|
 |
|
|
AKP, Avrupa'yı ve bizi aldatmamalı...
AKP, hepimizi heyecanlandırmıştı. Avrupa Birliği konusunda attığı adımlar, bu partinin "gizli gündemi" olduğu yolundaki iddiaları dahi yatıştırmıştı. Türkiye'yi Avrupa Birliği'ne tam üye yapmak isteyen bir iktidarın, nasıl bir gizli gündemi olabilirdi? Gizli gündemleri Türkiye'yi din devleti yapmak idiyse, aksine AB'den uzaklaşmaları gerekirdi.
AKP, Türkiye'nin yerini AB'de görenleri heyecanlandıran politikalarını 3 Ekim 2005 tarihine kadar sürdürdü.
3 Ekim'den sonra heyecan bitti. Hükümet tüm çabasını başka alanlara döndürdü. AB büyük oranda unutuldu. "Aman seçimler geliyor. Muhalefete fırsat vermeyelim" yaklaşımı ön plana geçti.
İktidarı destekleyen ve AB hedefi için çalışanların hayal kırıklıkları giderek derinleşti. Şimdi "galiba AKP'nin gerçekten gizli gündemi varmış" diyen liberal çevrelerin sayısı arttı.
Ben dahi kuşku duymaya başladım.
AKP için önemli olan sadece "aday olarak kabul edilmek ve 3 Ekim'de müzakereleri başlatmak mıydı?" sorusunu sormaktan kendimi alamıyorum. Bu soruları, başta Başbakan olmak üzere, Gül, Babacan ve diğer resmi yetkililere sordum. Hepsinden de "Katiyen, büyük bir hızla yolumuza devam ediyoruz" yanıtını aldım.
Ancak, bu çabalar ortada görünmüyor. Ya kamuoyundan çok iyi saklıyorlar (!) veya kendilerini aldatıyorlar.
Bugün toplanacak olan TBMM'den geçirilecek olan 9'uncu reform paketi örnek gösteriliyorsa, iktidar partisi bizimle alay ediyor, demektir. Reform paketi son derece cılız ve yetersizdir. Bu gerçeği kendileri de biliyorlar. Bürokrasi duruyor, hükümet adım atmıyor.
Ne iletişim konusunda bir şey yaptılar ne Avrupa'ya yönelik bir tanıtım kampanyası planlanıyor.
Bütün bunlar yaşanırken de, yıl sonunda karşı karşıya kalacağımız bir "tren kazası" giderek yaklaşıyor.
Bu ülkeyi bir din devleti olmaktan kurtarmak, Türk-Kürt sürtüşmesini engellemek, zenginleşmesini sağlamak ve demokrasisini güçlendirmek için, Türkiye'yi AB'de görmek isteyenlerin iktidara bir uyarıları var:
"Avrupa sürecini müzakerelerle sınırlı bırakmak istiyorsanız, bizleri aldatmış olursunuz. Bunun faturasını da ilerde çok ağır ödemek zorunda kalırsınız".
* * *
301'SİZ REFORM PAKETİ BİR İŞE YARAMAZ
Bu gerçeği çok iyi bilmemizde yarar var.
Türkiye, bugünkü şekliyle ve Yargıtay'ın Hırant Dink davasına getirdiği içtihat ve yorumla, ceza yasasının 301'inci maddesiyle yaşamını sürdüremez.
Ne iç barış, ne de AB ile ilişkiler, 301 bu şekliyle kaldıkça rayına oturtulamaz.
301 ortaya çıktığında tüm yetkililer "Acele etmeyin, adalet mekanizması kendi içinde ince ayar yapacak ve göreceksiniz abartılı yorumlardan kurtulacağız" demişlerdi.
Tam aksi oldu.
Savcılar en inanılmaz konularda "Türklüğe hakaret ediliyor" diye sayısız davalar açtılar. Yargıtay da kılını kıpırdatmadı.
Olayın bir de AB yönü var.
Türkiye, Kıbrıs nedeniyle bir yol kazası olasılığı ile karşı karşıya. Kıbrıs konusunun, başta Fransa ve Avusturya olmak üzere, Türkiye'nin AB'ye doğru yürüyüşünü yavaşlatmak için kullanıldığını biliyoruz.
Buna karşılık, bir çok Avrupa ülkesi Kıbrıs'ın engel çıkarmasını, Türkiye ile müzakerelerin kesilmesine yol açmasını istemiyorlar. Ankara'ya yolladıkları mesaj çok ilginç: "Kıbrıs engelini aşmak istiyorsanız, Kıbrıs dışındaki alanlarda hareket edin. Reformları hızlandırın. Örneğin, Vakıflar Yasası'nı daha da değiştirin, Patrikhane sorununu çözün. En önemlisi de 301'inci maddeyi kaldırın. O zaman bizler, Fransa ve Avusturya'nın ısrarlarının üstesinden gelebiliriz."
Bugün, ister Komisyon, ister Konsey yetkilileriyle konuşun, hepsinden aynı yanıtı alırsınız. Kıbrıs'ın önceliğini azaltmak için, fikir özgürlüğü ve diğer reformların ön plana alınması konusunda büyük bir uyarı kampanyasıyla karşı karşıya kalırsınız.
Bakalım bu iktidar 301 için ne yapacak? Tutumuyla da, AB'yi gözden çıkarıp çıkarmak istemediğini ortaya koyacak. "Gizli Gündem" iddialarının doğru olup olmadığı da anlaşılacak.
(Bu yazı, Posta Gazetesinde ve aynı gün Hürriyet Gazetesinin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr) Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com) yayınlanmaktadır. )
mabirand@e-kolay.net
|
|
|


 | Taha AKYOL | | Tarikat ve birey İSMAİLAĞA Camii'nde meydana gelen linç olayın... | |  | Melih AŞIK | | Elif Şafak ve Çığ Orhan Pamuk, Hrant Dink, Perihan Mağden'in du... | |  | Fikret BİLA | | Teziç'e yöneltilen baskılar Hükümetin Yükseköğretim Kurulu'yla (YÖK) yıld... | |  | Hasan CEMAL | | Yıllar sonra Sevda Tepesi! Turgut Özal Başbakan, Bedrettin Dalan İstanbu... | |  | Güneri CIVAOĞLU | | Eğitime peçe 80 bin camide "yaz Kuran kursları" düzenleniy... | |  | Can Dündar | | Ortaçağ karanlık mıydı? Bizde kim gerici bir hareketle karşılaşsa Tü... | |  | Abbas GÜÇLÜ | | Bu Bakan'la bu eğitim yılı zor biter Milli Eğitim Bakanı Çelik, yeni öğretim yılın... | |  | Hurşit GÜNEŞ | | Tüketim harcamasında çarpıcı değişim Dün TÜİK hane halkı tüketim harcaması sonuçla... | |  | Sami KOHEN | | AB ile fırtınalı sonbahar Yaz rehavetinden sonra, AB sahnesinde hareket... | |  | Metin MÜNİR | | KKTC'de ne oluyor? Cevap basit. Kıbrıs'taki koalisyonun bozulmas... | |  | Derya SAZAK | | Aklın yolu Güven Güzeldere ABD'nin Stanford Üniversitesi... | |  | Meral TAMER | | Osman Arolat'ın yaşamında küçük bir gezinti Osman Saffet Arolat, 70'li yıllarda adını Den... | |  | Güngör URAS | | Ayşe Hanım Teyzemin parasıyla Mr. Hanke köşeyi dönüyor Mr. Hanke diyor ki," Yabancı yatırımcılar içi... | |  | Serpil YILMAZ | | TMSF, Demirbank'ın antikalarını 'çaktırmadan' satıyor Antik AŞ'nin 23 Eylül Cumartesi günü Antik Pa... | |  |  | M. Ali BİRAND | | AKP, Avrupa'yı ve bizi aldatmamalı... AKP, hepimizi heyecanlandırmıştı. Avrupa Birl... | |
|
|