|
 |
|
|
Ramazan; aynı tas aynı hamam
Ramazan geldi, hoş geldi. Lakin her şey eskisi gibi. Evler tekinsiz... Magandalar, bu sefer Ramazan'ı karşılamak için kurşun sıkıyor, domuz kurşunu ile balkonda insan avlıyor.
Sokaklar tekinsiz... Gaspa, kapkaça bir de "bira" dayakları eklendi. Sahur vakti içkili olduğu için Başkent'in Çankaya'sında gençler sopadan geçiriliyor.
Stadlar tekinsiz... İftar saati bile durduramıyor fanatikleri. Bursaspor takviyeli Ankaragücü taraftarı tam da Beşiktaş'ın göbeğinde, Beşiktaş otobüsüne saldırıyor.
Güzel ülkem "On bir ayın sultanı"nı karşılıyor.
Gördüğünüz gibi; insan hep aynı.
Ne komünizm tehditi "yeşil kuşak"la önlenebildi Asya'da, ne terörü geriletti dini inançlar Güneydoğu'da...
Maçlara bile huzur gelmedi Ramazan'da.
İnsanın içinde olacak.
Daha doğrusu insan olacak önce o mübarek varlık.
Yoksa duayla da olmaz, söylemekle de, göstermekle de.
Siz, on bir ay Laila'dan yayın yaptıktan sonra, istediğiniz kadar Oruç Baba'ya taşıyın canlı yayın arabalarınızı, istediğiniz kadar halkçı olun... Süper tatil köylerinden, süper fakirliğe istediğiniz kadar zumlayın kameralarınızı, bir şeyi değiştiremezsiniz.
Biz istediğimiz kadar yazalım; ayıptır, günahtır diye...
Bir tane takım manyağını, yaptığından çeviremeyiz.
Geriye ne kalıyor:
Maalesef polis...
Bu nasıl komedi ?
Hiç olmazsa, yaptığı yanına kar kalmamalı kimsenin. Suçlar, kalabalıklar arasında kaynamamalı.
Yahu ben yanlışlıkla park etmiş bir arabanın aynasına çarpıp kırsam, ya parasını ödemek zorundayım, ya da saatlerce karakolda ifade vermek. Hele araç devlet malıysa. Hele eylemimde kasıt varsa.
Kırdıktan sonra, "En büyük bilmem ne" diye bağırsam, ceza yok.
Hatta polis eskortuyla giderim hedefime.
Tamam, spor faydalı bir şey de... "Hafifletici neden" sayılmasına ne demeli?
Bu nasıl bir komedi?
Komedi dedim de; Ramazan'ın medya yıldızı İlahiyat uzmanlarına yöneltilen dini sorulara bakın:
"Maç izlerken küfür oruç bozar mı"?
Sayın Prof. "Bozmaz" diyor.
Ben tersini düşünüyorum!
Nasıl bozuluyor oruç?.. Bir şey yiyince değil mi?
"Halt" yediğinde, niye bozulmasın ki?
Bu hesapla, Türkiye'de oruçlu sayısı o kadar az ki.
10 metre farkla
Beşiktaş'ın UEFA'daki bilinmeyeni şudur:
CSKA maçında, Ankaragücü'nün ilk devresini mi, ikinci devresini mi oynayacaklar?
Pazar maçının ilk devresine devam ederlerse, İstanbul'daki skoru tekrarlamaları işten bile değil.
Lakin Ankaragücü'ne karşı oynadıkları ikinci devre devreye girerse, vay Kartal'ın haline!
Peki ne oldu da doksan dakikada iki farklı Beşiktaş seyrettik geçen gece?
Çok basit.
Rakip, savunmadan hücuma döndü.
Oyun Beşiktaş yarı sahasına yığıldı.
Kanatlar durdu. Çift santrfor orta sahada topla buluşsa da hiçbir işe yaramadı. Pahalı ayaklar düzgün top çıkaramadı. Ankaragücü kalesini 10 metre yaklaştırsanız, o zaman herkes yerinde olurdu Beşiktaş hamlelerinde.
Tüm olay 10 metre geride yaşandı.
Sadece rakibin baskısıyla bu hale geldi Beşiktaş.
Feci değil mi?
Hele UEFA ölçeklerinde umutsuz bir durum.
Maçı mutlaka seyretmiştir CSKA teknik kadrosu. Mutlaka baskıyla başlayacaklardır maça.
Orada Ankaragücü maçının ikinci devresi yaşanırsa, koyverin gitsin sayın Tigana.
Yaşayıp da önlem bulamadığı için.
Vezir ve rezil
Çocukluğumun büyük futbolcusu, günümüzün yorumcusu Selim Soydan'ın sık sık söylediği bir vecize var:
"Yöneticiyi de hocayı da, ister vezir eder futbolcu isterse rezil"!
Doğru aslında.
Milyonlarca dolarlar, kamplar, tesisler, çalışan profesyoneller geliyor geliyor, kalenin önünde bir metreden topu havaya diken futbolcuda gümlüyor. Pas vereceğine savunmaya şut çeken bir ayak, milyonlarca doları, kampları, tesisleri, profesyonelleri "yanlış yatırım" haline getirdiği gibi, hocayı rezil, yöneticiyi rüsva edebiliyor.
Veya tersi...
Kimsenin ümidi yokken, futbolcular müthiş bir dayanışma içine giriyor. Yoktan var ederek şampiyonluklar kazanıyor.
Sayın Soydan'ın tespitinden yola çıkarsak, Galatasaray'ın bu sezon şampiyonluk umudu bulunmuyor!
Neden? Çünkü biz nasıl şampiyon olunacağını onlarda gördük.
Şimdi aynı futbolculardan "nasıl şampiyon olunamaz" örneğini izlediğimiz gibi.
'Fenerbahçe kötü oynuyor'
Tespit siyasetten:
"Fenerbahçe iyi futbol oynayamıyor"!
Siyasetin muhalefeti olsa neyse... Herşeye olumlu yaklaşmak durumundaki iktidar söylüyor bunu. İktidarın da başı. Başbakan Erdoğan.
Biz söyleyince "taraflı" oluyoruz. Fenerbahçeli söyleyince "içerideki düşman" oluyor. Bazı Fenerbahçeliler'in kötü oynadıklarını kabul etmesi için ne gerekiyor?
Avrupa Birliği Konsey kararı mı?
eguven@milliyet.com.tr
|
|
|

|