Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 20 Eylül 2006 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Otomobil    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Şafak davası için savcılar göreve çağrıldı

Barış ve Yurttaş Girişimi'nden bildiri: "Mahkeme basanlar, TCK'nın 220. ve Terörle Mücadele Yasası'nın 1. maddesine göre suç işliyor"


Biliyorsunuz Elif Şafak, son romanı Baba ve Piç'te bir roman kahramanının ağzından "Türklüğü aşağıladığı" gerekçesiyle, TCK'nın 301. maddesine muhalefetten 3 yıl hapis istemiyle yargılanıyor. İlk duruşma yarın.
Geçen yıl Tarih Vakfı'nın Beyoğlu'ndaki 6 - 7 Eylül sergisine yumurtalı saldırıyla başlayan Büyük Hukukçular Birliği adlı yapılanma, tabii ki yine devrede. Orhan Pamuk, Hırant Dink ve Murat Belge'nin duruşmalarında olduğu gibi mahkemeyi basmaya hazırlanıyorlar.

Çatışma mı isteniyor?
İnternette günlerdir "Türk düşmanlarına meşru zeminde dur demenin zamanı gelmiştir. Türk milletine küfür etmenin ve aşağılamanın bedelini, hukuk alanında Türk düşmanlarına ödetmek için herkesi 'milli göreve çağrı' sloganıyla Beyoğlu Adliyesi'ne bekliyoruz" türünden provokatif mesajlar dolaşıyor.
Şafak, 4 gün önce doğum yaptığı için duruşmaya katılmayacak. Kemal Kerinçsiz liderliğindeki grup ise, eğer dur diyen olmazsa öncekilerden daha kalabalık bir grupla yarın yine mahkeme basacak. Şafak'ı yalnız bırakmak istemeyen aydınlar da mahkemeye gitmeye kalkarlarsa çatışma çıkacak. Çatışma çıkmasın diye gitmezlerse bugün Şafak, yarın Pamuk kendilerini yalnız bırakılmış hissedecek.

Önemli bir bildiri
Barış Girişimi ve Yurtdaş Girişimi üyeleri önceki akşam yaptıkları ortak toplantıda, toplumda son dönemde zaten artmış olan gerginliği daha da tırmandırmamak için yarınki davaya katılmamaya karar verirken, savcıları göreve çağıran önemli bir bildiri yayınladılar.
Hukukçular tarafından kaleme alınan bildiriyi yerim elverdiğince aktarıyorum:
"Son bir yıllık süreçte, Türkiye'nin demokratikleşmesinin önünde engel oluşturan bir dizi olayda, aynı yapılanmayı görüyoruz. (...) Davalar, Kemal Kerinçsiz ve şiddet yandaşları tarafından basıldı, yargı süreci engellenmeye çalışıldı, yargılananların yanı sıra avukatlara, izleyicilere ve hatta duruşma hâkim ve savcıları ile emniyet görevlilerine karşı sözlü ve fiziki saldırılarda bulunuldu.
Anlaşılan o ki aynı senaryo, 21 Eylül günü aynı şiddet yandaşları tarafından yinelenecek.
(...) Bu yapılanma TCK 220. maddede ve 3713 Sayılı Terörle Mücadele Yasası'nın 1. maddesinde yazılı yasak örgütlenmelerdendir. Söz konusu örgüt, bugüne kadar gerçekleştirdiği eylemlerle kendisini açığa vurmuştur. Anılan yasal düzenlemelere göre, silahlı olsun/olmasın kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla meydana gelmiş birleşmeler yasaya aykırıdır. Cezaları aynı maddelerde gösterilmiştir.

Savcılar neden seyirci?
Yadırgatıcı olan, bu örgütün bu kadar açık çalışmasına rağmen onu kuranlara, yönetenlere ve üyelerine bugüne kadar hiçbir soruşturmanın açılmamış olmasıdır.
Kamu makamlarının bu olaylara ve provokatörlere bu kadar kayıtsız kalması, yargının etkisini ve saygınlığını da zedelemektedir. Cumhuriyet savcıları bugüne kadar yalnızca seyrettikleri bu yasadışı örgüt ve onun militanları hakkında gereken soruşturmayı artık açmalıdır.
(...) Şiddet yandaşı bu örgütlenmeyi kuranların, yönetenlerin ve üyelerinin yargı karşısına çıkarılması için gereken soruşturmanın başlatılmasını istiyoruz. Aksi takdirde meydana gelebilecek vahim olaylardan şiddet yandaşları kadar, yetkilerini kullanmayan kamu görevlileri de sorumlu olacaktır."

mtamer@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Papa'ya bilimsel cevap
DİYANET İşleri Başkanlığı, Papa'nın iddiaları...
Çetin ALTAN
Minik öğrenciler, parasız öğretmenler ve 73 yıl öncesi
Okulların açılmasıyla TV ekranlarını da, ilko...
Melih AŞIK
Sincan'da bir olay
Ankara'nın Sincan ilçesinde görevli edebiyat ...
Fikret BİLA
Orgeneral Başbuğ'un talebi
Kara Kuvvetleri Komutanı Org. İlker Başbuğ, g...
Hasan CEMAL
Çarşamba!
Bu köşede geçen hafta cumartesi günü, "Fatih'...
Güneri CIVAOĞLU
Enselenir
Siyasetin de "foto-shop" estetik müdahaleleri...
Abbas GÜÇLÜ
Lütfen bu mektupları sonuna kadar okuyun!
İnsanın yüreğini cız eden mektuplar hep gelir...
Hurşit GÜNEŞ
Sabit kura geçelim mi?
Geçen hafta Amerikalı iktisatçı Steve Hanke y...
Nail GÜRELİ
Amerika nereye? Türkiye nereye?
Soru "Bush nereye, Tayyip nereye?" biçiminde ...
Sami KOHEN
Politikacı doğruyu söyleyince...
"DOĞRU söyleyeni dokuz köyden kovarlar" derle...
Metin MÜNİR
Kıbrıs'ta AKP dönemi
Demokrat Parti Başkanı Serdar Denktaş'ın Kıbr...
Hasan PULUR
Yine Boğaziçi...
Hatasıyla sevabıyla İstanbul'un "unutulmayan"...
Meral TAMER
Şafak davası için savcılar göreve çağrıldı
Biliyorsunuz Elif Şafak, son romanı Baba ve P...
Osman ULAGAY
Ekonomide büyümenin ve sanayinin geleceği
Pazartesi günkü yazımın sonunda (1) Türkiye'd...
Güngör URAS
Finans panayırı bu yıl Singapur'daydı
IMF ve Dünya Bankası'nın her yıl eylül ayında...
M. Ali BİRAND
Türkiye, Rehn'e yalan mı söyledi?
Bugünlerde, Avrupa Komisyonu çevrelerinde Tür...

© 2006 Milliyet