
|
|
|
 |
|
|
KKTC CUMHURBAŞKANI 'AKP DARBESİ' İDDİALARINI MİLLİYET'E DEĞERLENDİRDİ
Talat: Danışma, karışma değil
'AKP bir şekilde müdahale etmişse etmiştir, etmemişse etmemiştir. Eğer buradan birileri Türkiye'ye danışmışsa, bu da karışma değildir' 'Din İşleri Dairesi Başkanı Yönlüer'in adının politize olmasını doğru bulmuyorum. Yönlüer'in herhangi bir şekilde tavır alması doğru değil'
Sefa Karahasan
KKTC'de Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP)-Demokrat Parti (DP) koalisyon hükümetinin bozulmasının ardından yaşanan siyasi kriz sürecinde sessiz kalmayı tercih eden KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, ilk kez Milliyet'e konuştu. Talat, yaşananlardan hoşnutsuz olduğunu ifade etti. "AKP Türk limanlarını Rumlara açmak için Kıbrıs'ta darbe yaptı" şeklindeki iddiaların, "3-5 tane AKP düşmanı yazar ve çeşitli çevrelerce ortaya atıldığını" ileri süren Talat, son zamanlarda Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın yakın arkadaşı, KKTC Din İşleri Başkanı Ahmet Yönlüer'in siyaset sahnesinde sık konuşulur bir isim haline gelmesini de, KKTC'nin laik bir devlet olduğunu vurgulayarak doğru bulmadığını söyledi.
Talat, KKTC'deki siyasi kriz, AB süreci, Din İşleri Başkanı'nın siyasetteki yeri, DP'nin aldığı iddia edilen yüzde 10 rüşvet ve başka birçok konuda şu mesajları verdi:
3-5 tane yazarın iddiası
AKP DÜŞMANLARI VAR: (KKTC'deki hükümeti AKP'nin bozduğu şeklindeki iddialar hakkında) Ağır söz kullanmak istemiyorum ama akıl ürünü değil bu konuşmalar. AKP'nin böyle bir şeye niçin ihtiyacı olsun ki? Yeni hükümet AKP'nin işini nasıl kolaylaştıracak? Ben 'Limanları açmak Kıbrıs Türküne zarar verir' dediğim halde, limanların açılmasına nasıl yeşil ışık yakılacak? Bunlar karalama çabası. KKTC Cumhurbaşkanı ve hükümeti Kıbrıs Türk halkının haklarını ve çıkarlarını sonuna kadar korumaya kararlıdır. Kıbrıs'ta 'AKP limanları açacak' sözü konuşulmuyor. 3-5 tane AKP düşmanı yazarın veya çeşitli çevrelerin ortaya attığı iddialar bunlar. AKP MÜDAHALESİNİ BİLMİYORUM: AKP bir şekilde müdahale etmişse etmiştir, etmemişse etmemiştir. Benim bu konuyu ispatlama gibi bir durumum yok. Benim bildiğim kadarıyla doğrudan doğruya Türkiye'den gelen bir şey olmadı. Eğer buradan birileri Türkiye'ye danışmışsa, bu da karışma değildir. Ama bunun nasıl olduğunu ben tabii ki bilemem.
'KKTC laik bir devlet'
RÜŞVET VARSA ARAŞTIRILIR: DP'nin yatırımcılardan para aldığı konusunda bir bilgim yok. Böyle iddialar varsa araştırılır. Hiç kimse, hiç kimseye iftira edemez. Sayın Soyer'de böyle bir bilgi varsa, bunu araştıracaktır ve yanıtını o verecektir. Karşılıklı olarak suçlamalardan hemen vazgeçilmeli. YÖNLÜER KONUSU: Din İşleri Dairesi Başkanı Ahmet Yönlüer'in adının politize olmasını doğru bulmuyorum. Yani Yönlüer'in, politik konulara malzeme yapılması da, kendisinin herhangi bir şekilde tavır alması da bana göre doğru değil. Bu işin bir yanı. Din politikaya karıştı demek de tam komedi. Yönlüer politikaya karışmışsa, Yönlüer olarak karışmıştır, din olarak değil. Güney Kıbrıs'ta kilise protokolde ikinci sırada. Kuzey Kıbrıs'ta böyle bir şey söz konusu değil. KKTC tam anlamıyla laik bir devlet. İÇ POLİTİKA MALZEMESİ YAPMAYIN: Türkiye'ye mesajım şu, bir kere Kıbrıs sorununun, Kıbrıs'ta yaşananların Türkiye'de iç politika malzemesi yapılmaması lazım. Kıbrıs Türkiye'nin iç politika malzemesi yapıldığı sürece biz uluslararası alanda büyük yara alırız. Rum tarafının, 'Kıbrıs'ın kuzeyini Türkiye idare ediyor' iddialarına malzeme üretmiş oluruz.
Kıbrıs sorunu
Çözüm için sonsuza kadar bekleyemeyiz
"Çözüm olabilmesi için Rum tarafının tam müzakerelere onay vermesi lazım. Papadopulos BM'de çok iyi bir ön hazırlık yapılmadan müzakere başlatmanın anlamsız olduğunu söyledi. Dolayısıyla bu yıl içinde çözüm beklemiyorum. Papadopulos'la çözüm olması da koşullara bağlı. Eğer uluslararası toplum, çözümü izolasyonların kaldırılmasında görürse, -ki bunun dışında bir alternatif göremiyorum- ve izolasyonları kaldırma yoluna gidilirse, o zaman önemli gelişmeler olur, Papadopulos masaya oturabilir.
'Artık çözüm istemiyorum' noktasına ben gelmem ama Kıbrıs Türk halkı sonsuza kadar bekleyemez. Sonuçta o günün koşullarında politikamız değerlendirilir. Ama şu anda çözüm konusunda bütün çabayı ortaya koymamız lazım."
F1 kupası
FIA Rum'a boyun eğdi
"Uluslararası Otomobil Federasyonu (FIA) çok haksız ve yanlış bir karar verdi. Ben orada gerekli uyarıları yaptım, sorun yok dediler. Ben de kupayı verdim. Biz spora politika karıştırmadık, tersine Rumlar karıştırdı. FIA da Rum'a boyun eğdi."
|
|
|

|
|