|
 |
|
|
Papa: Diyalog gerek
İslam ülkelerinin büyükelçilerini yazlık ikametgâhında kabul eden Papa 16. Benedictus, 'Hıristiyanlar ve Müslümanlar şiddete karşı çıkmak amacıyla birlikte hareket etmeyi öğrenmeliler' dedi
DIŞ HABERLER SERVİSİ
12 Eylül'de Almanya'da yaptığı bir konuşmada İslamiyet ve Hz. Muhammed hakkında olumsuz ifadeler kullanan ve İslam ülkelerinde yoğun protestolara hedef olan Papa 16. Benedictus, bir kez daha Müslümanların gönlünü almaya çalıştı, ama özür dilemekten yine kaçındı. Dün Vatikan'daki yazlık ikametgâhı Castel Gandolfo'da aralarında Türkiye'nin de bulunduğu Vatikan'la diplomatik ilişkisi olan 21 Müslüman ülke ile Arap Birliği temsilcisini 30 dakika süreyle kabul eden Papa, Fransızca yaptığı 5 dakikalık konuşmasında, öncelikle dinler ve kültürler arası diyalogun barış için taşıdığı hayati öneme işaret etti.
Dünyanın geleceği için...
Müslümanlar ve Hıristiyanlar arasındaki diyaloğun dini gerilimlerin tehditi altındaki dünya barışı ve istikrarını korumak için çok önemli olduğunu ifade eden 16. Benedictus, "Hıristiyanlar ve Müslümanlar her türlü tahammülsüzlük ve şiddetin ortaya çıkmasına karşı çıkmak amacıyla birlikte hareket etmeyi öğrenmeliler" dedi. Papa, İslam ve Hıristiyanlık arasındaki diyaloğun fazladan bir tercih hakkına indirgenmemesi gerektiğini belirterek bunun her iki dinden inananlar için dünyanın geleceği açısından hayati bir ihtiyaç olduğunun altını çizdi.
2. Jean-Paul'den alıntı yaptı
Konuşmasında Müslümanlara karşı sıcak tutumuyla tanınan, kendinden önceki Papa 2. Jean Paul'den alıntı da yapan 16. Benedictus, 2. Jean Paul'ün "iki din arasında dini özgürlükler de dahil birçok alandaki diyalog ve saygının karşılıklılık ilkesine dayalı olması gerekir" şeklindeki sözlerini aktardı.
Hıristiyan ve Müslümanları şiddeti reddetmeye davet eden Papa, İslam inancında olanlara derin bir saygı duyduğunu bir kez daha ifade etmek istediğini söyledi. 16. Benedictus, Müslüman temsilcilere, bu toplantıyı Müslüman topluluklarla Vatikan arasındaki dostluk ve dayanışmanın güçlendirilmesi amacıyla yaptığını bildirdikten sonra Ramazan dolayısıyla Müslümanlara iyi dileklerini iletti.
Papa, kendisine karşı patlayan öfkenin yatıştırılması çerçevesinde Vatikan'ın son diplomatik atağı olarak görülen dünkü toplantıdaki kısa konuşmasından sonra Türkiye'nin Vatikan Büyükelçisi Osman Durak ve öteki Müslüman temsilcilerin tek tek elini sıktı, her temsilciyle 1-2 cümlelik kısa konuşmalar yaptı. Sudan'ın Vatikan'la diplomatik ilişkisi bulunmasına rağmen toplantıya temsilci göndermediği görüldü.
Papa'dan üç jest
UTKU ÇAKIRÖZER Ankara
Papa 16. Benedictus, büyükelçiler ile cemaat temsilcilerine şu üç önemli jesti yapma ihtiyacı duydu:
1. Protokol jesti: Vatikan'da yapılan tüm kabullerde protokol gereği büyükelçiler koltuğunda oturan Papa'nın önünden geçerek kendisini selamlarken, dünkü kabulde Papa ayağa kalkarak büyükelçilerin yanına gitti ve aralarında Türkiye'nin Vatikan Temsilcisi Osman Durak'ın da bulunduğu tüm konuklarını tek tek ellerini sıkarak selamladı.
2. Aile fotoğrafı: Mesafeli tavırlarıyla dikkat çeken Papa, dünkü görüşme sırasında Müslüman ülkelerin büyükelçileri ve cemaat temsilcileriyle 'aile fotoğrafı' da çektirdi.
3. Ramazanı kutladı, ikram yaptırmadı: Konuşmasında ramazan ayına girildiğini hatırlatan Papa, bu ayın Müslümanlara barış ve esenlik getirmesi dileğinde bulundu. Papa, oruç tuttukları düşüncesiyle konuklarına ikram da yaptırmadı.
'Asıl Müslümanlar özür dilesin'
DIŞ HABERLER SERVİSİ
İspanya'nın bir önceki Başbakanı Jose Maria Aznar, İslamiyet hakkındaki sözleri nedeniyle tepki gösterilen Papa 16. Benedictus'u savunarak, "Papa'nın özür dileme zorunluluğu olmadığını" belirtti. 2004'teki Madrid terör saldırıları sonrasında yönetimden düşen sağcı siyasetçi "Neden hep biz özür dilemek zorunda oluyoruz da onlar hiç dilemiyor" diye konuştu.
İspanyol medyasındaki haberlere göre, geçtiğimiz cuma Washington'daki "Global Tehditler" adlı bir konferansta konuşan Aznar, "Ben Müslümanların İspanya'yı 8 yüzyıl boyunca işgal altında tuttukları için özür dilediğini hiç duymadım" dedi. Aznar'ın bu sözleriyle İber Yarımadası'nı 8. ve 15. yüzyıl arasında yönetimleri altında bulunduran Endülüs Emevilerini kastettiği belirtildi. Aznar, "Savaşta bulunuyoruz... Ya onlar, ya biz. Batı, İslama saldırmadı, onlar bize saldırdı. Biz, açgözlü, radikal ve Müslüman dünyasını etkisi altına alan bir İslamla karşı karşıyayız. Köktendinci bu İslamla mücadele etmeliyiz, çünkü başka şansımız yok. Sürekli saldırı altındayız, kendimizi savunmalıyız" diye konuştu.
|
|
|

|