|
 |
|
|
SİGORTA
Mustafa Su: Kaskoda fiyat rekabeti bütün ülkelerde var
Anadolu Sigorta Genel Müdürü Mustafa Su, kaskodan kâr eden şirketlerin piyasa payını artırmak için fiyat kırmasının bütün ülkelerde standart haline geldiğini söyledi
Anadolu Sigorta Genel Müdürü Mustafa Su, araç sigortalarında (kasko) fiyat rekabetinin yurtdışında da yaygın olduğunu belirterek, "Önce kasko veya motor sigortası iyi fiyatlarla gidiyor ve şirketler kar etmeye başlıyor.
Bir süre sonra şirketler piyasa payını artırmak amacıyla fiyatları indiriyor ve bu tutum, bir endüstri standardı haline geliyor." dedi.
Şirketlerin sırf piyasa paylarını artırmak amacıyla bu döngünün içine girdiklerini vurgulayan Su, "Ama bir süre sonra bu tavır hem şirketlerin hem de sektörün sıkıntı çekmesine yol açıyor. Sonra geriye dönüp tarifeler toparlanmaya çalışılıyor" diye konuştu.
Dalgalanmanın etkisi
Rekabetin önemine de değinen Mustafa Su, "Fiyatları düşükse şirket yöneticilerinin çıkıp bunu söylemesinde rekabete aykırı bir durum yok" dedi.
Anadolu Sigorta'nın 81 yıllık bir şirket olarak sektördeki rolünden de bahseden Mustafa Su, "Anadolu Sigorta'nın sektördeki bazı uygulamaları bir süre sonra endüstri standardı haline geliyor. Bu rolümüz devam edecek" diye konuştu. Su, ülkemizde son dönemde yaşanan ekonomik dalgalanmalara da değinerek şunları söyledi:
"Bu tür ekonomik dalgalanmaların bizim hasarlara ve araç değer listelerine yansıması belli bir zaman alıyor.
Sağlam şirket tüketicinin lehine
Şirketler buna uygun önlemler alıyor. Büyük sınai risklerde daha büyük meblağlar söz konusu olduğundan, bu müşterilerin etkilenmesi de ona göre olacak. Biz bu konuda müşterilerimizi uyarıyor ve gerekirse poliçelerin yeniden gözden geçirilmesini öneriyoruz."
Geçmişte kasko fiyatlarında iki kere revizyon yaptıklarını söyleyen Su, şu bilgileri verdi:
"Gerekirse yine fiyat artırımına gideriz. Yani marka, model, sürücü gibi ne kadar segment varsa hepsini göz önünde bulundurmak gerekiyor gerçek fiyatı oluşturmak için. Ancak fiyatı oluşturmakla iş bitmiyor.
Hasar tarafında da rekabet adına yapılmış, aslında çok da mantığı olmayan uygulamaları zaman içinde kaldırmak ve bunları günün ekonomik koşullarına uydurmak gerekiyor.
Bunu yaparken kimsenin mağdur edilmemesi gerekir. Sağlam bir sigorta şirketi herkesten evvel tüketicinin lehine hareket eder.
Olaya bu çerçeveden bakınca toplumu rahatsız etmeden, olmaması gereken davranışlardan vazgeçilmesi gerekiyor. Burada öncülük görevi bize düşerse bunu da üstleniriz."
'Türkiye bireysel emekli cenneti olacak'
Refah ve huzur için bireysel emekliliğin önemini vurgulayan Aviva Hayat ve Emeklilik Genel Müdürü Keti Bonofiyel, Türkiye'nin on beş yıl içinde en hızlı büyüyen kişisel finans pazarı olacağını söyledi
Hayat sigortaları ve bireysel emeklilik sistemi (BES) alanında Aviva PLC'nin Türkiye'deki şirketi Aviva Hayat ve Emeklilik'in Genel Müdürü Keti Bonofiyel, şirketin asıl amacının müşterilerine iç huzur ve refah sağlamak olduğunu söyledi. Keti Bonofiyel şöyle konuştu:
"Aviva dünyanın en güvenilir sigorta şirketlerinden biri olma yolunda ilerliyor. Fortune Global 500'de en büyük şirketler içinde 28'inci sıraya çıktık, Innovest'in yapmış olduğu çalışmaya göre ise geleceğe yönelik en güvenilir 100 şirket arasına tek sigorta şirketi olarak girdik."
Aviva International'ın beş yıllık planları dahilinde yeni iş hacminde en az yüzde 10'luk organik büyüme hedeflediğini kaydeden Bonofiyel, şu bilgileri verdi:
"Bu hedef doğrultusunda ABD'de 2.9 milyar dolara Amerus'u satın aldı. Avrupa'da sigorta sektöründe varlıklar açısından yüzde 2-3 gibi gelişme beklenirken bu beklenti ABD'de yüzde 6-7 civarında. Hayat sigortaları ve yıllık gelir sigortalarında ABD'nin çok gelişmiş şirketlerinden biri olan Amerus bundan böyle Avivaus olarak faaliyetine devam edecek."
Geleceğin mesleği
Yurtdışında çok bilinen ve rağbet gören bir meslek olan finansal danışmanlığın artık Türkiye'de de yoğun ilgi gördüğünü belirten Bonofiyel, şöyle konuştu:
"Aviva Hayat ve Emeklilik'in sigorta sektörüne kazandırdığı bir meslek olan finansal danışmanlık, alışageldiğimiz sigortacılık kavramlarından oldukça farklı. Kişilerin içinde bulunduğu finansal koşullar ile geleceğe yönelik planlarını, beklentilerini ve önceliklerini sistematik olarak belirlemek ve ortaya çıkan ihtiyaçları doğrultusunda kişiye özel 'en iyi tavsiye'yi sunmayı amaçlayan danışmanlara sürekli eğitim ve kişisel gelişim olanakları sunuluyor."
Her finansal danışmanın mesleğe 'finansal danışman adayı' olarak başladığını kaydeden Bonofiyel, "Danışman adayları gerekli koşulları, performans hedeflerini yerine getirdiği sürece, 'uzmanlık' veya 'yönetim' kariyer yollarından birinde ilerliyorlar" diye konuştu.
Tarım sigortaları için tanıtım atağı
Tarım Sigortaları Havuzu (TARSİM) tarafından farklı illerde düzenlen tanıtım toplantıları bütün hızıyla devam ediyor. Devlet Destekli Tarım Sigortaları'nın tanıtılmasını ve yaygınlaştırılmasını hedefleyen tanıtım toplantıları, Türk çiftçisinin ve tarım sektörünün kalkınması, ülke ekonomisine uzun vadeli kar sağlayabilmesi amacıyla gerçekleştiriliyor. İlki Tekirdağ'da yapılan toplantılar, geçtiğimiz ay Balıkesir, Manisa, Konya ve Antalya ile devam etti. Çiftçilerin, Tarım İl ve İlçe Müdürlükleri'nin, Tarım Kredi Kooperatifleri'nin, T.C. Türkiye Ziraat Odaları Birliği'nin ve sigorta acentelerinin büyük ilgi gösterdiği tanıtım toplantılarının bundan sonraki durakları Adana, Kayseri, Samsun, Kastamonu, Sakarya, Ankara, Malatya, Diyarbakır, Erzurum, Van, Trabzon olacak.
Aviva Türkiye'ye yeni direktör
Aviva Türkiye Direktörlüğü'ne Pierre Olivier Bouee atandı. Türkiye'nin de içinde bulunduğu Orta ve Doğu Avrupa ülkelerinden sorumlu olacak Pierre Olivier Bouee, Aviva International'a 2004 yılında grup stratejileri takımına yönetici olarak katıldı. Bouee daha önce; 2000-2004 yıllarında McKinsey&Company'de finans departmanında, 2000'den önceki dönemde ise Fransız Ekonomi ve Finans Bakanlığı'nda önemli roller üstlendi. Bouee kariyerinin ilk yıllarında ise Tokyo'da bulunan Fransız Konsolosluğu'nda görev aldı. Fransız uyruklu olan Bouee 1971 doğumlu, evli ve 3 çocuk babası. Bouee Fransızca, İngilizce ve Almanca biliyor.
Hasar bacayı sardı
Sigorta sektöründe hasar oranları hızla artıyor. 2005 yılı sonunda hasar/prim oranı yüzde 67.6'ya ulaştı. Hasar/prim oranı kaza branşında yüzde 87.8, tarımda yüzde 87.4, sağlık sigortalarında ise yüzde 84.7 olarak gerçekleşti. Şirketler özellikle kaskoda zarardan kurtulmanın önemli bir yolunun hasar rakamlarını minimize etmekte gördü. Yedek parça tedariki ve anlaşmalı servislerle hasar kontrol edilmeye çalışıldı. Ancak buna rağmen, hasar/prim oranı beş yılda yüzde 68'den 95'e fırladı.
|
|
|

|