Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 19 Eylül 2006 / Salı  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Otomobil    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Tarikat ve birey


İSMAİLAĞA Camii'nde meydana gelen linç olayının polisiye yönlerini soruşturma tamamlanıp dava açıldığında öğreneceğiz. Soruşturma tabii gizli. Ama şöyle bir tablo var:
Soruşturmayı yapan savcılık 30'a yakın şahit dinledi. Şahitler 'genel şeyler' söylüyor, cinayeti ve linç olayını hukuken aydınlatacak somut bilgiler vermiyor.
Neden?
- Tarikat dayanışması! Tarikatın veya mensuplarının zarar görmesinden korkuyorlar, anlatmıyorlar.
12 Eylül'den önce de totaliter örgütler böyleydi!
Ben son olayın gizli kalacağını sanmıyorum. İstihbarat çalışmalarıyla ve polisin yapacağı 'araştırma'larla aydınlanacağını düşünüyorum.

Yalan şahitlik!
Bu olaydan bağımsız olarak, konuyu Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Prof. Mehmet Görmez'e sordum, şunu söyledi:
- Şahitlik yaparken yalan söylemek veya hakikati gizlemek 'büyük günah'lardan biridir. Peygamberimiz, sayıları çok fazla olmayan 'büyük günahlar'ı sıralarken yalan şahitliği mutlaka zikretmiştir.
İslamda 'kebair' denilen 'büyük günahlar'dan biri mesela Allah'ı inkâr etmektir! Yalancı şahitliğin dinen ne kadar kötü görüldüğünü anlamak için bu örnek yeter.
İstanbul Müftüsü Prof. Mustafa Çağrıcı'ya sordum. Kuran'dan Nisa Suresi'nin 135. ayetini okudu:
"Kendiniz, ananız, babanız ve en yakınlarınız aleyhine de olsa Allah için şahitlik yaparak adaleti titizlikle ayakta tutan kimseler olun. Şahitlik ettiğiniz kimseler zengin de fakir de olsa adaletten ayrılmayın."
Şimdi... Hem tarikata bağlanacak kadar 'sofu' olacaksın, hem Allah'ı inkâr etmek kadar büyük bir günah olan yalan şahitlik günahını üstleneceksin!
Tarikat, kişileri nasıl 'sımsıkı' bağlıyor, iradesizleştiriyor, görüyor musunuz?!

Totaliter ruh...
"Sık dokulu topluluklar", yani bireyin kişiliğini, serbestliğini, haklarını yok edip onu sımsıkı bağlayarak makinenin şahsiyetsiz bir parçası haline getiren bütün oluşumlar, ister dini olsun, ister seküler olsun aynıdır.
"Çalınmış gençler" konulu yazılarımda bu meseleye işaret etmiştim.
"Sık dokulu" yapı öyle bir psikolojik bağımlılık yaratıyor ki, buna kapılan kişi, doğal sosyal çevresinden, hatta ailesinden kopuyor, yaşantısı değişiyor!
İslam tarihinde tarikatların 'şeriat'ı yumuşatıp daha hoşgörülü, daha deruni ve sosyal işlevi yüksek yapılanmalar oluşturduğu dönemler oldu. Mevlevilik, Bektaşilik, Halvetilik gibi... Köprülüler zamanında Kadızadeliler denilen yobazlarla açık mücadeleye giren Halveti tarikatını ve Şeyh Abdülmecid Sivasi Efendi'yi binlerce örnek arasında zikredebiliriz.
Fakat keramet beklentileriyle "şeyh"in putlaştırılması, hoşgörü ve özgürlük havasının yerine "sık dokulu" bir bağımlılığın egemen olması, üç, dört yüzyıllık sosyal ve ekonomik çöküntünün bu ağır atmosferi büsbütün koyulaştırması, tarikatların genelde yozlaşmasının temel sebepleridir.
Liberalizmin 'birey'i felsefi bir soyutlamadır; reel hayatta ise kişilerin aidiyetleri olur. Örgütler, dini veya felsefi topluluklar 'birey'in bu 'aidiyet' ihtiyacını karşılamada yararlı olabilir ama bunların "sık dokulu" olup olmadıklarına çok dikkat edilmelidir.
"Sık dokulu" her oluşum insan özgürlüğüne ve sosyal gelişmeye karşı bir tuzaktır!
Türkiye'de rejimi tehdit eden, yaygın bir sorun değildir bu. Ama, marjinal olmakla birlikte, insani bakımdan önemlidir.

t.akyol@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Tarikat ve birey
İSMAİLAĞA Camii'nde meydana gelen linç olayın...
Melih AŞIK
Elif Şafak ve Çığ
Orhan Pamuk, Hrant Dink, Perihan Mağden'in du...
Fikret BİLA
Teziç'e yöneltilen baskılar
Hükümetin Yükseköğretim Kurulu'yla (YÖK) yıld...
Hasan CEMAL
Yıllar sonra Sevda Tepesi!
Turgut Özal Başbakan, Bedrettin Dalan İstanbu...
Güneri CIVAOĞLU
Eğitime peçe
80 bin camide "yaz Kuran kursları" düzenleniy...
Can Dündar
Ortaçağ karanlık mıydı?
Bizde kim gerici bir hareketle karşılaşsa Tü...
Abbas GÜÇLÜ
Bu Bakan'la bu eğitim yılı zor biter
Milli Eğitim Bakanı Çelik, yeni öğretim yılın...
Hurşit GÜNEŞ
Tüketim harcamasında çarpıcı değişim
Dün TÜİK hane halkı tüketim harcaması sonuçla...
Sami KOHEN
AB ile fırtınalı sonbahar
Yaz rehavetinden sonra, AB sahnesinde hareket...
Metin MÜNİR
KKTC'de ne oluyor?
Cevap basit. Kıbrıs'taki koalisyonun bozulmas...
Derya SAZAK
Aklın yolu
Güven Güzeldere ABD'nin Stanford Üniversitesi...
Meral TAMER
Osman Arolat'ın yaşamında küçük bir gezinti
Osman Saffet Arolat, 70'li yıllarda adını Den...
Güngör URAS
Ayşe Hanım Teyzemin parasıyla Mr. Hanke köşeyi dönüyor
Mr. Hanke diyor ki," Yabancı yatırımcılar içi...
Serpil YILMAZ
TMSF, Demirbank'ın antikalarını 'çaktırmadan' satıyor
Antik AŞ'nin 23 Eylül Cumartesi günü Antik Pa...
M. Ali BİRAND
AKP, Avrupa'yı ve bizi aldatmamalı...
AKP, hepimizi heyecanlandırmıştı. Avrupa Birl...

© 2006 Milliyet