Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 20 Eylül 2006 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Otomobil    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Artık anlayın ne olur!

Görüş / Bülent Buda

Amerika'ya ardı ardına dört kez başkan seçilen tek bir adam vardı: Franklin D.Roosevelt. 1882-1945 yılları arasında yaşayan Roosevelt, 39 yaşında yakalandığı çocuk felcinden dolayı yürüyemiyordu. Fakat bu onun başarı merdivenlerini hızla tırmanmasına engel olamadı. ABD'nin 32'nci başkanı olan Franklin D.Roosevelt, hayli tempolu geçen başkanlık günlerinde, buna İkinci Dünya Savaşı da dahil, onca işin üstesinden gelmesine rağmen, nasıl bu kadar zinde ve dinç kalabildiği sorulduğunda şu yanıtı vermişti: Beyler! "Şu an ayağının baş parmağını hareket ettirebilmek için iki yıl uğraşan birine bakıyorsunuz."
Koskoca Amerika başkanı, yaşadığı dramı içinde gizleyerek hayata tutunabilmek, sadece baş parmağını hareket ettirebilmek için yıllar süren savaşım veriyor.
Okuyunca Göztepeli futbolcuları düşündüm. Altyapıdan gelen, yıllardır yokluğa, yoksulluğa karşı savaşım vererek sarı-kırmızılı formayı yaşamda tutmaya inatla direnen genç adamları... Bu, bir çok organıyla "felç" olmuş Göztepe camiasının en azından bir organını "baş parmağını" canlı kılmak gibi bir şey. Genç Teknik Direktör Ahmet Kılıç, "Koşulları bilerek geldim. Kolay pes etmem" diyerek bir bakıma bodoslamasına dalıyor sorunlar okyanusuna. Oynadıkları iki maçtan çıkan sonuçlar da Ahmet Kılıç ile genç öğrencilerinin ne denli inançlı olduğunu belgeliyor.

Mutluluğu uzaklarda aramayın
Siyah Amerikalıların en etkili sözcüsü olan eğitimci ve reformcu Booker T.Washington şöyle diyor:
"Başarıyı ölçmek için bir insanın ulaştığı noktaya değil, başarmak için aştığı engellere bakılması gerektiğini öğrendim."
Üç yıl önce deniz bitip, sular çekildiğinde, karanlık çöküp, çaresizlik virüsü Göztepe'nin tüm dokularını kuşattığında... Altyapı, o çoraklaştırılmış üst yapının yanı başında bitiveren gelincikler kadar, güzelliği, saflığı, tazeliği simgeliyordu.
Alt liglere inmek, yarışmacı kimliğini kaybetmek, borçlar, parasızlık, elbette allak bullak eder taraftar psikolojisini. Ya da akmayan musluklardan kovasını dolduramayanların sıkıntısı mı demeliydik!? Bu aşamada, çok önemli, değerli bir gelişimi algılama sıkıntısı yaşadı Göztepeliler. Ellerinin altında, yanı başlarında sadece kendilerinin olan, "paha biçilemeyecek hazineyi" yorumlamada yetersiz kaldılar. Acaba kaç Göztepeli o gelincik tarlasından kaç takım çıktığının farkında! Mutluluğunuzu uzaklarda aramayın. O yanı başınızda, öylece duruyor... Ve de şaşarak bakıyorlar kavgalarınıza, spor mekanlarındaki kapışmalarınıza. Artık anlayın ne olur!

egespor@milliyet.com.tr








EGE
Artık anlayın ne olur!
Emeklilik hakkında her şey
Saygısızlığın püf noktaları...
Dikilen kazıklar sıkıntıyı artırdı
EGİAD'ta başkanlık için en güçlü aday Elmasoğlu





Ege Ana Sayfa
Ekonomi
Spor
Rehber


Bülent Buda
Necati Çetiner
Nihat Demirkol
Özgür Kaynar
Deniz Sipahi

© 2006 Milliyet