Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 23 Eylül 2006 / Cumartesi  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Otomobil    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Solun tarihinden bir görüntü...


ABDÜLKADİR Demirkan kimdir?
Abdülkadir Pirhasan'dır.
Abdülkadir Pirhasan kimdir?
Vedat Türkali'dir.
Ortada üç isim olsa da, bir insan var.
* * *
1951 TKP davasında 9 yıla mahkûm olan öğretmen Yüzbaşı Abdülkadir Demirkan, hapisten çıktıktan sonra "Demirkan" soyadını mahkeme kararıyla aile lakabı "Pirhasan"a çeviren, film senaryoları ve romanlarında kullandığı adla Vedat Türkali...
* * *
EMİN Karaca "Vedat Türkali Ansiklopedisi" adını koyduğu kitabın kapağına bir de not düşmüş: "Abdülkadir Pirhasan hakkında bilmek istediğiniz her şey." (İnkılap Kitabevi)
Gerçekten öyle, diyelim Vedat Türkali'nin filme çekilen bir senaryosundan söz ediliyor, yönetmen Halit Refiğ'in adı geçiyor, gelsin Halit Refiğ maddesi.
Ya da cezaevi günleri anlatılırken Dr. Hikmet Kıvılcımlı'nın adı geçiyor, "Buyurun doktor huzurlarınızda!"
Senaryosunu Vedat Türkali'nin yazdığı bir filmin oyuncu kadrosunu arıyorsanız, ya da romanları için yapılan eleştirileri, hepsi bu ilginç ansiklopedide var.
"İlginç" dedik çünkü şimdiye kadar "kişiye özel" ansiklopedi görmedik...
Emin Karaca öyle bir çalışıp araştırmış ki, ansiklopediye Vedat Türkali'nin bakkalını, ya da terzisini almadığını sorsak bile garip kaçmaz, onlara bile yer verseydi, kimse, "Ne işi var bunların?" demezdi.
* * *
VEDAT Türkali'nin ilginç anıları da var...
"Demirkan" soyadını "Pirhasan"a çevirmek için mahkemeye başvuruyor, hâkim, kararı verdikten sonra, soruyor:
"Ne, Abdülkadir Bey, tarikat mı kuracaksın?"
Senaryosunu Vedat Türkali'nin yazdığı "Karanlıkta Uyananlar"ın yönetmeni Ertem Göreç... Film bitmiş, kopyaları seyrediliyor, Vedat Türkali'nin tipleri arasında olumlu bir aydın var: Gazeteci Aydın İlhan. Fabrika kapısında işçilerle röportaj yaparken Türkiye doğrularını söyleyen, Türk sinemasına dudak büküp burun kıvıranlardan değil!
* * *
LAKİN filmin bu sahnesine gelince...
Vedat Türkali anlatsın:
"Ne göreyim, öyle bir tip, öyle bir oynatılmış ki! Aydın İlhan eşcinsel görünümünde, aşağılık bir oğlanmış meğer...
Yüreğime inecekti, snop aydınlara takılalım derken, bütün Türk aydınlarını taşlayıp yadsımıştık.
Ne bu Ertem, dedim. Ne var bunda abi, o da puştlardan biri değil mi, deyiverdi."
Neyse oyuncu değiştirilir, o sahne baştan çekilir, yoksa Vedat Türkali senaryodan adını çıkaracaktır.
* * *
"GÜVEN" 2. Dünya Savaşı'nda Türkiye'yi, Türkiye'nin solunu, Türkiye Komünist Partisi'nin öyküsünü anlatır. Öykünün kahramanları TKP'nin yöneticileri, aydınlar ve sempati duyanlardır, tabii Vedat Türkali de bunlardan biridir, Server Tanilli'nin deyimiyle "Roman, hatalarıyla sevaplarıyla Türkiye'de sol hareketin aynasıdır."
Ve bu aynanın bir köşesinde de hep kavga vardır.
Solun solla kavgası...
* * *
BU da doğaldır, bir dünya görüşü, karşı bir görüşün tartışılmasına, iktidarın gücüyle izin vermezse, susturulan görüşün sahipleri kendi kendileriyle kavga ederler, hem de ideolojik değil kişisel kavgalar.
Emin Karaca'nın ansiklopedisinde, bu kavgalardan -hadi polemik diyelim- örnekler var.
Mesela Sevim Belli, Vedat Türkali'ye der ki:
"Usanmadan kaptanlara rota vereceğine, hiç değilse kendi gemisine kaptan olup kendi rotasını çizseydi ya! Karaya oturmuş gemilerde olmazdı şimdi herhalde."
Abdülkadir Pirhasan'ın (Vedat Türkali) cevabı da şu:
"Kaptanlara rota verme işinde de bir terslik olmalı. Aklım hiçbir gün ermedi böyle işlere! Beni Kalkavan dedesi Rıza Kaptan'la mı karıştırdı nedir Sevim kardeşimiz!"
Ne dersiniz, cevap olmuş mu, yerine oturmuş mu?

h.pulur@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
YÖK-bakanlık çekişmesi
YÖK ile Milli Eğitim Bakanlığı arasındaki bit...
Çetin ALTAN
"Yazarlar"a karşı barbarizmin pençesi ve Köyceğiz günleri noktalanırken...
M.Ö. 330 yıllarında Büyük İskender tarafından...
Melih AŞIK
Tohum ve toprak
AB'nin isteği üzerine TBMM'ye sevk edilen bir...
Fikret BİLA
Bardakoğlu: Sosyalleşme kanalları lazım
Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Bardakoğ...
Hasan CEMAL
Baykal'la kıyameti koparmak!
Sosyal demokratlık nedir? Hele Türkiye gibi y...
Güneri CIVAOĞLU
Hanedanın sesi
Osmanlı ailesinin en büyüğü Ertuğrul Osman Ef...
Can Dündar
Atatürk'ün günlükleri
28Temmuz 1918 Pazar:
Abbas GÜÇLÜ
AKP Çelik'i gözden mi çıkardı?
Milli Eğitim Bakanı Çelik'in özel öğretim kur...
Semih İDİZ
Medeniyetler çatışmasının ön cephesine sürükleniyoruz
Papa 16'ncı Benedictus ile birkaç gün önce öl...
Metin MÜNİR
Kıbrıs'ta aforoz liginin yeni takımları
Kıbrıs'taki koalisyonun büyük ortağı Cumhuriy...
Hasan PULUR
Solun tarihinden bir görüntü...
ABDÜLKADİR Demirkan kimdir?
Derya SAZAK
Ekim dalgası
IMF'nin 'ikinci dalga' uyarısı ekim gelmeden,...
Meral TAMER
TBMM'de Akdağ'a tüp bağlatma için soru önergesi!
Sağlık Bakanı Prof. Dr. Recep Akdağ, geçen ay...
Tamer HEPER
Para dediğin nedir ki?
Bu memleketin kalkınması için elinden geleni ...
Yaman TÖRÜNER
Bankacılık suçları
Türkiye Barolar Birliği Başkanı Özdemir Özok,...
Güngör URAS
Dalga devam edecek (Dalga gemiyi sallar ama her dalga gemiyi batırmaz!)
Dün gene piyasa dalgalandı. Dalgalanma demek,...
M. Ali BİRAND
Cemil Çiçek, galiba haklı çıkacak
Adalet Bakanı Cemil Çiçek ile, KRİTER'in Paza...

© 2006 Milliyet