|
Kadın, töre, etnik milliyetçilik
BATMAN yine kadın intiharlarına sahne oluyor.
Saliha Demir 18 yaşında, hayatının baharında... Ailesi onu 60 yaşında ve iki eşli bir adama 'kuma' olarak vermek istiyor. Ve Saliha intihar ediyor!
Zavallı genç kız, kim bilir nasıl baskılara uğradı, nasıl çaresiz kaldı ki, hayatına kıydı.
Bir anne ve baba, nasıl kızı için böyle bir 'evliliği' düşünür?! Düşünürler, çünkü takvim olarak bu çağda ama anlayış olarak feodal törelerin çağında yaşıyorlar! Onun için terör, töre cinayetleri, kan davası, kadın intiharları gibi feci olaylarla bu feodal kültür arasında ciddi bir bağlantı var.
Zavallı Saliha'nın arkadaşı dokuz kız isyan ediyor. Batman'da protesto gösterisi yaparak Saliha'nın mezarına kadar yürüyorlar, "anne ve babalarımız feryadımızı duysun" diyorlar, dokuz ayda 15 kadın ve kızın benzer sebeplerle intihar ettiğine dikkat çekiyorlar!
Sosyalleşme zorluğu
2000 yılında da Batman'da böyle bir kadın intiharları fırtınası yaşanmıştı.
Batmanlı bir kız Milliyet'e açıklama yapıyordu:
"Dün akşam câni annem, babam ve H. Tahir beni dövdüler, bağırıp çağırıyorum, ben kaçtıkça tutup yine dövüyorlar... Tek nedeni benim dar etek giymem..." (Milliyet, 23 Ekim 2000)
Feodal gelenekler yüzünden yaşanan "sosyalleşme zorluğu"nun yarattığı ağır, acı sorunlar.
İklim şartlarının en çok hayvancılığa imkân vermesi yüzünden bölgede göçebelik, aşiret kültürü ve feodal yapı çok uzun süre devam etti. Bu yapıyı gidermek için devletin uyguladığı "merkezileştirme" politikaları, Tanzimat'tan itibaren isyanlarla karşılaştı, Cumhuriyet devrindeki aşiret isyanlarında da bu yapının rolü önemlidir.
Farklı bir hayat
İnsanlar başka türlü bir hayatın da olduğunu bilmiyorken, bu yapılar 'olağan'dı; yüzlerce yıl yadırganmadan devam etti.
Fakat okullaşma, şehirleşme, iletişim ve piyasa ekonomisi gibi etkenler insanlara gösterdi ki, başka bir hayat tarzı daha var: Refahlı, kişiliklerin daha özgür, kadının daha eşit olabileceği bir hayat...
Tepkilerle özlemlerin çatışması elbette ruhlarda, özellikle de genç kız ruhunda büyük sıkıntılar yaratır.
Saliha okul görmüştü, özlemleri vardı... Ama ailesi onu iki 'karı'lı 60'lık birine 'satmak' istiyor...
"Sosyalleşme zorluğu"nun tipik bir örneği: Saliha toplumun hür bir üyesi olamıyor, feodal töreler altında eziliyor.
Saliha türbanlı biz kızdı. Geleneklerin güçlü olduğu toplumlarda türban bir "sosyalleşme" ve "gelenekler karşısında serbestleşme" tarzıdır. Bu, 1. Uluslararası Sosyoloji Kongresi'nde ifade edilmiş bir gerçektir.
Önemli olan kadının, kızın bir türlü "sosyalleşme" imkânına sahip olabilmesi, topluma katılabilmesi, okula, sinemaya gidebilmesi, iş bulabilmesidir.
Bunlar yapılması gerekenleri de gösteriyor: Kız ve kadının sosyalleşmesi, bunun için topluma katılması, okuması, iş sahibi olması. Önemli olan budur. Başı örtülü diye kızın ve kadının sosyalleşmesine yasaklar koymak, "modernleşme"yi hiç anlamamaktır.
Bölgede eğitimin, bölgede sosyal hayatın, piyasa ve işin gelişmesi, kadının da 'kurtuluşu' demektir.
Etnik milliyetçiler niye bu tür sorunlara hiç dokunmuyor?! Çünkü etnik kimliğe aşırı odaklanma, sosyal ve insani sorunları unutturuyor, körleşme yaratıyor.
t.akyol@milliyet.com.tr
|
|