|
 |
|
|
Balık çiftlikleri tartışması
Görüş / Engin Önen
Bir süredir Çeşme ve yöresindeki "balık çiftlikleri" tartışmaya neden oluyor. İzmir Milletvekili Ahmet Ersin, çeşitli soru önergeleri ile bu konunun takipçisi milletvekili olarak görülüyor. Yöre halkından aldığı tepkilere duyarsız kalamıyor herhalde.
Yöredeki sivil toplum temsilcileri de bu çiftliklerin, ürettikleri atıklarla Çeşme plajlarında kirliliğe neden olduğunu düşünüyorlar. CHP, Çeşme İlçe Başkanı ve İl Genel Meclisi Üyesi Reşat Akbaykal da, balık çiftliklerinin yarattığı kirlilikle turizme zarar vereceği kaygısını taşıyanlardan.
Yörede en eski ve en büyük balık çiftliğine sahip olan holdingin onursal başkanı Selçuk Yaşar, tartışmaya "Balık çiftliği sahiplerine madalya verilmeli" görüşüyle katıldı. Yaşar'ın gerekçeleri arasında ekonomiye, vergiye katkı, ve istihdam yaratma gibi faktörler öne çıkmaktadır.
Bu türden tartışmalarda ak/kara ikilemini seviyoruz. Bir şeyin ya mutlak taraftarı ya da karşıtı oluveriyoruz. Tabii ki balık çiftliklerinin balık üretimine, fiyatlarının belli bir düzeyde kalmasına, vergi ve az sayıda da olsa istihdam yaratıcı etkisi vardır. Ama pekala, bulunduğu çevredeki denizin kirlenmesine, dolayısıyla deniz canlılarının zarar görmesine neden olduğu da inkar edilemez. Yine çevredeki plajların su kalitesini belli ölçüde bozduğu da...
Peki, balık çiftliklerinin hem katkılarını koruyup hem de denize verdikleri zararları önlemek mümkün mü? Pek çok ilgili ve uzman bu soruya olumlu yanıt vermektedir. Yani balık çiftlikleri, zararları en aza indirgenecek şekilde yeniden düzenlenmelidir.
Denizin kendini yenileme kapasitesi daha fazla olan bölgelerine kurulmalıdır. Ya da kıyılarımıza yüzme mesafesindeki yerlere kurulmamalıdır. Böylece hem denizin karşı karşıya kaldığı kirlilik baskısı azalır hem de plajlar/kıyılar bundan pek etkilenmez. Pek çok ülkede yapılan budur.
* * *
Anlamakta güçlük çektiğimiz bir konu da şudur. Niçin bu sorun vekillerimizde sadece bir tanesinin derdi gibi gözüküyor ki? Çeşme bölgesindeki sit derecelerinin değiştirilmesi olayında da niçin sadece Hakkı Ülkü'nün soru önergesine tanık olduk? Ahmet Ersin Ve Hakkı Ülkü bağımsız milletvekilleri midir? Bölgenin bu ve benzeri sorunları karşısında, muhafazakar demokratlarla sosyal demokratların hangi eğilimde olduğunu nasıl anlayacağız?
Eğer, ideolojilerinden, parti programlarından ve duyarlılıklarından dolayı fark varsa...
ege@milliyet.com.tr
|
|
|

|