|
 |
|
|
Her yerde İran... Daskyleion'da da!
Anadolu toprakları çok bereketli, burada yaşayan milletler gibi burayı uzaktan idare edenlerin de kalıntıları var. İranlılarınki Daskyleion gibi kazılarla ortaya çıkıyor
Fax: (0312) 427 20 64
Daskyleion, Bandırma civarında Kuş Gölü'nün kıyısında Hisarlık Tepe mevkiindeki bir harabe... Bu bölgedeki Frigyalıları (Hellespont Phrygiası) yöneten İran satrapının yani valinin sarayı, satrapın avlandığı göl ve çevresine bakıyor. Kazı yerine yaklaştığımızda, daha sur duvarlarında İran örgüsü kendini tanıtıyor. Heyecanlanmayacak gibi değil, uzak Orta Asya'da gördüğümüz İran sur örme teknikleri burada, Akdeniz çevresinde de karşımıza çıkıyor. Her yerde İran...
Burada bulunan mühürlerden satraplık merkezinin Hisarlık Tepe'de olduğu Ekrem Akurgal'ın kazılarından anlaşılıyordu. 20 yıldır Tomris Bakır'ın yönettiği kazı alanına giriyoruz. Birçok dilin konuşulup yazıldığı, bulunan epigrafik malzemelerden yani kitabelerden anlaşılıyor. Ahamenişler devrindeki Asya'ya hükmeden, Akdeniz'e uzanan Büyük İran İmparatorluğu'nun bir eyalet merkezi.
İran MÖ 5'inci asırdan itibaren Hindistan sınırlarından Orta Asya'ya; güneyde Suriye, Filistin ve Mısır'a; batıda bütün Küçük Asya'ya hükmediyor. Ahamenişler devri İran'ı bugünkülerin ceddi.
Dili elbette geçirdiği evrim itibarıyla farklılaştı ama bugünkü Farsçanın atası olduğu kesin, hatta Yunanca ve Sami dillere göre çağımızdaki torunuyla ilgisi daha da güçlü. 2 bin yıldır pek değişmeden yaşayan tek istisna, İsa'nın doğumu sıralarındaki edebi ve dini dilin olduğu gibi korunup zamanımıza aktarıldığı İbrancadır.
Ulaşılmayan köşe yoktu
Geniş İran İmparatorluğu'nun merkezleri her köşeden başkent Şuşa'ya ve Persepolis'e kadar Roma devrinde olduğu gibi taş döşeli yollarla bağlıydı. Tabii bunu Romalılardan beş asır önce becermişlerdi. Hem de ne yol: Ankara civarında Gordion'da bir parçası var, Bandırma civarı Daskyleion'da daha başka bir mükemmel parça, bu imparatorlukta ulaşılamayan köşe yoktu.
İran İmparatorluğu'nun eyaletlerini satraplar yönetirdi. Doğudaki eyalet Horasan "Doğu" demek, batıdaki uç eyalet "İyonya" demek olan Yunanistan'dı. Dünyaya imparatorluk yönetmeyi, vergi koymayı, askeri denetim, asayişi sağlamayı ve parlak imparatorluk protokolünü eskiçağ ve ortaçağ İran imparatorlukları öğretmiştir.
İran'ın törensel başkenti Persepolis, yaşanan ve oturulan bir başkent olmaktan çok, imparatorluk şaşaasının sergilendiği, milletlerinin temsilcilerinin ihtişamından çarpıldığı bir yapılar bütünüydü. Bütün dünyanın sanatları burada mecz edilmiştir. Sütun başlıklarında Hint, devasa sütunlarda Yunan-İyonik üslup, taht salonunda ve sayısız bölümlerde Mezopotamya ve Mısır'ın etkileri vardı ama buna rağmen her şey İran'dı.
Hele milletler salonunda şahlar şahına hediyelerini getiren Lidyalı, Karyalı, İyonyalı, Kapadokyalı, Baktriyalı, Sogdiyanalı ve diğer temsilcilerin tasvir edildiği kabartmalar bir imparatorluğun şaşaasını bugün bile ziyaretçilerin yüzüne çarpar.
İran tarihinin her zaman onu yönetenler ve yönetilenler tarafından hissedildiği ve İranlıları yönlendirdiği açıktır. Uygarlık tarih bilinci ve yaşanan tarihe bilinçli ve bilgili bir saygıdır. Bu muhteşem sarayı İskender yaktı yıktı; hani doğuyu ve batıyı birleştirmek için sefere çıkmıştı. Bunun en güzel örneğini yok etmesi, iddialı önderin aşamayacağı bir ihtişama dayanamadığını gösterir.
Daskyleion kazılarında en çok göze çarpan bölüm bir Zerdüşti sunağı ve ibadet yeri. Oldukça iyi korunmuş ve kazı heyeti büyük dikkatle kazıyor. Belki yakın zamanda bu civarda bir "sessizlik kulesi" de bulunabilir. Bu kulelerde Zerdüşti cenazeleri yüksek bir katafalka bırakılırdı.
Yüksek bir sanatla karşı karşıyayız
Su, ateş ve toprak temiz ve mukaddes olduğundan; temiz olmayan cesedin yakılması, gömülmesi veya suya atılması caiz değildi. O nedenle vahşi kuşlar ile akbabaların cesedi parçalamalarına terk edilirdi. Prof. Tomris Bakır kazılarda bir hayli Pers steli (sunak) buldu. Yüksek bir sanatla karşı karşıyayız. Uzak İran'ın her köşesinde benzerini göreceğimiz eserler...
Anadolu toprakları çok bereketli, burada yaşayan milletler gibi burayı uzaktan idare edenlerin de kalıntıları var. İranlılarınki Daskyleion gibi kazılarla ortaya çıkıyor, Roma kalıntılarına her köşede rastlanıyor. Güneydoğu Anadolu'da Mezopotamya kültürlerinin kalıntıları Sultantepe'de olduğu gibi Sümerce arşivler bulunuyor.
Ülkenin her köşesi eski dünyaya hayran olan insanları heyecanlandırıyor. Anadolu bir dünya; uzun tarihin ve geniş coğrafyanın en seçme örnekleri burada. 11'inci asırdan beri güzel ve zengin bir ülkeye sahip olduk. Gezip görmek lazım.
|
|
|

|