Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 18 Eylül 2006 / Pazartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Otomobil    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Türkiye'de büyüme ve kaygılar


Dünya ekonomisinde son 40 yılın en başarılı büyüme performansı sergilenmekte. Dört yıldır sürmekte olan yüksek büyümenin gelecek yıl da sürmesi bekleniyor. Buna karşılık, halen yıllık toplantılarını yapmakta olan IMF'nin de aralarında bulunduğu ciddi değerlendirme odaklarının olası riskleri vurgulayan değerlendirmeler yaptığını ve bazı kaygıları öne çıkardığını dünkü yazımda belirtmiştim.
Türkiye ekonomisi de, dünya ekonomisindeki gelişmeye paralel olarak, 2002'den bu yana hızlı büyüme sürecine girmiş bulunuyor. Ancak Türkiye'nin büyümesini kaygıyla izleyen ve olası riskleri öne çıkaranlar da var.
IMF yetkililerinin son dönemde yaptığı kimi açıklamalarda da, Türkiye'nin bundan sonra yaşanabilecek bir dalgalanmadan en olumsuz etkilenebilecek ülkelerden biri olduğu belirtildi.

Kaygıya gerek var mı?
Hükümet cephesinden gelen açıklamalarda ise olası risklerin dikkate değer olmadığı, her şeyin yolunda gittiği, büyüme performansının aksamadan süreceği vurgulanıyor.
Hükümetin savunduğu çizgiyi genel olarak destekleyen ekonomistler de var. Onlara göre, Türkiye ekonomisinin hızlı büyüme sürecine girmiş olmasının başlıca nedeni, Türk sanayinin ve genel olarak ekonominin bir dönüşüm yaşamakta olması. Bu dönüşüm, Türk firmalarının hızlı verimlilik artışları gerçekleştirerek küresel rekabete ayak uydurmalarını sağlıyor ve Türkiye, ihracatı özendirmeyen döviz kuruna karşın, ihracatını artırmaya ve ekonomisini büyütmeye devam ediyor.
Bu tezi savunanlar, dış açığın büyümesini, ekonominin büyük ölçüde dış finansmana bağımlı hale gelmiş olmasını ve yeni dış şokların olası darbelerini önemsemeye gerek olmadığını düşünüyor. Böyle düşününce kaygılanmaya da gerek kalmıyor.
Türkiye'nin mayıs-haziran döneminde yaşanan dış kaynaklı dalgalanmayı sonuçta yalnızca yükselen faiz faturasıyla atlatmış görünmesi de bu görüşü savunanlara ve hükümet yetkililerine destek sağlıyor. Bu tür dalgalanmaların sınırlı hasarla atlatılmış olmasının, aslında ekonominin dış şoklara karşı ne kadar dayanıklı hale geldiğinin kanıtı olduğu ileri sürülüyor.

Sürdürülebilir mi?
Dünya ekonomisindeki ve piyasalarındaki risklerin ve belirsizliklerin sürdüğü bir ortamda Türkiye için yazılan bu iyimser senaryonun hangi noktaya kadar geçerli olacağını kestirmek zor. Ne zaman olacağını belirtmeden "Dolar ve enflasyon patlar, özel sektör borç çıkmazına girer, ekonomi hızla daralır" diye felaket tellallığı yapmanın da fazla anlamı yok.
Ancak Türkiye ekonomisinin son yıllardaki büyüme performansını yaratan şartların bu performansın sürmesini sağlayıp sağlayamayacağını artık ciddi biçimde tartışmaya başlamamız gerekiyor.
Ben, Türk sanayinin bazı sektörlerinde ve firmalarında yaşanmakta olan dönüşümün, sanayimizin küresel rekabet ortamında sıçrama yapmasına, hatta ayakta kalmasına yetmeyeceğini düşünenlerdenim. Büyük ölçüde dış kaynağa dayanan büyüme sürecinin sürdürülebilirliği konusunda da ciddi kaygılarım var. Bunun nedenlerine başka bir yazıda değineceğim.

oulagay@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Etnik milliyetçi terör
DİYARBAKIR'DA Bağlar semtinde 8'i çocuk, on k...
Çetin ALTAN
II. Ahmet'i hatırlayan var mı?
48 milyonluk nüfus içinde, kimsenin aklına ge...
Yasemin CONGAR
Koordinatör...
Beyaz Saray Sözcüsü Tony Snow, geçen salı gün...
Can Dündar
Sevgili öğretmenim!
Bugün çocuklarımızı teslim ediyoruz size öğre...
Semih İDİZ
Türkiye ve ABD'den PKK'ya 'zıt' yaklaşımlar
PKK'nın kan akıtmaya devam etmesi karşısında,...
Faik ÖZTRAK
Büyüme mi rezerv mi?
Uluslararası finans kurumlarının dünya ekonom...
Hasan PULUR
Ha resmi tarih ha gayri resmi tarih...
"RESMİ tarih" denilince karşı çıkanlar vardır...
Yaman TÖRÜNER
El Kaide terörüyle ilgili yaygın mitler
Başbakanlığın, Yasin El Kadı hakkındaki Danış...
Osman ULAGAY
Türkiye'de büyüme ve kaygılar
Dünya ekonomisinde son 40 yılın en başarılı b...
Güngör URAS
Sabit kur 1 dolar = 2 YTL
Steve Hanke diyor ki: "Şu anda YTL gerçek değ...

© 2006 Milliyet