Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 24 Eylül 2006 / Pazar  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Otomobil    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Vakko yönetiminde 2 zıt kuzen


Vakko, 2. kuşak patronları, üst düzey yöneticileri ve başstilistlerinden oluşan geniş bir kadroyla, tarihinde ilk kez "basına açıldı". Yönetim Kurulu Başkanı Cem Hakko, tüm yönetici ve stilistleri isimlerini sayarak ve ayağa kaldırarak, köşe yazarları ve eknomi müdürlerine teker teker takdim etti. Vakko'nun bugüne kadar alıştığımız üslubundan hayli farklı bir tarzdı. Zaten 15 yıldır icranın başında olduğunu belirten Cem Hakko da ilk kez bu tür bir toplantı düzenlediklerini söyledi.
Vakko markasının geçmişten geleceğe serüveninin "Değişim sürüyor" sloganıyla anlatıldığı toplantıyla ilgili haberler, hafta içinde gazetelerde geniş yer buldu. Özellikle de "Vakko'nun 8 - 10 talibi var" başlığıyla...

Cem ve Jeff Hakko
Toplantı boyunca bana en ilginç gelen ise kürsüdeki Yönetim Kurulu Başkanı Cem Hakko ile masalardan birinde oturan kuzeni Yönetim Kurulu Başkan Vekili Jeff Hakko'nun üsluplarındaki siyahla beyaz kadar belirgin farklılıktı. Soru - cevap bölümünde, Jeff Hakko'nun her söz aldığında gördük bu çarpıcı farklılığı.
Örneğin Cem Hakko, Avrupa'da sayıları artmakta olan Vakko satış noktalarından söz etmesi üzerine bir arkadaşımız, Amerika pazarına neden girmediklerini sordu:
Cem Hakko'nun yanıtı, "Yurt dışında marka olmaya çalışmak için Amerika'yı değil, Avrupa'yı seçtik. Çünkü biz butik çalışmak istiyoruz, o kadar çok adette üretmek istemiyoruz," oldu.
Bir başka arkadaşımız üsteledi: "Vakko'nun Amerika'ya girişinde hukuki bir sorun yok muydu?"
Jeff Hakko'nun yanıtı, olan - biteni tüm açıklığıyla ortaya koydu:
25 yıl önce Amerika'ya yerleşen Salim Güzay, New York'ta şirket kurmak istediğinde, o günkü kısıtlı ingilizcesiyle aklına ilk gelen isim Vakko olmuş. Dolayısıyla da Amerika için Vakko'nun isim hakkı Güzay'ın. Vakko markasını ABD'ye açmak istediklerinde, önlerine hep bu engel çıkmış.
Jeff Hakko, İngiltere'deki ünlü hukukçu arkadaşlarına danışmış. Hepsinden de "Jeff sakın paranı boşuna harcama. Amerikalılar bu tür işleri çok severler. Senin bol bol paranı alırlar, ama kesinlikle sonuç alamazsın. Tek seçenek, markanın New York'ta tescil edildiği tarihten bir gün öncesine ait, ABD'de kesilmiş bir faturayı ibraz etmeniz. Ama o faturayı ibraz edebilsen bile, ancak % 50 şansın var!"

Serbest ticaret dersi
Bu arada Salim Güzay'ın Amerika'daki Vakko markasını merak ediyorsanız, sadece deri ve süet kadın dış giyim üretiyormuş. Sachs Fifth Avenue, Berdorf Goodman ve Bloomingsdale's gibi New York'un en pahalı caddelerindeki mağazalarda satıyormuş. Vakko ise Vakko Dekor gibi diğer markalarıyla ABD'ye ihracata başlamış. Anlaşılan bundan sonra ufukta hukuki yollar değil, Türk ve ABD'li Vakko markalarının uzlaşma ve işbirliği dönemi var.
Jeff Hakko, Dubai'de kapatmak zorunda kaldıkları mağazayı da hatırlatarak "Bu 2 olay, dünyadaki serbest ticaret ortamından aldığımız 2 kıymetli derstir" diyor.
25 yıl Londra'da çalışmış olan Jeff Hakko, Vakko'nun son dönemde hızlandırdığı dışa açılma hamlesinin başında. Fizik olarak da mizaç olarak da tamamen zıt görünen 2 kuzen, herhalde birbirlerini çok iyi tamamlıyorlar.

mtamer@milliyet.com.tr








Çetin ALTAN
Ramazan geldi hoş geldi, baklava tepsisi boş geldi
Ee işte yine bir ramazan ayının ilk günü...
Melih AŞIK
Şafak sohbeti...
Mahkeme gürültüsü bitti... Şimdi yazabiliriz....
Fikret BİLA
Büyükanıt: Harp Okulu konuşmamı bekleyin
Avrupa Birliği'nin eleştiri okları, son günle...
Hasan CEMAL
Mutlu ol şimdi!
Bazı sözler insanı bir anda yakalar, düşündür...
Güneri CIVAOĞLU
Mahrem kulis
Bir "şah-mat" hamlesi -mahrem- konuşuluyor......
Can Dündar
"Bodrum'daki sessiz odamdayım"
1996'da "Aynalar" belgeselini hazırlıyorduk....
Abbas GÜÇLÜ
KKTC, üniversiteler, siyaset ve ek yerleştirme
Dün gün boyu KKTC'deydim. Önce KKTC YÖK'ü ola...
Metin MÜNİR
Bitkin
Dalgaların üzerinde kıyıya vurduktan sonra da...
Hasan PULUR
Cumhuriyet'in ilk nafaka davası...
BİZ gerektiğinde "Türkiye Cumhuriyeti, 1923't...
Derya SAZAK
Kon-Tiki
Serüven meraklıları, Norveçli ünlü araştırmac...
Meral TAMER
Vakko yönetiminde 2 zıt kuzen
Vakko, 2. kuşak patronları, üst düzey yönetic...
Ece TEMELKURAN
Mehmet Dülger'e 'kadın' mektubu: Biz size alışamadık!
'Bacaklarını açmış oturuyor adam. Böyle! Nefr...
Tamer HEPER
Vicdan azabı çekerler mi?
Daha kanun çıkmadan önce yazdım. Kanun çıktı ...
Osman ULAGAY
Tehlikeli denizde (1): Dalga bizi yutmasın
Çarşamba günü yayımlanan yazımda, büyük ölçüd...
Güngör URAS
Ramazanda insanlar rahatlar, verim düşer
Onbir ayın sultanı ramazan geldi. Hoş geldi. ...
Serpil YILMAZ
Bize mal gönderin!
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nin (TOBB)...

© 2006 Milliyet