Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 26 Eylül 2006 / Salı  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Org. Başbuğ'un durum değerlendirmesi


Genelkurmay Başkanı Org. Yaşar Büyükanıt'ın, son dönemde Türk Silahlı Kuvvetleri'ne (TSK) yöneltilen eleştirileri "ağır" bulduğunu ve eleştirilere 2 Ekim'de yapacağı konuşmayla yanıt vereceğini yansıtmıştık. 24 Eylül'de yayımlanan yazımızda, Org. Büyükanıt'ın 2 Ekim'de Harp Akademileri'nde yapacağı konuşma, yanlışlıkla "Harp Okulu'nda" diye yer almıştı. Önce bu yanlışı tekrar düzeltelim.
Kara Harp Okulu'nun 2006-2007 eğitim-öğretim yılı açılış töreninde ise Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral İlker Başbuğ konuştu. Org. Başbuğ'un konuşması, bir yandan Org. Büyükanıt'ın yapacağı gibi TSK'ya yöneltilen eleştirilere net yanıtlar içeriyor, bir yandan da "Türkiye Cumhuriyeti'nin bir durum değerlendirmesi" niteliğini taşıyordu.

Devrim ve direniş
Org. Başbuğ, yaptığı analizle Türkiye Cumhuriyeti'nin karşı karşıya kaldığı ve kalacağı sorunları saptarken, TSK'nın "duruşu"nu da kalın çizgilerle ortaya koydu.
Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunu, temel niteliklerini, Atatürk ilkelerini "Türk devrimi" olarak niteleyen Org. Başbuğ, özellikle laikliğe karşı hareketleri ve irtica tehdidini "devrime direniş" olarak tanımladı.
İlker Paşa'nın konuşmasında sık vurguladığı "devrime direniş" kavramı yeni bir ifade. İlker Paşa, aslında bu direnişin cumhuriyetin kuruluşundan bu yana sürdürüldüğünü belirterek, yeni bir durum olmadığını da kaydetti.
Org. Başbuğ'un dikkat çektiği, "Türk devrimine direniş"in bugün ulaştığı boyutlardı. Kara Kuvvetleri Komutanı, direnişin "kayda değer mesafe aldığı" saptamasında bulundu.

İki yanıt
Org. Başbuğ, isim vermeden TBMM Başkanı Bülent Arınç ile AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Kretschmer'e yanıt verdi.
İlker Paşa, Anayasa'yı resmen yorumlamaya yetkili tek organ olarak tanımladığı Anayasa Mahkemesi'nin kararları karşısında laiklik kavramının yeniden tartışmaya açılmasını anlamanın mümkün olmadığını vurgulayarak, bir süre önce bu kavramın tartışmaya açılmasını öneren Arınç'a yanıt vermiş oldu.
TSK'yı siyasete müdahale etmekle suçlayan Kretschmer'e yanıtı ise cumhuriyetin temel niteliklerine sahip çıkmanın, Org. Büyükanıt'ın sözleriyle, iç siyasetle ilgili değil, yasalarla TSK'ya verilmiş bir görev olduğunu söyleyerek verdi.

Bir soru
Org. Başbuğ, konuşmasının başlarında Atatürk'ün Türk devrimini hangi koşullarda ve nasıl gerçekleştirdiğini anımsattıktan sonra bugüne ve geleceğe dönük önemli bir soru sordu. Org. Başbuğ'un sorusu şuydu:
"Bugün içinde bulunduğumuz durum Türk devriminin başlangıç döneminden çok farklı mıdır?"
İlker Paşa, yaptığı vurgular ve saptamalarla, aslında bu sorunun yanıtını da "Hayır, çok farklı değildir" biçiminde vermiş oldu. Başbuğ'un konuşması, Atatürk devrimlerine, cumhuriyetin niteliklerine tüm ulus olarak sahip çıkılması gerektiği, bu görevin sadece TSK'nın değil tüm ulusun olduğu mesajlarıyla yüklüydü. Başbuğ, devrimlerin korunması ve ilerletilmesinde, güçlü, entelektüel, ulusalcı sosyoekonomik kadroların bu görevi yerine getirip getirmediklerini sorgulamalarını isteyerek, bir özeleştiri çağrısı da yaptı.

Büyükanıt'a atıf
Org. Başbuğ'un bu analizinin sonunda, bugünkü durumu değerlendirirken Org. Büyükanıt'ın görev-teslim konuşmasına yaptığı gönderme de önemliydi. Org. Başbuğ, Org. Büyükanıt'ın şu sözlerini anımsattı:
"Türkiye Cumhuriyeti kurulduğundan bugüne kadar hiçbir zaman bu kadar farklı iç ve dış tehditlerle aynı anda karşı karşıya gelmemiştir."
İlker Paşa, iç ve dış sorunlar ve tehlikeler karşısında TSK'nın duruşunu sergiledi.
2 Ekim'de Harp Akademileri'nde Org. Büyükanıt'ın yapacağı konuşmanın da bu bağlamda önemli mesajlar içereceğini tahmin etmek zor değil.

fbila@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
Kadın, töre, etnik milliyetçilik
BATMAN yine kadın intiharlarına sahne oluyor....
Melih AŞIK
Talim Tarikat
Milli Eğitim Bakanlığı'nın, İlköğretim 8. sın...
Fikret BİLA
Org. Başbuğ'un durum değerlendirmesi
Genelkurmay Başkanı Org. Yaşar Büyükanıt'ın, ...
Hasan CEMAL
Çatışma ve diyalog!
Papa tartışmaları sırasında gözümün önüne hep...
Güneri CIVAOĞLU
Şaziye ve Antalya
Altın Portakal Film Festivali için Antalya'da...
Can Dündar
Piç
Bir yurttaş bağırıyor Başbakan'a:
Abbas GÜÇLÜ
Eğitimde yaşanan kaoslar
Aileleri ve iktidarları en fazla sıkıntıya so...
Hurşit GÜNEŞ
Dış ticaret açığının telafisinde bozulma
Ekonomide en önemli kırılganlık cari açık ola...
Sami KOHEN
Papa ile diyalog
Özür dilemedi. Aslında yetkili çevreler böyle...
Metin MÜNİR
Mr. Blair, Mr. Baykal
İngiltere'de art arda üç defa seçim kazanan i...
Derya SAZAK
Pamuk'u suçlamak!
TCK 301'inci maddeden açılan davaların soruml...
Meral TAMER
Dülger'in özrü, kabahatinden daha büyük
TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı, AKP Antalya...
Güngör URAS
Çimentoda yabancıların payı yarıya yaklaşıyor
Oyak'ın Elazığ Altınova Çimento Fabrikası'nın...
Serpil YILMAZ
Çiftçinin alın terini markaya dönüştürmek
Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Tarım Satış Kooper...
M. Ali BİRAND
Böyle gidecekse, tren kazası olsun
Uzunca bir süredir aynı rahatsızlığı hissediy...

© 2006 Milliyet