Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 18 Eylül 2006 / Pazartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Otomobil    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Büyüme mi rezerv mi?


Uluslararası finans kurumlarının dünya ekonomisiyle ilgili sonbahar raporları da açıklanıyor. Uluslararası Finans Enstitüsü'nün (IIF) yükselen piyasalara giden özel kesim fonlarıyla ilgili raporu da yayımlandı.
Raporda 2006 yılında yükselen piyasaların cari işlemler fazlasında bir önceki yıla göre 60 milyar dolar, yıllık uluslararası rezerv artışlarında da 57.5 milyar dolar yükselme öngörülmüş. Buna karşılık aynı dönemde bu ekonomilere giden özel kesim fonlarının bir önceki yıla göre 61.7 milyar dolar azalacağı tahmin ediliyor.
Alt kalemlere baktığımızda doğrudan yatırımlarda bu yıl geçen yıla göre 16 milyar dolar, portföy yatırımlarında 2.7 milyar dolar artışa karşılık, bu ülkelere uluslararası piyasaların açtığı kredilerin 80.6 milyar dolar azalması bekleniyor.

'Türkiye yavaşlar' diyorlar
Bu gelişme küresel risk iştahındaki değişmelerden en fazla etkilenen kalemin özel krediler olduğunu ortaya koyuyor. Nitekim bu nedenle IMF tarafından yayımlanan raporlarda da Avrupa'nın yükselen piyasa ekonomilerinin özel kesim kredilerine aşırı yaslanmaları önemli bir risk olarak görülüyor.
Raporların hepsinde Türkiye'de büyümenin yavaşlayacağının altı çiziliyor.
IIF raporunda Türkiye'nin ödemeler dengesinin bazı finansman kalemlerine ilişkin tahminler de var. Yıl sonunda doğrudan yabancı sermaye girişinin 22 milyar dolar olması bekleniyor.
Portföy yatırımlarında 1 milyar dolar net çıkış olacağı tahmin edilmiş. Geçen yıl 16.0 milyar dolar olan bankalar dışındaki özel kesimden kredi kullanımının bu yıl 1.5 milyar dolara, yabancı bankalardan kredi kullanımının da 10.5 milyar dolardan 9.5 milyar dolara gerileyeceği tahmin ediliyor.
Borç yaratmayan fonlar için IIF tahminlerini kullanalım. Yıl sonu kredi kalemini geçen yıl sonu rakamından yukarıda söylenen 15.5 milyar dolar azalışı düşerek yazalım. Diğer kalemler ile cari açığın temmuzdaki yıllık seviyelerinin yıl sonuna kadar değişmeyeceğini varsayalım.

Rezervde azalma riski
Bu finansman tahminleri, 2006 sonunda Türkiye'nin cari açığı ve borçlanması artarken rezervlerinin azalma riski olduğunu gösteriyor. Oysa yüksek rezerv uluslararası finans camiasının gözünde küresel dalgalanmalara karşı sigorta.
Mevcut küresel koşullarda rezervleri artırmak için ikinci yarıda cari açığı azaltmak gerekiyor. Bunun için de ekonominin hızla daralması lazım. Uluslararası kuruluşlar da bunu bekliyor. Aksi halde, Türkiye küresel piyasaların zayıf karnı olacak.
Ancak önümüzdeki yıl seçim yılı. Hükümet de büyümeden vazgeçmek istemiyor. Durumu zor. Cari açık artmaya devam ederse uluslararası piyasaları, büyüme düşerse seçmeni karşısına alacak.


foztrak@yahoo.com








Taha AKYOL
Etnik milliyetçi terör
DİYARBAKIR'DA Bağlar semtinde 8'i çocuk, on k...
Çetin ALTAN
II. Ahmet'i hatırlayan var mı?
48 milyonluk nüfus içinde, kimsenin aklına ge...
Yasemin CONGAR
Koordinatör...
Beyaz Saray Sözcüsü Tony Snow, geçen salı gün...
Can Dündar
Sevgili öğretmenim!
Bugün çocuklarımızı teslim ediyoruz size öğre...
Semih İDİZ
Türkiye ve ABD'den PKK'ya 'zıt' yaklaşımlar
PKK'nın kan akıtmaya devam etmesi karşısında,...
Faik ÖZTRAK
Büyüme mi rezerv mi?
Uluslararası finans kurumlarının dünya ekonom...
Hasan PULUR
Ha resmi tarih ha gayri resmi tarih...
"RESMİ tarih" denilince karşı çıkanlar vardır...
Yaman TÖRÜNER
El Kaide terörüyle ilgili yaygın mitler
Başbakanlığın, Yasin El Kadı hakkındaki Danış...
Osman ULAGAY
Türkiye'de büyüme ve kaygılar
Dünya ekonomisinde son 40 yılın en başarılı b...
Güngör URAS
Sabit kur 1 dolar = 2 YTL
Steve Hanke diyor ki: "Şu anda YTL gerçek değ...

© 2006 Milliyet