|
 |
|
|
Şafak davası için savcılar göreve çağrıldı
Barış ve Yurttaş Girişimi'nden bildiri: "Mahkeme basanlar, TCK'nın 220. ve Terörle Mücadele Yasası'nın 1. maddesine göre suç işliyor"
Biliyorsunuz Elif Şafak, son romanı Baba ve Piç'te bir roman kahramanının ağzından "Türklüğü aşağıladığı" gerekçesiyle, TCK'nın 301. maddesine muhalefetten 3 yıl hapis istemiyle yargılanıyor. İlk duruşma yarın.
Geçen yıl Tarih Vakfı'nın Beyoğlu'ndaki 6 - 7 Eylül sergisine yumurtalı saldırıyla başlayan Büyük Hukukçular Birliği adlı yapılanma, tabii ki yine devrede. Orhan Pamuk, Hırant Dink ve Murat Belge'nin duruşmalarında olduğu gibi mahkemeyi basmaya hazırlanıyorlar.
Çatışma mı isteniyor?
İnternette günlerdir "Türk düşmanlarına meşru zeminde dur demenin zamanı gelmiştir. Türk milletine küfür etmenin ve aşağılamanın bedelini, hukuk alanında Türk düşmanlarına ödetmek için herkesi 'milli göreve çağrı' sloganıyla Beyoğlu Adliyesi'ne bekliyoruz" türünden provokatif mesajlar dolaşıyor.
Şafak, 4 gün önce doğum yaptığı için duruşmaya katılmayacak. Kemal Kerinçsiz liderliğindeki grup ise, eğer dur diyen olmazsa öncekilerden daha kalabalık bir grupla yarın yine mahkeme basacak. Şafak'ı yalnız bırakmak istemeyen aydınlar da mahkemeye gitmeye kalkarlarsa çatışma çıkacak. Çatışma çıkmasın diye gitmezlerse bugün Şafak, yarın Pamuk kendilerini yalnız bırakılmış hissedecek.
Önemli bir bildiri
Barış Girişimi ve Yurtdaş Girişimi üyeleri önceki akşam yaptıkları ortak toplantıda, toplumda son dönemde zaten artmış olan gerginliği daha da tırmandırmamak için yarınki davaya katılmamaya karar verirken, savcıları göreve çağıran önemli bir bildiri yayınladılar.
Hukukçular tarafından kaleme alınan bildiriyi yerim elverdiğince aktarıyorum:
"Son bir yıllık süreçte, Türkiye'nin demokratikleşmesinin önünde engel oluşturan bir dizi olayda, aynı yapılanmayı görüyoruz. (...) Davalar, Kemal Kerinçsiz ve şiddet yandaşları tarafından basıldı, yargı süreci engellenmeye çalışıldı, yargılananların yanı sıra avukatlara, izleyicilere ve hatta duruşma hâkim ve savcıları ile emniyet görevlilerine karşı sözlü ve fiziki saldırılarda bulunuldu.
Anlaşılan o ki aynı senaryo, 21 Eylül günü aynı şiddet yandaşları tarafından yinelenecek.
(...) Bu yapılanma TCK 220. maddede ve 3713 Sayılı Terörle Mücadele Yasası'nın 1. maddesinde yazılı yasak örgütlenmelerdendir. Söz konusu örgüt, bugüne kadar gerçekleştirdiği eylemlerle kendisini açığa vurmuştur. Anılan yasal düzenlemelere göre, silahlı olsun/olmasın kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla meydana gelmiş birleşmeler yasaya aykırıdır. Cezaları aynı maddelerde gösterilmiştir.
Savcılar neden seyirci?
Yadırgatıcı olan, bu örgütün bu kadar açık çalışmasına rağmen onu kuranlara, yönetenlere ve üyelerine bugüne kadar hiçbir soruşturmanın açılmamış olmasıdır.
Kamu makamlarının bu olaylara ve provokatörlere bu kadar kayıtsız kalması, yargının etkisini ve saygınlığını da zedelemektedir. Cumhuriyet savcıları bugüne kadar yalnızca seyrettikleri bu yasadışı örgüt ve onun militanları hakkında gereken soruşturmayı artık açmalıdır.
(...) Şiddet yandaşı bu örgütlenmeyi kuranların, yönetenlerin ve üyelerinin yargı karşısına çıkarılması için gereken soruşturmanın başlatılmasını istiyoruz. Aksi takdirde meydana gelebilecek vahim olaylardan şiddet yandaşları kadar, yetkilerini kullanmayan kamu görevlileri de sorumlu olacaktır."
mtamer@milliyet.com.tr
|
|
|

|