Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 23 Eylül 2006 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Otomobil    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Korku imparatorluğu

Buyur ola korku kültürünün fizyolojisi, psikolojisi, ekolojisi ve sosyolojisi testusuna bu hafta


a.t.altiner@superonline.com


11 Eylül 2001 sabahı New York Manhattan'da Dünya Ticaret Merkezi kulelerinden kuzeydekine saldırı 08.45'te gerçekleşmişti. Bu darbeden 18 dakika sonra ikinci bir uçak güneydeki kuleye çarpmıştı. Güney kule saat 09.59'da, ilk çarpılan kuzey kule 10.30'da çökmüştü. 3 bin kişi ölmüştü. Hafızalarda bu dakikaların tutulması çok önemliydi. Birilerinin iddiasına göre o dakikalardan sonra dünya artık eski dünya olmayacaktı. O andan bugüne değişen ne oldu? Bir zamanlar yaratılan müzmin komünist korkusu şimdi terörist korkusuna mı dönüştü?
Bush yönetiminin 2001 yılında imzaladığı antiterör ve yurtseverlik yasasının 11 Eylül 2006 itibarıyla durumunu Amerikalı birkaç yazara sorduğumda gelen yanıt çok acı. Etnik kimliğe dayalı fişleme (racial profiling) ve kalıp-yargılama (stereotyping) sessizlik içinde devam ediyormuş. Suspus beyaz çoğunluk da nasibini alıyor zahir. Cep telefonları bulunduğunuz yeri saptıyor, kameralar her hareketinizi izliyor, metro kartları her şeyi hatırlıyor. Güvenlik adına her ne pahasına olursa olsun gözetlenen toplum! Korku kültürü insanları birbirine yabancılaştırıyor. Sessizlik bilgisizliğe, bilgi yanılsatılmaları korkunun pekişmesine, korku nefrete, nefret şiddete dönüşüyor. Netice: Toplumu korkutacaksın sonra da dilediğin yeri işgal edeceksin.
Noam Chomsky ve Barry Glassner gibi Amerikalı düşünürlere göre korku kültürü iktidar tarafından üretiliyor. Frank Furedi adlı Macar asıllı İngiliz sosyoloğa göreyse doğal korkunun medya ve hakim güçler tarafından abartılmasıyla pasifleştirilen bireylerden oluşuyor korku kültürü... Açık Radyo'da "Ruhun Labirentleri" programının yaratıcısı sevgili dostum, ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanı Doç. Dr. Kemal Sayar'a korku sarmalını bana tanıttığı için şükranlarımla. Buyur ola korku kültürünün fizyolojisi, psikolojisi, ekolojisi ve sosyolojisi testusuna bu kez de.

1- Korkunun fizyolojiyle ilgisinden başlayalım. Korku durumunda beynin en çok aktive olduğu, kendi küçük, komuta gücü büyük merkeze ne denir?
a. Hipokampus
b. Yerleşke
c. Soğanilik
d. Amigdala

2- Beklenmedik tehlike karşısında korkarız. Kalbimizin atışı hızlanır. Avuçlarımız terler. Ağzımız kurur. Heyecanlanırız. Korkunun fizyolojisine devam: Amigdalanın emriyle bütün sistemimize hangi hormon salgılanır?
a. Testosteron
b. Kortizon
c. Adrenalin
d. İnsülin

3- Herkes her zaman, her yerde korkuya aşağıdakilerden hangisiyle tepki verir?
a. Saldır
b. Kaç
c. Donup kal
d. Hepsi

4- Korkunun psikolojisine geçelim. Korku ile endişe arasında ne fark var?
a. Korku doğrudan işaret edebildiğimiz, nesnel, görünen bir tehlikeye karşıdır. Endişenin ise sebebi belirsiz, mantıksız, öznel ve gizlidir.
b. Korku kişinin karşılaştığı tehlikeyle orantılı bir tepkiyken, endişe tehlikeden bağımsızdır.
c. Kişi büyük bir tehlike karşısında etkin ve yürekli olabilir. Ama endişe karşısında kişi çaresizdir.
d. Hepsi

5- Gerçekten tehlike olmasa bile devam eden, herhangi bir şeye karşı mantık dışı, yoğun, olağanüstü korkuya ne denir?
a. Hobi b. Fobi
c. Öcü d. Bush

6- Her geçen gün kimlikler daha çok vurgulanıyor. Yaşam alanları küçülüyor. Herkesin herkese duyduğu, farklı olana husumet şeklinde görülen yabancı korkusunun uluslararası terminolojideki fobi adı nedir?
a. Homofobi
b. Kakofobi
c. İslamofobi
d. Ksenofobi

7- Korku, beklenmedik ve öngörülemeyen bir durumla karşılaşan insanın defans mekanizması. Oysa, "Korku Kültürü"nün yazarı sosyolog Frank Furedi'ye göre günümüzde yaşadığımız korkuların çoğu kendi kişisel deneyimlerimizden kaynaklanmıyor. Batı toplumları bir korku kültürünün etkisine giriyor. Bunun temelinde, insanın gündelik yaşamını tehdit eden yok edici güçlerle kuşatılmış olduğu inancı var.
Aşağıdakilerden hangi istenir durum bile artık risk altında sayılıyor?
a. Aşık olmak
b. El sıkışmak
c. Eşlerle ortak banka hesabı açmak
d. Hepsi

8- Korku politikası terörle ilişkilendiriliyor. "Sıradan insanlar doğaldır ki savaşmak istemezler... Ama ne de olsa politikayı belirleyen ülkenin liderleridir ve ister demokraside, ister faşist diktatörlükte, ister parlamentoda, isterse komünist bir diktatörlükte, insanları sürükleyip götürmek basit bir iştir. Yapmanız gereken tek şey, onlara saldırıya uğradıklarını söylemek ve pasifist aydınları vatansever olmamakla, ülkeyi saldırı karşısında savunmasız bırakmakla itham ederek etkisizleştirmektir... İktidarın sırrı korku üretmek ve kullanmaktır. Bu her ülkede aynı sonucu verir." Kim demiş?
a. George W. Bush
b. Donald Rumsfeld
c. Herman Göring
d. Usame Bin Ladin

Yanıtlar: 1) d, 2) c, 3) d, 4) d, 5) b, 6) d, 7) d, 8) c.



PAZAR
Önümüzdeki sezon yaklaşık 40 Türk filmi seyredeceğiz
"Ben parayı hayatımı satarak kazanıyorum"
Torunları bayramda heykelinin elini öpüyor
"Sen neymişsin be Ayhan abi!"
İlk yayınını 14 milyon kişi izledi
"Modern Zamanlar"da yaşayamamak
Lavanta tarlasında...
Fotoğraf dolu günler
Akbank 16. Caz Festivali yaklaşıyor
İncirle gelen lezzet ve enerji
Korku imparatorluğu
Sünnet şöleninde rap konseri
Cüce gezegenin intikamı
Deniz levreğine inancım Kordon'da tazelendi
Her yerde İran... Daskyleion'da da!
Parayla mı sırayla mı?
Hangisi sincap, hangisi bilgisayar?





Ahmet Turhan Altıner
Can Dündar
R. Hakan Kırkoğlu
Vedat Mılor
İlber Ortaylı
Tuba Akyol
Yalvaç Ural

© 2006 Milliyet