Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 26 Eylül 2006 / Salı  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Sevap günleri


Zalim Yorumcu / CAN DARK
Kalburüstü görünümlü, sümenaltı ligde 7'nci hafta maçları bitti. Haftanın erkencisi Fenerbahçe, Zico tartışmalarının alevini de yolluk olarak yanında götürdüğü Konya'da Kezman'ın golüyle 1-0 galip gelip, şimdilik tartışmaların gazını alırken, 2 gün sürecek liderlik keyfini de cebine koydu.
Maçın yıldız adamının kalici Rüştü olması ise Fenerbahçe taraftarında "gergin günler göreceğiz çocuklar" hissiyatı yaratırken, perşembe akşamı dünyanın sayılı devlerinden olan ve Kadıköy'de 2-1'lik muhteşem skorla mağlup edilen Danimarka'nın Randers takımıyla yapılacak rövanş maçı, Samandıra dolaylarının moda mevzusu olarak gündeme de girdi bu arada. Maçın taktikleri ülkemizin sayılı Danimarkaloglarından Ali Şen'den, zafer Fenerbahçe'den. Haydi bakalım.
Zaten çok da iyi olmayan gidişatında Beşiktaş galibiyetiyle nefeslenen Galatasaray, Avni Aker'de Trabzon'a 3-1 yenelirken, Ersen Martin'e Galatasaray defansının attırdığı idman golleri, Liverpool dolaylarında bir tatlı huzur yarattı.

Ramazan'da kapalı
Sezon başından bu yana "ya sabır" çekerek maçlarını izleyen Galatasaraylılar ise, tam da bu dönemde gelen Ramazan'la beraber iyice korkmaya başladı. Zira istatistiklerle de sabittir ki, Ramazan ayında sarı-kırmızılı futbolcular yıllık izinlerini kullanıp, puan dağıtma cömertliğinde büyük sevaplar kazanmıştır. Bakalım Ramazan Bayramı'nı Eric'in Aslanları puan cetvelinin neresinde kutlayacaktır? Ve bir ikinci soru; Ramazan Bayramı Ericli mi olacak, Ericsiz mi?

Kaybolan puanlar!
Ziya Doğan'la ikinci doğma hamlesine girişen Trabzonspor'da ise Beşiktaş ve Galatasaray'ı yenmenin coşkusu ile arada Konyaspor'a verilen 2 puanın tedirginliğiyle karmaşık bir ruh hali hakim. Yönetim ise, sezona Lazoroni'yle girmiş olmasını, "Şimdi bana kaybolan yıllarımı verseler" hissiyatıyla değerlendirip, zararın 4 haftasından dönmeyi kar sayıyor.
Büyük maç mahcubu Tigana Kartalları, 17 dakikada 2 fark yakaladıkları maçı, lig sonuncusuna karşı "2-1 zor galibiyetiyle" alırken, Bulgaristan'a doğru "haydi hayırlısı" sefer sayılı uçakla yola çıkma hazırlıklarına başladı.
HAYIRLI HAFTALAR!

Bir kitap

'Futbol Ateşi' / Nick Hornby, Sel Yayıncılık
Nick Hornby'nin "Fever Pitch" adlı kitabı, sonunda Bağış Erten'in çevirisiyle "Futbol Ateşi" adıyla Sel Yayıncılık'tan çıktı.
"Nick Hornby'nin Futbol Ateşi (Fever Pitch) kitabını (kendim çevirdim diye söylüyorsam namerdim), futbol üzerine yazılmış en güzel kitap değilse eğer (ki bence öyledir), taraftarlık üzerine yazılmış en muhteşem eser olarak görüyorum. İnsanın yüzüne bir türlü gitmeyen bir sırıtış oturtan; ama taraftar olmanın derin dramına da parmak basan bir kitap bu. Bir taraftarın duygusal aşamalarını yemek tarif eder gibi rahat ve keyifli anlatıyor Hornby. Ama en çok da bu sevginin saplantılı tutkusunun altını çiziyor. Hakikaten futbol bir tutkuysa, bu kitap da aşka dairdir" diyor Bağış kitap için.
Kitabın arka kapağında ise "Bir futbol oyunu bir insanın hayatını ne kadar belirleyebilir? Kendisini entelektüel olarak tanımlayan bir insan bir oyuna yakasını ne kadar kaptırabilir?... 'Futbolda dolu dolu bir hayat var'la, 'hayat futboldan ibarettir' arasında gidip gelen bir roman Futbol Ateşi. Ve bu soruları soranlara başka bir hayat anlatıyor.
Bu kitap bir ilk. Hem Nick Hornby için, hem de futbol yazını için. Tamam, futbol üzerine bu kitaptan önce de, sonra da birçok şey yazıldı, birçok şey söylendi. Ama futbol sevgisi hiç bu kadar güzel anlatılmadı.
Edebiyatseverler için bu bir roman olabilir. Hornby'severler için de koleksiyonun kıymetli bir parçası. Oysa futbolseverler bu kitaba bakınca başka bir şey görüyor. Çünkü gerçekten futbol bir dinse, bu da onun kitabı olmalı" diyor ve bize bir şey demeye gerek kalmıyor...

Haberiniz var mı?

Galatasaray-Beşiktaş arasında şimdiye dek yapılan en gollü maçta sporseverler toplam 11 gol izledi. Galatasaray'ın 30 Haziran 1940'da 9-2 kazandığı maçta filelere giden toplam 11 gol, penaltılar dışında bir maçta filelere giden en çok gol olarak tarihe geçti. Ayrıca, 30 Nisan 1949'daki Basın Kupası maçını 5-4 Galatasaray, 6 Kasım 1955'deki İstanbul Ligi maçını da 5-4 Beşiktaş kazanırken, filelere toplam 9'ar gol gitti. Ezeli rakipler arasındaki en gollü beraberlikler 4-4'lük skorlarla alındı. İki takım arasında 4 Ocak 1935'te Şeref Stadı'nda yapılan özel maç, 21 Kasım 1937'de Fenerbahçe Stadı'ndaki İstanbul Ligi maçı, 11 Mayıs 1940'da Taksim Stadı'nda yapılan Bahar Kupası maçı, 16 Haziran 1940'da Şeref Stadı'ndaki milli küme maçı, 26 Mayıs 1968'de Ali Sami Yen Stadı'nda yapılan Birinci Lig maçı aynı skorlarla 4-4 berabere sonuçlandı.

***

Yoruldum Abi!
Galatasaray'da Arda beni hayal kırıklığına uğrattı, ben onu sahada görmedim gören var mı! Aman Arda bu kadar çabuk sahadan kaybolma.
(Turgay Şeren Akşam)

Zahmet olmazsa!
MERHABA sevgili star okuyucuları. Bendeniz Bülent Tulun, bugünden itibaren Galatasaray ile ilgili konularda görüşlerimi sizlerle paylaşacağız. Umarım kaliteli, düzeyli bir çerçevede sportif adap içinde bu iletişimi sağlarız. Tanımayanlar için, sportif geçmişimin bir kısa aktarmasını yapayım dilerseniz.
(Bülent Tulun - Star)

Güzel meslek!
Eğer Tigana antrenörse, ben de atom mühendisiyim.
(Kazım Kanat - Santra, ATV)

Ahh ahh!
Futbol kadar iğrenç ve ürettiğini alamayan bir meslek yok.
(Antalyaspor Teknik Direktörü Yılmaz Vural)

Baki'yi tanıyalım 8:
Gerilim ve aksiyon filmlerini sever. Ekranın önüne geçti mi, kolay kolay kalkmaz. Birkaç kaset film bitirir.
(Korkut Göze - Hürriyet)

Ne güzel dedin!
Böyle rakibe pozisyon veren üst düzey bir Fenerbahçe savunmasına, ben 'Kevgire dönmüş' derim.
(Ziya Şengül - Star)

Çapa, çapa!
Galatasaray'ın orta sahasının kenarlarında sorun yok zaten, sorun orta sahanın ortasında. O anlamadığım kahrolası bir 'ön libero' lafı var; ne demekse!..
(Hıncal Uluç - Pas Fotomaç)

Abartmayalım lütfen!
Zico tabii Japonya'dan geldi... Orada televizyon yayını yok. Saat farkından Avrupa'da maçlar oynanırken Zico uyuyor olabilir. Bunları görmeyebilir. Orta sahasız takım çıkardığına göre futboldan habersiz olabilir mi?
(Gürcan Bilgiç - Sabah)

Verilmiş sadakan varmış!
Güntekin Onay: Hocam siz son zamanlarda Ali Sami Yen'de çimlerin üzerinde yürüdünüz mü?
Rıdvan Dilmen: Valla yürüseydim menisküs olurdum herhalde!
(% 100 Futbol, NTV)

yakantop@gmail.com




SPOR
Tehlike kol geziyor!
Randers ültimatomu
Eyvah Cantalejo!
Aman Ziya'n olmasın!
Doğan'ı sıkıntı bastı
Balili'ye özel!
Ne yaptın Şeref!
Aşın şu Çizme'yi
F1 cezasına itiraz
Bu hakemlerle La Liga biter mi(!)
İstanbul saltanatı
El Moro geri döndü
Şampiyonlar çarpışıyor
Haber turu...
Kayseri'nin yeni sınavı
Ramazan; aynı tas aynı hamam
Hani herkes arkadaş
UEFA'nın tavsiye kararları iflas etti
Sevap günleri
At yarışları





 PUAN DURUMU
 FİKSTÜR



Mehmet DEMİRKOL
Kayseri'nin yeni sınavı
Geçtiğimiz yıl tamamı düşme potasından çıkmış...
Ercan GÜVEN
Ramazan; aynı tas aynı hamam
Ramazan geldi, hoş geldi. Lakin her şey eskis...
Uğur MELEKE
Hani herkes arkadaş
Lyon'da doğup Fransız pasaportu taşımasına ra...
Metin TOKAT
UEFA'nın tavsiye kararları iflas etti
7. hafta oynanıyor. 2. maçı ve yine Fenerbahç...
Nilay YILMAZ
Sevap günleri
Kalburüstü görünümlü, sümenaltı ligde 7'nci h...


© 2006 Milliyet