|
ABBAS GÜÇLÜ, KKTC'DEKİ KRİZİ BAŞBAKAN SOYER'E SORDU:
Krizin nedeni, batık bankacı kayınpeder
Başbakan Soyer, koalisyonun bozulmasına, siyasetin çirkinleşmesine neden olan gelişmelerin, Serdar Denktaş'ın "batık bankacı" kayınpederi hakkındaki dosyanın başsavcılığa iletilmesinden kaynaklandığını söylüyor
KKTC'de yeni hükümet bu sabah açıklanıyor. Ama bir önceki koalisyonun neden çöktüğüne yönelik tartışmaların ardı arkası kesilmiyor. Krizin gerekçesi, AKP ve Türkiye güdümlü bir operasyon mu, yoksa KKTC'nin kendi iç siyasetinde yaşanan sıkıntılar mı? Herkes farklı yorum getiriyor.
KKTC'ye gidip, hele bir de Başbakan'la üç saate varan uzun bir öğle yemeğinde bir arada olunca, ilk sorum bu oldu.
Koalisyon neden çöktü? Hükümet neden istifa etti? İddia edildiği gibi irticai yönelimler söz konusu mu? En önemlisi, parayla milletvekili transferi gerçekleşti mi?
Başbakan Ferdi Sabit Soyer, Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Serdar Denktaş ve partisinin hükümetten ayrılmasına yönelik gelişmeleri şaşkınlıkla izlediğini söyledi. Din İşleri Başkanı Ahmet Yönlüer'in, Denktaş'ın inisiyatifi ile o koltukta oturduğuna dikkat çektikten sonra da hükümet krizine neden olan gelişmelere açıklık getirdi.
'Batık bankacı'
KKTC'de koalisyonun bozulmasına ve siyasetin çirkinleşmesine neden olan gelişmelerin, Serdar Denktaş'ın "batık bankacı" kayınpederi hakkındaki dosyanın sumen altından çıkarılıp başsavcılığa iletilmesinden kaynaklandığını savunan Soyer, "Kim bunun aksini söylüyorsa, yalan konuşuyor" dedi.
Kayınpeder Salih Boyacı'nın önceki hükümet döneminde 50 milyon dolarlık batağa neden olduğunu belirten Soyer, bugüne kadar neden dava açılmadığına ilişkin sorumuzu da şöyle cevaplandırdı:
"Kayınpeder şu anda başka bir suç nedeniyle hapis cezasına çarptırılmış durumda. Batık paralar konusu ise Merkez Bankası Başkan Yardımcısı'nı değiştirmek istediğimizde ortaya çıktı. Savcılığa, 'neden dava açmıyorsunuz' diye ne zaman sorsak, dosyanın kendilerine gelmediği cevabını aldık. Bu aylarca sürdü. Dosyayı sumen altı eden görevli, bir türlü göndermemiş. Tabii biz bunları bilmiyorduk. Merkez Bankası'nı bağımsız hale getirip güçlendirmek için harekete geçtiğimizde, Serdar Bey hep karşı çıktı. Şimdi anlıyoruz ki, o dosyanın saklanması için bugüne kadar o görev değişikliklerini istememiş..."
Hapiste mi?
Peki bundan sonrası ne olur?
Başbakan, son kararı, artık hukukun vereceğini söylüyor. Kayınpeder Boyacı nerede hapis yatıyor? Bu konuda hemen herkes farklı şeyler söylüyor. "Kâğıt üzerinde hapiste gözüküyor, ama o ya Londra'da, ya Türkiye'de, ya da evindedir" diyorlar. Yani hiçbir KKTC'li onun gerçek bir hapis hayatı yaşadığına inanmıyor.
"Arada bir gündüzleri hapse gitse de akşam evinde" yorumunu getiriyorlar. "Eee... Baba Denktaş'ın dünürü, (eski) Başbakan Yardımcısı'nın da kayınpederi olmanın o kadar ayrıcalığı olsun" demeyi de kinayeli bir şekilde eklemeyi unutmuyorlar.
Kayınpeder Boyacı ile ilgili olarak akademik çevrelerde konuşulan son bomba ise yakında yeni bir üniversite açacağı yönünde...
İrtica tehdidi var mı?
Başbakan Soyer, "AKP'nin güdümüne girdikleri" iddiası için "Bu, eşyanın tabiatına aykırı. Biz bugüne kadar izinsiz açılan Kuran kurslarını kapattığımız için eleştirildik. Eğer ille de din eğitimi verilmesi gerekirse, bu da okullarda 14, 15 yaşından sonra, zorunlu değil, tercihe bağlı, 'pratik din bilgileri' şeklinde olur. Bu konuda kimse KKTC'ye dayatma içerisinde olamaz" diyor.
Tartışmaların odağındaki Yönlüer ile ilgili anlattıkları da, kamuoyuna yansıyanların çok ötesinde ve çok ilginç:
"Yönlüer'i o göreve getiren, hatta Suudi Arabistan'a burslu gönderip din adamı olmasını sağlayan baba Denktaş'tır. Onu bugüne kadar o görevde tutan da oğul Denktaş'tır.
Başbakan Erdoğan bir ara her ikimizin de bulunduğu bir toplantıda, 'Yönlüer benim arkadaşım. Sık sık bana gelir gider. Bu durum sizi sıkıntıya düşürebilir. İsterseniz onu başka bir göreve kaydırın' dediğinde, ısrarla o kultukta tutan da, geçtiğimiz seçimlerde onu partisinden aday yapan da yine Serdar Bey'in kendisidir. Bu yüzden Serdar Bey, kabahati uzaklarda aramasın."
KKTC'nin Erbakan'ı
Görünen o ki, KKTC iç siyaseti, önümüzdeki haftalarda fokur fokur kaynamaya devam edecek. Yönlüer, renkli kişiliği ile ilk seçimde siyasete atılıp, "KKTC'nin Erbakan"ı olursa hiç şaşırmayın! Ciddi bir oy potansiyeli olur mu? Şu an için çok zor. Genç KKTC'liler ramazanın geldiğinin bile farkında değiller. Oruç tutan yaşlılar ise dinin siyasallaşmasına şiddetle karşılar.
Peki ya milletvekili transferleri? Başbakan, iddia sahiplerinin bunu ispatlamalarını istiyor. "Ben bu konuda somut hiçbir şey göremiyorum. Ortaya delil koysunlar, hemen gereğini yerine getirelim" diyor.
Kayınpederin bankası battı
EKONOMİ SERVİSİ
KKTC'de Serdar Denktaş'ın "batık bankacı" kayınpederi Salih Boyacı'nın sahibi olduğu Kıbrıs Kredi Bankası, 2001 öncesinde mali bünyesi zayıfladığı için Everest Bankası, Yurtbank, Hürbank ve Finansbank'la birlikte tasfiye amacıyla fona devredildi. Bu 5 bankanın ülkeye toplam faturası 162 milyon 600 bin dolar olarak belirlendi.
Kıbrıs Kredi Bankası, ülkede el konulan 13 banka içinde 26 bin 687 mudi ve ödenen 66 milyon 222 bin 700 dolarlık mevduat tutarıyla ilk sırada yer aldı.
Konuyla ilgili işlemleri o dönemde Maliye Bakanlığı Şirketler Mukayyitliği üstlendiği için olay doğrudan mahkemelere havale edildi.
KKTC Merkez Bankası Başkanı Erdoğan Küçük, dava sürecinin uzun sürmesi ve Türkiye'deki gibi bir "hortumcu yasası olmamasından" yakınarak, "Böyle bir yasanın eksikliği beş bankanın üzerine gidilmemesinde eksiklik oldu. Ama 2001 sonrası el konulan bankalar için işi protokollerle çözüyoruz" açıklamasını yapmıştı.
aguclu@milliyet.com.tr
|
|