|
 |
|
|
Diyarbakır notları
SABAH 05.30'da uyandım. Diyarbakır Valisi Efkan Ala ile geçen cuma öğleden sonra saat 15.00'te CNN Türk'teki "Eğrisi Doğrusu" programının kaydını yapmam için, sabah 07.30'daki Diyarbakır uçağına yetişmem lazım.
THY, ara saatlere de uçak koyamaz mı? Diyarbakır'la İstanbul ve Ankara arasında THY ile birlikte Pegasus ve Onur Air adlı özel hava şirketlerinin sabah ve akşam saatlerinde uçak seferleri var. Hepsi dolu, yer bulmak zor.
Diyarbakır'ın eski CHP İl Başkanı Haşim Özkoyuncu ile uçakta karşılaştım. O da seferlerin mutlaka artırılması gerektiğini söyledi.
Artan bu ekonomik talep düzeyi ve toplumsal entegrasyon beni çok mutlu etti tabii.
Vali Efkan Ala, Diyarbakır'da "girişimci orta sınıf"ın hızla gelişmekte olduğunu anlatıyor. Açılan, yapılan fabrikalardan bahsediyor ve ekliyor:
- Maalesef, Şemdinli olaylarından sonra şehirde yapılan tahripkâr gösteriler çok zarar verdi. O olaylar yüzünden yeni işyeri açılma sayısında ve turist sayısında da yüzde 30 düşme oldu! Son bomba olayı da olumsuz etkileyecek...
Eylemci çocuklar?
Vali Efkan Ala başarılı bir idareci. "Halkın güven ve sevgisi, iyi idareciliğin birinci şartıdır" diyor. Gösteriler sırasında polise emir veriyor:
- Silah kullanılmayacak, çocuklar gözaltına alınmayacak.
Olaylara karıştığı belirlenen çocukların aileleri vilayete davet ediliyor, kendileriyle görüşülüyor. Bunlar çok olumlu izlenim bırakıyor.
Program kaydı bittikten sonra, Diyarbakır DHA Temsilcisi Faruk Balıkçı'yı da alarak "Gurme" adlı bir restorana gidiyoruz. Sahibi gülerek geliyor, tanıyacağım ama çıkaramıyorum. "Güneydoğu Sanayici ve İşadamları Derneği GÜNSİAD'ı hatırladınız mı?" diyor! Hatırlıyorum:
- Özal'ın tavsiyesi ile 1990'ların başında kurulmuştu, siz de ilk kuruculardandınız, Mustafa Sevinç Bey değil mi?
Ta kendisi...
GÜNSİAD'ın kurucularından işadamı Mücahit Can'ı da hatırlıyorum tabii.
Mustafa Bey ve eşi bana restoranı gezdirdi; tertemiz, modern, mükemmel bir restoran... Kahve yerine "menengiş" içiyoruz...
Vali Bey bana üç boyutlu bir Diyarbakır fotoğrafı hediye ediyor; imarı yapılan "Kaleiçi" ve "Kara Amid"in birkaç bin yıllık muhteşem surları...
Diyarbakırspor
Dönüş uçağında Vali Yardımcısı Erol Özer'le beraberiz. İstanbul'da ne işi var? Hafta sonu tatili mi?
- Hayır efendim, İstanbul'a Diyarbakırspor için gidiyorum!
Diyarbakırspor'da bir türlü istikrarlı, etkin bir yönetim oluşturulamıyor. Vali Yardımcısı Özer, Diyarbakırlı işadamlarıyla bunu görüşmek için İstanbul'a gidiyordu:
- Diyarbakırspor-Samsunspor maçını Diyarbakırspor'un kazanması, acılı şehirde davul zurna ile bayram sevinci yarattı. Diyarbakırspor'un çok yetenekli oyuncuları var, bir de iyi bir kulüp yönetimi olsa...
Dün öğleden sonra Özer'i aradım, Diyarbakırlı bazı işadamlarıyla İzmit'e gidiyordu:
- Bugünkü Kocaelispor maçını da Samsunspor maçı gibi kazanırsak İkinci Lig'in liderliğine oynarız artık!
Siz Diyarbakırlı mısınız?
-Hayır, İstanbulluyum. Vali Bey bize görevimizi sevmeyi öğretti. Diyarbakır'ı ve halkını da çok seviyorum.
Özer'in İstanbul'daki Diyarbakırlı işadamlarıyla toplantısı sabaha karşı saat 02.00'ye kadar sürmüş. Telefonda "iyimserim" diyordu.
Kocaelispor maçı için Diyarbakır adına duyduğu heyecan sesinden belli oluyordu. Maç berabere bitecekti.
t.akyol@milliyet.com.tr
|
|
|

|