|
 |
|
|
Kadınlar için kadınlar tarafından
Yaşam Güzeldir / Banu Şen
Kıştan kopamayan, yaza alışamayan; soğukla sıcak arası bir sonbahar günüydü... Basmane Karakolu'nun önüydü... Oradan geçme nedenim ise çabucak tamamlanması gereken bir haberdi. Karakolun önünde önce tekerlekli sandalyede oturan, bakımsız, zayıf ve bitkin kadını gördüm. Yanında ise tekerlekli sandalyeye sıkı sıkı tutunmuş bir erkek çocuğu duruyordu. Çocuğun gözleri ne kadar donuksa annesinin gözleri de bir o kadar çaresiz bakıyordu. Evet insan böyle bakan bir kadınla göz göze geldiğinde o gözlerin ne ifade ettiğini kolay anlayabiliyor. Çünkü çaresizlik çok zor olsa da anlamak hiç de zor değil.
Önce önlerinden geçtik. Bir adım sonra kadının gözlerini düşünüp, geri döndük. Başlarında bekleyen polis memuruna sordum... "Ne oldu?" Memura fırsat vermeden, yorgun kısık sesiyle anlatmaya başladı kadın... "Kocam çok dövüyor beni. Sakatım diye. Artık dün gece dayanamadım. Oğlum yardım etti. Evden kaçtık. Kütahya'da oturuyoruz. Yaşlı bir amcadan yardım alıp ilk trene bindik. İzmir'e geldik. Trenden inmeme yardım edenler beni yakındaki bu karakolun önüne bıraktı."
Gözlerim... Yaşları dondurup bırakmak öyle zordu ki. Tuttum kendimi. Kucağında bir bez parçası vardı. Onu bırakmak istemiyor, bez parçasına dalıp gidiyordu. "O bezde ne var?" diye sorduğumda bu kez o ağlamaya başladı. Bezi araladı. Gördüğüme inanamadım. Kirli beyaz çarşaf parçasına sarılmış, yeni doğmuş, çıplak bir bebek vardı kucağında. Ölü gibi, hareketsiz, ama sıcak... Öyle zayıf, öyle minik ve öyle hasta.
O kadının adı Kadın Ana'ydı... Adı gibi anaydı. Birçok kadın gibi şiddete dayanacak gücü kalmamış bir anaydı. Sonra, karakoldaki polislerle Kadın Ana'nın sığınma evine yerleşmesini sağladık. Daha sonra ne oldu Kadın Ana'ya? Bilemiyorum. Çünkü sığınma evine yerleştirilen kadınlarla ilgili sonradan bilgi vermek yasakmış. Öyle merak ediyorum ki onu... Onun gibi bir odada sıkışıp kalmış ne çok kadın öyküsü bulunduğunu düşünüyorum.
Lord Bacon'un "Öfke, aptalları akıllı yapar; ama yoksul bırakır" sözü geliyor bir yerlerden... Umarım öfkesiyle kadına şiddet uygulayanlar bir gün aslında nasıl yoksul kaldıklarını anlar. Kadının sevgisinden, kadının şefkatinden...
111 kadın fotoğrafçı
Bu hafta İzmir'de bir sergi gerçekleştiriliyor. İlk olarak geçtiğimiz yıl 111 kadın fotoğrafçı olarak şiddete karşı bir araya gelen ve şu anda sayıları 200'ü geçen kadın fotoğrafçılar, çalışmalarından oluşan 'Kadınlar İçin Kadınlar Tarafından' sergisini İstanbul, Diyarbakır, Düzce, Çanakkale, Kars, Londra, Washington DC ve Urfa duraklarının ardından şimdi de İzmir'de açtı.
'Kadınlar İçin Kadınlar Tarafından' etkinliklerinin iki temel amacı olduğu belirtiliyor; "kadına yönelik şiddete dikkat çekmek ve kadın kuruluşlarına maddi destek sağlamak."
İki aşamalı gerçekleşecek İzmir sergisinde sadece Türkiye'den değil, Japonya'dan Amerika'ya kadar dünyanın çeşitli yerlerinde yaşayan Türk kadın fotoğrafçıların çalışmaları yer alıyor.
Sergiden elde edilecek gelirin tamamı Urfa'da aile içi şiddete maruz kalan, tacize uğrayan ve baskı altında bulunan kadınlara psikolojik ve hukuki destek veren 'Yaşamevi Kadın Dayanışma Derneği'ne aktarılacak.
21-30 Eylül'de Konak Belediyesi Alsancak Kültür Merkezi, 1-12 Ekim'de de Büyükşehir Belediyesi Çetin Emeç Sanat Galerisi'nde çaresiz gözlere el uzatmak istersiniz belki diye düşündüm...
bsen@milliyet.com.tr
|
|
|

|