|
 |
|
|
Papa'ya bilimsel cevap
DİYANET İşleri Başkanlığı, Papa'nın iddialarına karşı 'bilimsel' bir çalışma yapıyor. İlahiyatçı ve tarihçi akademisyenler geceli gündüzlü çalışıyor, on, on beş gün içinde tamamlanacak. Başta Türkçe ve Avrupa dilleri olmak üzere dünya dillerinde yayımlanacak.
1883 yılında da Fransız filozofu Ernest Renan Sorbonne Üniversitesi'nde verdiği konferansta İslamı eleştirmiş, Namık Kemal de "Renan Müdafaanamesi"ni yazarak İslamı savunmuş, Renan'ı eleştirmişti.
Cemaleddin Afgani'nin de Renan'a cevabı vardır ama Namık Kemal'in seviyesine ulaşmaktan uzaktır.
Anglikan Kilisesi'nin İslam hakkındaki sorularına cevaben, İzmirli İsmail Hakkı ile Mısırlı Abdülaziz Çaviş'in "Anglikan Kilisesi'ne Cevap" adlı kitapları da aynı niteliktedir.
Bunları niye hatırlıyorum? Olur böyle şeyler diye!
Doğrusu meseleyi ayağa düşürmeden, akademik ve teolojik düzeyde ele almaktır. Öfkeye kapılıp kaba gösteriler yapmak, hele de kiliselere, haç gibi Hıristiyanlığın kutsallarına saldırmak çok çirkindir.
Papa Türkiye'ye gelirse, en güzel davranış, vakur ve medeni bir duruş olacaktır; bize bu yakışır.
Kaba protestolar değil.
Akıl-vahiy sorunu
Diyanet'te ilahiyatçı akademisyenlerin hazırlayacağı cevap da "Sizin dininiz kötü, bizimki iyi" biçiminde olmayacak. Papa'nın "İslamda Tanrı ile akıl arasında bir bağ yoktur" iddiasına cevap verilecek ama Hıristiyanlıkta Tanrı ile akıl arasındaki bağ olup olmadığı gibi Hıristiyanları rencide edici bir sorgulamaya girilmeyecek.
Papa'nın bu iddiasına cevap verirken, 'tek mezhep'ten değil, bütün mezheplerin otoritelerinden yararlanılacak. İslamda kuvvetli bir şekilde 'akıl' vurgusunu yapmış olan Mutezile mezhebi dahil.
Teoloji sahasında mezhepleri aşan bu açılım elbette çok olumlu.
Akıl-vahiy ilişkileri konusunda, en tanınmış otoriteler olarak, mesela, Eş'ari ile Maturidi, Gazali ile İbn Rüşd hayli farklı görüşler ortaya koymuştur.
Elbette günümüzde de farklı görüşler olacaktır; hele de temel bilim paradigmasının çağımızda çok değişik olduğunu dikkate alırsak...
Akademik düzey
Papa, Bizans İmparatoru 2. Manuel'in yazdıklarını okuyarak bugünkü gerilime sebep oldu. Haçlı Seferleri'nin oluşturduğu ortamda Manuel İslamı kılıçla özdeşleştiriyor.
2. Manuel'in kitabı üç cilt halinde Almanca basılmış. Şu anda Diyanet'te inceleniyor. Diyanet'in hazırlayacağı cevapta "cihat, fetih, harp" gibi kavramların İslamda "ne anlama geldiği" ve bilhassa "hangi bağlamda" kullanıldığı izah edilecek. Burada önemli bir kural hatırlatılacak:
"Savaş meydanı için konulan hüküm, sadece savaş meydanı içindir!"
Tarihen bakalım: Evet Müslümanlar fetihlerle imparatorluklar kurdu. Peki Roma, Bizans, İspanyol imparatorlukları nasıl kurulmuştu?!
İşte "tarihi bağlam" budur. İnsanlar dinlerini yaşadıkları "tarihi bağlam"a göre anlar. Onun için dini konular sadece teolojik ve kitabi değildir, çok önemli ölçüde tarihi ve sosyolojiktir.
Teolojileri siyasi gerilim konusu yapmaktan özenle sakınmak gerekir. Buna Papa da özen göstermeli, politik gerilimleri tırmandırmaktan sakınmalıdır.
Papa "AB Hıristiyan değerlerine dayanır" diye siyasi konuşmalar da yapmamalıdır.
Diyanet'in yaklaşımı doğrudur.
t.akyol@milliyet.com.tr
|
|
|

|