Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 22 Eylül 2006 / Cuma  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Otomobil    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Baba ve Piç'in kapağı...


Elif Şafak'ın "BABA VE PİÇ" romanının kapağındaki o görüntü nedir? Bendeki öyküsünü anlatayım...
İstanbul Sanat'ın Topkapı'ya bakan terasındaydık. Hoş bir İstanbul gecesiydi. Elif Şafak çantasından çıkarıp masaya "İşte kapak" diyerek bir prova baskı koydu. "BABA VE PİÇ"in yayımı öncesi masadaki 4 dost, kapağı yorumladık.
Doğum öncesi ana karnındaki bebeği, ultrason ekranında gözleyenler gibiydik.
"Dervişin fikri ve zikri" denebilecek tahminlerimiz olmuştu.
Yeğenim Ayşegül Molu Büyüm, kapaktaki görüntünün ne olduğunu "doğru" tahmin edendi; "Yırtılmış bir nar kabuğu... Yırtığın içinden görünen nar taneleri..."
...........................
Narın felsefe mesajları vardır...
Bunlardan biri de kadınla özdeşleşen doğurganlık ve bereket...
Yani...
Bir dramatik "doğum" ekseninde örülen bu romanla örtüşen ve derinliğini paylaşan bir kapak...
............................
Gece boyunca kitap ve kapak konuşuldu.
"Nar yırtığını" saran renklerde birkaç ton uygulaması dışında, kapak çalışması tam not aldı.
Bilemiyorum, Türkiye'nin bu en çok satmakta olan ve satışında da bereket üreten kitabını alanlar o kapak resmine hangi manalar yüklemekteler...
Ama... Gerçek bu.
Umarım yurtdışındaki satışlar da böyle olacak.
Türkiye için iyi bir propaganda olmadıysa da Avrupa ve Amerika medyasında dikkat çekici bir haber olarak yer aldı ve kitabın yabancı dil baskıları için etkin bir tanıtım gerçekleşti.
...........................
Elif Şafak, pazar günleri Kanal D'de yayımlanan Şeffaf Oda programımda konuk olmuştu.
Dostluğumuz sürdü.
Onu biraz yakından tanımak olanağını buldum.
İzlenimim... Yaşamı ciddiye alan bir genç kadın.
Saçları, giyimiyle bir "tarzı" var.
Kadınların çoğundan daha ilk bakışta, görünüşüyle bile ayrılıyor.
Çok küçük yaşında baba, aileyi terk etmiş. Annesi tarafından büyütülüyor. Diplomat olan annesiyle beraber Strasbourg'da, Madrid'de geçiyor çocukluk ve ilk gençlik yılları...
Sürekli okuyor. Sürekli günce yazıyor. Öyle oluyor ki... Günce satırları zaman zaman romana dönüşüyor. Elif Şafak "Yazdıklarımı okuyunca, hangisini gerçekten yaşadım, hangisi hayalimin ürünüydü, bazen bilemezdim" der. Genellikle yalnızdır. Babasına kızmaz, babasından nefret etmez, baba çağrışımı onun için sadece bir boşluktur. Belki de BABA VE PİÇ romanı, onun bu travmasının bilinçaltı ürünüdür.
ODTÜ'ye girer. Elif de sol eylemlerin içindedir. Sonra... Doktora... Amerika'da öğretim görevlisi olarak geçen yıllar... Ayağını sağlam basan bağımsız bir duruş... Farklı renkleri ortaya koyan cesur bir yazar...
Örneğin... DERVİŞ'te biseksüellik gibi çok duyarlı satırların yazılması yürek ister.
Hep ciddi konuları konuşan, havaiyattan pek hoşlanmayan, güzel bakan, tertemiz yürekli bir insan...
Eşi, Referans gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni Eyüp Can ile birbirlerini seçişleri ve bu evliliği sevgiyle, saygıyla, anlayışla, sımsıcak sürdürmeleri de yazılmamış bir kitap...
Şimdi bir de bebekleri var.
Bir bebeği "sosyal proje" gibi görmeyen iki gerçek insanın çocuğu olarak yetişmek hoş talih.
.............................
Bu roman için dava açmak, siyaset deyimiyle "hayalet taşlamaktı."
Hukukta "suçun şahsiliği" ilkesi vardır.
Roman kahramanı suç işler mi?
"İşledi" diye dava açılırsa, işte bu "hayalet" yargılamak olur.
"Cadı avı" Ortaçağ'da kalmıştır.
Bur roman için "Türklüğe hakaret" diye kıyametler koparan zihniyet, Türkiye üzerine düşürdüğü gölgelerle "Türklüğe hakaret" etmektedir.
Bu dava "beraat"le sonuçlandı. Ya daha önce açılmış ve sürmekte olanlar?.. 301 bu haliyle kaldıkça açılacak olanlar?

g.civaoglu@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Hukukta özgürlük fikri
ELİF Şafak davasının hukuki serüveni çok ilgi...
Çetin ALTAN
Petrol yerine hidrojen ve saksıda incecik bir çınar yavrusu
Bendenizin şöyle uzaktan gördüğüm kadarıyla, ...
Melih AŞIK
Hellim operasyonu
Olli Rehn başta olmak üzere, AB sözcüleri dün...
Fikret BİLA
Yargıç Uncu, bir 'fuzuli işgal'i sonlandırdı
Beyoğlu 2. Asliye Ceza Mahkemesi Yargıcı İrfa...
Hasan CEMAL
Beraat ve kaza!
Demokrasinin olmazsa olmaz koşulları nedir? B...
Güneri CIVAOĞLU
Baba ve Piç'in kapağı...
Elif Şafak'ın "BABA VE PİÇ" romanının kapağın...
Abbas GÜÇLÜ
AKP'de Lozan çatlağı
AKP, dışarıya fazla belli etmese de için için...
Hurşit GÜNEŞ
İşsizlik düşüyor mu, düşmüyor mu?
Önceki gün haziran ayı işsizlik verileri (yan...
Sami KOHEN
Birleş(me)miş Milletler...
BM Genel Kurulu'nun eylül ayında başlayan yen...
Metin MÜNİR
Kıbrıs'ta nüfus, rant, siyaset ve aşağıdakiler
KKTC dünyada adam başına en çok genelev ve ku...
Faik ÖZTRAK
İşsizlik rakamları
Haziran ayı rakamları işsizlik oranında nisan...
Hasan PULUR
Şu Macarlara bakın, yalan için sokağa döküldüler
İNSANLAR tuhaf oluyor, buyurun şu Macarlara b...
Erdoğan SAĞLAM
İnsafsız takdire Maliye 'bakacak'
Emlak vergisine esas olan takdirlerdeki insaf...
Derya SAZAK
301'den beraat
Elif Şafak, "Baba ve Piç" romanı nedeniyle TC...
Meral TAMER
Brüksel'den Türkiye nasıl görünüyor?
Avrupa Birliği hukuku uzmanı Tulû Gümüştekin,...
Ece TEMELKURAN
Ayakta kalmanın bedeli: Beyrut
Şuncacık uzaylarımızda binlerce sıyrık ve yar...
Güngör URAS
Gelirimiz düşük tüketimimiz düşük
Türkiye'de hane halkının aylık ortalama tüket...
M. Ali BİRAND
Yargı, 301'e "ince ayar" yaptı
301 konusunda, ben dahil, sürekli şekilde hük...

© 2006 Milliyet