|
Baykal'la kıyameti koparmak!
Sosyal demokratlık nedir? Hele Türkiye gibi yoksulluğun, adaletsizliğin kol gezdiği, demokrasi ve özgürlükler açısından eksiği gediği hiç eksik olmayan bir ülkede sosyal demokratlık ne anlam taşır? Ne olmalıdır?
Yeni değil bu sorular.
Kim bilir, kaç kez yazdım.
Bu soruları öteden beri özellikle CHP'liler için yazıyorum. Çünkü CHP lideri Baykal'la önde gelen parti sözcüleri uzun zamandan beri sosyal demokrat bir havada değiller.
Hatta, bırakın sosyal demokratlığı bir yana, bazı alanlarda demokrat bir çizgide yürüdükleri bile kolay söylenemez.
Ama bir şey söylenebilir:
Kızılelmacılar ile aynı dalga boyunda oldukları...
Baykal ve CHP sözcüleri, doğrusu, sosyal demokratlığın değil, daha çok milliyetçiliğin bayrağını sallıyorlar.
Değişimin değil, statükoculuğun bayrağını sallıyorlar.
Yeniliğin değil, entelektüel tembelliğin bayrağını sallıyorlar.
Özgürlüklerin değil, muhafazakarlık ve Kızılelmacılığın bayrağını sallıyorlar.
Örnek mi istiyorsunuz?
Alın Elif Şafak davasını...
Alın 301'i...
Bugüne kadar neredeydi Baykal?
Neredeydi CHP sözcüleri?
İfade özgürlüğü gibi bir konuda bırakın sosyal demokratlığı, demokratlığın gereğini yerine getirdiler mi?
Ne gezer!
Gerçek bir sosyal demokrat lider, düşünce özgürlüğü konusunda kıyameti koparırdı, kıyameti... Demokrasi ve özgürlük bayrağını dalgalandırırdı.
Yapmadı Baykal.
Sindi, tam siper oldu.
Hatta kızılelmacı, ulusalcı, milliyetçi ve de muhafazakar karşı cephede kıyameti koparanların dümen suyunda giden utangaç tavırlar sergiledi.
Ayıp!
Bu tutum ne sosyal demokratlığa, ne de demokratlığa sığar.
Seçimler yaklaşıyor!
Oy kaygısı anlaşılan...
Peki, ilkeler ne olacak?..
"Şehit cenazeleri gelirken, Türklüğe hakareti affetmek olur mu?" zihniyeti belki de...
301'i değiştirmek, demokrasinin gereği değilmiş de, sanki Türklüğe hakarete göz yummakmış gibi...
Bu çarpık zihniyet, öyle anlaşılıyor ki, yalnız sosyal demokratlığın değil, demokratlığın da önüne geçmekte...
Yazık!
Baykal ve sözcülerinin şu sıralar Meclis gündemindeki son reform paketi konusunda aldıkları tutum da sosyal demokratlık açısından yazık olan bir başka noktadır.
O kadar ki, Kızılelmacı medyanın manşetleriyle CHP sözcülerinin şu sıralar yaptıkları çıkışlarla aynı dalga boyunda buluştukları görülüyor.
Boşlukta kalan, gerçeği yansıtmayan bir takım iddialar havalarda uçuşuyor.
Azınlık düşmanlığını fıştıklayıcı bir söylem... Cılkı çıkmış Lozan kışkırtması... Sevr safsatası... Ve bütün bunlarla birlikte daha da kabartılmak istenen AB karşıtlığı...
Böyle sosyal demokratlık olur mu?
İlkeler bu kadar boşlanır mı?
Böyle iktidar alternatifi olunur mu?
h.cemal@milliyet.com.tr
|
|