Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 24 Eylül 2006 / Pazar  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Otomobil    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Mahrem kulis


Bir "şah-mat" hamlesi -mahrem- konuşuluyor..."Cumhurbaşkanlığı Seçimi'ni izleyen 2-3 hafta içinde Genel Seçim..."
Böyle bir siyaset takvimi, Başbakan Erdoğan'ın Çankaya yolunu "en az riskli" hale getirir mi?
İrdeleyelim...
...................
Artık kimse, Mayıs 2007 Cumhurbaşkanı Seçimi'nden önce oy sandıklarının kurulacağını düşünemez.
Özellikle son kamuoyu araştırmaları ile AKP oylarındaki düşüşün ortaya çıkmış olması, bu olasılığı kesinlikle ortadan kaldırmıştır.
AKP, "Meclis'te çoğunluğu yitirebileceği bir erken Genel Seçim'i" neden göze alsın?
Cumhurbaşkanını, bugünkü Meclis çoğunluğuyla seçecektir.
Ara dönemler dışında Türkiye'nin siyaset geleneği de zaten Meclis'te çoğunluk partisinin genel başkanının Çankaya'ya çıkmasıdır.
Bayar, Özal ve Demirel, bu siyaset geleneğinin örnekleridir.
Kim ne derse desin, AKP'nin, kendi genel başkanını Çankaya'da görmek istemesi doğaldır.
Zamanla bu duygu, bir "tutku"ya dönüşecektir.
"Biz genel başkanımızı, neden devletin en yüce noktasına taşımayalım? Bu onuru yaşamak ve yaşatmak hakkımızdır" söylemleri, o kesimin "siyaset ayini" olarak dalga dalga yayılacaktır.
Hatta bu bir "siyaset iddiası" haline gelecektir.
Başbakan Erdoğan'ın gönlünde yatan aslanın da "Çankaya" olduğu kuşkusuz.
Bu film daha önce de görülmedi mi?
Özal ve Demirel gibi Erdoğan da, -büyük olasılıkla- "çok düşündüğünü, ülke yararları açısından konuyu tarttığını, arkadaşlarıyla, ailesiyle de konuştuğunu ve sonunda kararını verdiğini" söyleyecek ve AKP grubunun alkışları, gözyaşları arasında "adayım" diyecektir.
...................
Seçilmek için gerekli Meclis oyçoğunluğuna rahat sahip olduğu için, bu süreçte "matematik" sorun yok.
Fakat... Kendisi Çankaya'ya çıktıktan sonra AKP'nin manzarasının ne olacağına gelince, görüntü karışıyor, kayboluyor...
Daha önceleri Anavatan'da olanları anımsayınız... Özal Çankaya'ya çıkarken ANAP karışmadı mı?
Özal, 8 Türk Büyüğü seçmiş, onlara "Aranızda anlaşın. Hanginizin lider olacağını kararlaştırın" demişti.
Sonuç... "Kaos."
Yıldırım Akbulut ve Mesut Yılmaz kapışması sonrası da Anavatan küçüldükçe küçüldü. Tarih tekerrür eder ve AKP de bu kaosa girer mi?
"Sakin güç" Abdullah Gül'ün genel başkan olması büyük olasılıktır ve aklın yoludur. Gül, başbakan olarak kendini kanıtlamıştır da... Ama... "AKP'nin kerameti kendinden menkul siyaset şeyhleri" ve etraflarında semah dönen "müritleri" ne yaparlar?
"Biat" edecekler mi?
Ayrıca... Kasım ayına kadar geçecek sürede AKP hükümeti, Erdoğan'ın cumhurbaşkanlığına kadar yol kazası yapmasın diye ertelene ertelene yığılmış sorunlarla sıkışıp yıpranacaktır. AB'nin Kıbrıs için bastırması, seçim harcamaları ile ısınan ekonomi, ABD, Kuzey Irak, PKK, İran sarmalı, oy düşüşünü daha da hızlandırdığında, Kasım 2007 Genel Seçimi AKP'nin kâbusuna dönüşebilir.
Bu kez de belki roller değişir... "Çankaya'da Erdoğan ama AKP hükümeti yerine bir başka hükümet..."
..................
Oysa... Mayıs'taki Cumhurbaşkanlığı Seçimi'ni izleyen 2-3 hafta içinde Genel Seçim'e gidilirse, Erdoğan'ın Çankaya'ya çıkarken ürettiği rüzgâr, AKP'nin yelkenlerini doldurabilir.
Heyecan psikolojisinde AKP oyları tırmanışa geçebilir.
Hele "Artık, Çankaya da bizim. Asıl icraat şimdi başlayacak, kimse engel olamayacak" mesajı verilir ve başörtüyle eğitimden, imam hatiplerin ÖSS katsayısına ve daha ötesi İslami yaşam tarzlarına kadar uzanan bir umut vizyonu çizilirse, hayal kırıklığına uğramış küskün "muhafazakâr" kesimin ayranı yeniden kabarabilir.
..................
İşte "mahrem" kulislerde konuşulmaya başlanan -olası- "şah-mat" hamle projesi...
Ne derece gerçektir elbette bilinmez.
Ancak... Bir kenara not edilmesinde fayda var.
2007, Türkiye demokrasi tarihinin en duyarlı yılı olacak.

g.civaoglu@milliyet.com.tr








Çetin ALTAN
Ramazan geldi hoş geldi, baklava tepsisi boş geldi
Ee işte yine bir ramazan ayının ilk günü...
Melih AŞIK
Şafak sohbeti...
Mahkeme gürültüsü bitti... Şimdi yazabiliriz....
Fikret BİLA
Büyükanıt: Harp Okulu konuşmamı bekleyin
Avrupa Birliği'nin eleştiri okları, son günle...
Hasan CEMAL
Mutlu ol şimdi!
Bazı sözler insanı bir anda yakalar, düşündür...
Güneri CIVAOĞLU
Mahrem kulis
Bir "şah-mat" hamlesi -mahrem- konuşuluyor......
Can Dündar
"Bodrum'daki sessiz odamdayım"
1996'da "Aynalar" belgeselini hazırlıyorduk....
Abbas GÜÇLÜ
KKTC, üniversiteler, siyaset ve ek yerleştirme
Dün gün boyu KKTC'deydim. Önce KKTC YÖK'ü ola...
Metin MÜNİR
Bitkin
Dalgaların üzerinde kıyıya vurduktan sonra da...
Hasan PULUR
Cumhuriyet'in ilk nafaka davası...
BİZ gerektiğinde "Türkiye Cumhuriyeti, 1923't...
Derya SAZAK
Kon-Tiki
Serüven meraklıları, Norveçli ünlü araştırmac...
Meral TAMER
Vakko yönetiminde 2 zıt kuzen
Vakko, 2. kuşak patronları, üst düzey yönetic...
Ece TEMELKURAN
Mehmet Dülger'e 'kadın' mektubu: Biz size alışamadık!
'Bacaklarını açmış oturuyor adam. Böyle! Nefr...
Tamer HEPER
Vicdan azabı çekerler mi?
Daha kanun çıkmadan önce yazdım. Kanun çıktı ...
Osman ULAGAY
Tehlikeli denizde (1): Dalga bizi yutmasın
Çarşamba günü yayımlanan yazımda, büyük ölçüd...
Güngör URAS
Ramazanda insanlar rahatlar, verim düşer
Onbir ayın sultanı ramazan geldi. Hoş geldi. ...
Serpil YILMAZ
Bize mal gönderin!
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nin (TOBB)...

© 2006 Milliyet