ve alenen duyurdu. Ralston'un söyledikleri de zaten, Ankara'ya gelmeden önce Washington'da bu konuda aldığı kesin olan brifingin izlerini taşıyor.

Görüş ayrılıkları var
Başbuğ ile Ralston'un açıklamaları, PKK terörüne karşı mücadelede "koordinasyon" işinin önce ve acilen -Ankara ile Washington arasında bir "anlayış birliğine" varılmasıyla başlaması gerektiğini ortaya koyuyor. Ancak, bunun yakın zamanda olacağına dair bir işaret yok. Zira ciddi görüş ayrılıkları sürüyor.
Ralston'un ziyareti sırasındaki sözleri ve bunun hemen arkasından Türk tarafından gelen açıklamalar bunu göstermeye yetiyor.
Hal böyle olunca, PKK konusunun Türk-Amerikan ilişkilerinde daha bir süre sorun olmaya devam edeceği anlaşılıyor.

sidiz@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Etnik milliyetçi terör
DİYARBAKIR'DA Bağlar semtinde 8'i çocuk, on k...
Çetin ALTAN
II. Ahmet'i hatırlayan var mı?
48 milyonluk nüfus içinde, kimsenin aklına ge...
Yasemin CONGAR
Koordinatör...
Beyaz Saray Sözcüsü Tony Snow, geçen salı gün...
Can Dündar
Sevgili öğretmenim!
Bugün çocuklarımızı teslim ediyoruz size öğre...
Semih İDİZ
Türkiye ve ABD'den PKK'ya 'zıt' yaklaşımlar
PKK'nın kan akıtmaya devam etmesi karşısında,...
Faik ÖZTRAK
Büyüme mi rezerv mi?
Uluslararası finans kurumlarının dünya ekonom...
Hasan PULUR
Ha resmi tarih ha gayri resmi tarih...
"RESMİ tarih" denilince karşı çıkanlar vardır...
Yaman TÖRÜNER
El Kaide terörüyle ilgili yaygın mitler
Başbakanlığın, Yasin El Kadı hakkındaki Danış...
Osman ULAGAY
Türkiye'de büyüme ve kaygılar
Dünya ekonomisinde son 40 yılın en başarılı b...
Güngör URAS
Sabit kur 1 dolar = 2 YTL
Steve Hanke diyor ki: "Şu anda YTL gerçek değ...

© 2006 Milliyet