Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 20 Eylül 2006 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Otomobil    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Ekonomide büyümenin ve sanayinin geleceği


Pazartesi günkü yazımın sonunda (1) Türkiye'de imalat sanayinin, son yıllarda geçirmekte olduğu dönüşümün, sanayimizin küresel rekabet ortamında ayakta kalmasına ve sıçrama yapmasına yetmeyeceğini ileri sürmüş ve (2) Büyük ölçüde dış kaynağa dayalı olan ekonomik büyümenin sürdürülebilirliği konusunda da kaygılarım olduğunu belirtmiştim.
Türk sanayinin dönüşümünü en yakından izleyenlerden biri olan, TEPAV (Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı) Yönetici Direktörü Güven Sak arayarak sanayimizin geleceğiyle ilgili değerlendirmeme katıldığını, ancak ekonomik büyümenin sürdürülebilirliği konusunda benim kadar kaygılı olmadığını söyledi.
Güven Sak'ın yaptığı ayrım gerçekten önemli. Güven Sak'ın çalışmalarından da yararlanarak ele alacağım sanayimizin yapısıyla ilgili sorunlarla, Türkiye ekonomisinde halen yaşanmakta olan büyümeyi ansızın kesintiye uğratacak sorunlar arasında bir ayrım yapmak gerekiyor.

İkinci dalga etkisi?
Türkiye ekonomisinde 18 çeyrektir yaşanmakta olan hızlı büyümenin kesintiye uğraması, öncelikle dış kaynak akışıyla ilgili bir olasılık. Türkiye'de özel sektör giderek büyüyen bir tasarruf açığı veriyor ve bunu üretimini, yatırımını büyük ölçüde dış kaynak kullanarak finanse ediyor. Daha çok dış kaynak kullanan sanayici, içerdeki faizlerin yükselişinden de çok fazla etkilenmiyor.
Benim kaygım, uluslararası sermaye hareketlerindeki bir yön değişikliğinin Türkiye'nin kendine özgü riskleriyle bütünleşerek Türkiye'ye dış kaynak girişini ani olarak azaltması. Mayıs - Haziran aylarında bunun bir provası yaşandı ve nelere yol açabileceği konusunda iyi bir fikir verdi. IMF'nin de değindiği gibi, ikinci bir dalganın gelmesi halinde bunun ülkeyi ve büyük ölçüde dış kaynak kullanan sanayiciyi yaralaması göz ardı edilemeyecek bir olasılık.
Güven Sak, küresel sistemle bütünleşmiş yabancı sermayeli şirketlerin sanayimizdeki payının arttığını düşünerek bu etkinin sınırlı olabileceğini düşünüyor, yaşanmakta olan büyümenin kısa vadedeki sürdürülebilirliği konusunda benden daha iyimser. Ancak sanayimizin küresel dönüşüme uyumu konusunda çok ciddi kaygıları var.

Sanayimiz ne alemde?
Güven Sak'ın geçenlerde İSO Meclis toplantısında yaptığı sunumda ortaya koyduğu veriler aslında çok şey anlatıyor. Son 25 yılda sanayi katma değeri Çin'de 12 kat, Güney Kore'de 6 kat artarken Türkiye'de yalnızca 3 kat artabilmiş. Güven Sak'ın bu sunumda yaptığı bazı önemli saptamalar şunlar:
  • Türkiye ekonomisi hızla küresel ekonominin parçası haline geliyor, 1989 - 2001 döneminde % 9.5 büyüyen dış ticaretimiz 2002 - 2005'de % 27 büyümüş.
  • Türkiye'nin ara malı ithalatındaki artış da 1989 - 2001'de % 9.5 artarken 2002 - 2005 döneminde bu artış % 30'a çıkmış.
  • Türk sanayinin yükselen sektörleri ithalata daha fazla bağımlı
  • Küresel boyutta yıldız olmaya aday çok az sektörümüz var.

  • Bunlar giderek büyüyen dış açığı da besleyen sorunlar. Konuyu Pazar günkü yazımda sürdüreceğim.
    NOT: Milliyet'in 13 - 17 Eylül tarihli sayılarında yayımlanan "Dünya Nereye, Türkiye Nereye" dizisine internette erişmek isteyen okurlar http://www.milliyet.com.tr/2006/09/13-14-15-16-17 yazar/ulagay.html adresine girerek bu yazılara erişebilirler.

    oulagay@milliyet.com.tr








    Taha AKYOL
    Papa'ya bilimsel cevap
    DİYANET İşleri Başkanlığı, Papa'nın iddiaları...
    Çetin ALTAN
    Minik öğrenciler, parasız öğretmenler ve 73 yıl öncesi
    Okulların açılmasıyla TV ekranlarını da, ilko...
    Melih AŞIK
    Sincan'da bir olay
    Ankara'nın Sincan ilçesinde görevli edebiyat ...
    Fikret BİLA
    Orgeneral Başbuğ'un talebi
    Kara Kuvvetleri Komutanı Org. İlker Başbuğ, g...
    Hasan CEMAL
    Çarşamba!
    Bu köşede geçen hafta cumartesi günü, "Fatih'...
    Güneri CIVAOĞLU
    Enselenir
    Siyasetin de "foto-shop" estetik müdahaleleri...
    Abbas GÜÇLÜ
    Lütfen bu mektupları sonuna kadar okuyun!
    İnsanın yüreğini cız eden mektuplar hep gelir...
    Hurşit GÜNEŞ
    Sabit kura geçelim mi?
    Geçen hafta Amerikalı iktisatçı Steve Hanke y...
    Nail GÜRELİ
    Amerika nereye? Türkiye nereye?
    Soru "Bush nereye, Tayyip nereye?" biçiminde ...
    Sami KOHEN
    Politikacı doğruyu söyleyince...
    "DOĞRU söyleyeni dokuz köyden kovarlar" derle...
    Metin MÜNİR
    Kıbrıs'ta AKP dönemi
    Demokrat Parti Başkanı Serdar Denktaş'ın Kıbr...
    Hasan PULUR
    Yine Boğaziçi...
    Hatasıyla sevabıyla İstanbul'un "unutulmayan"...
    Meral TAMER
    Şafak davası için savcılar göreve çağrıldı
    Biliyorsunuz Elif Şafak, son romanı Baba ve P...
    Osman ULAGAY
    Ekonomide büyümenin ve sanayinin geleceği
    Pazartesi günkü yazımın sonunda (1) Türkiye'd...
    Güngör URAS
    Finans panayırı bu yıl Singapur'daydı
    IMF ve Dünya Bankası'nın her yıl eylül ayında...
    M. Ali BİRAND
    Türkiye, Rehn'e yalan mı söyledi?
    Bugünlerde, Avrupa Komisyonu çevrelerinde Tür...

    © 2006 Milliyet