|
 |
|
|
Eğitimde yaşanan kaoslar
Aileleri ve iktidarları en fazla sıkıntıya sokan konuların başında eğitim geliyor. Eğer evde çocuklarınızın eğitim sorunu varsa, bütün yaşamınız altüst olur. Aynı şekilde ülkenin en temel sorunları arasında eğitim konuları ağırlıktaysa, o iktidar için erime süreci çoktan başlamıştır. AKP'nin başına gelen de odur. Hâlâ farkına varmasalar da partideki erime sürecinin mimarı Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'tir... Fazla uzağa gitmeden son birkaç haftalık tartışmaları hatırlayalım:
Ders ve okuma kitapları: Okullarda okutulacak kitaplara eskiden Talim ve Terbiye Kurulu karar verirdi. O, bu kuralı değiştirdi. Ve 100 Temel Eser'le birlikte ders kitapları da hurafelerle dolduruldu.
ÖSS katsayıları: Meslek lisesi mağdurlarının sorunlarının çözümü yerine YÖK'ü yok etme yasaları hazırladı. Sonuçta değişen hiçbir şey olmadı. Oysa hedef meslek liselerinin mağduriyeti olsaydı, bugüne kadar bin defa sorun çözülmüş olurdu.
Açık kontenjanlar: Fen ve anadolu liselerindeki 5 bin kontenjan açığı keyfi bir şekilde boş bırakıldı. Nakiller donduruldu.
Özel okullar yasası: TBMM bu yasa için olağanüstü toplandı. Ama Bakan Çelik'in ilgisizliği nedeniyle yasa ortada kaldı.
Verilemeyen ders kitapları: Bedava ders kitaplarından bazıları hâlâ öğrencilere verilebilmiş değil. Örneğin İngilizce kitapları.
Sürgün sınıfları: Sistem değişikliğiyle ortada kalan öğrenciler için oluşturulan 8 kişilik sınıflar, okul yönetimlerinin ilgisizliği yüzünden çıban başı olmaya başladı. Ama ne ilgilenen var ne de sorunun nasıl çözüleceğini bilen.
Müfredat: Alelacele değiştirilen müfredatın sağlıklı bir şekilde yürütülmesi mümkün değil. Özel okul ortamları düşünülerek hazırlanmış. Öğretmenler büyük sıkıntıda.
Bu konuda daha yüzlerce örnek verilebilir. Ama bir türlü çözüm üretilemiyor. Bakan Bey ise ortalarda yok. Gensoruyu merakla bekliyoruz. En azından hangi soruna nasıl cevap verecek diye. Ona da katılmazsa, bu kez gerçekten çok şaşırırız...
Ek kontenjanlar
Üniversiteler için ek kontenjan başvuruları dün başladı. Dikkati çeken en önemli nokta 40 bine yakın öğrencinin kazandığı halde kayıtlarını yaptırmamaları. ÖSS sonuçları açıklandığında boş kontenjan sayısı 34 bin 465'ti. Oysa yeni rakamlara bakıyoruz: 73 bin 815.
Bu özellikle vakıf üniversiteleri için darbe. Şapkalarını önlerine koyup bir kez daha düşünmek zorundalar. Veli ve öğrenciler gibi ben de pek çoğunun aldığı paranın karşılığını verdiğine inanmıyorum. Umarız gelecek yıl daha ciddi öğretim kadroları ve makul ücretlerle gençlerin karşısına çıkarlar.
Bugüne kadar hiç bu kadar kontenjan açığı olmamıştı. Üniversiteler kabahati kendilerinde arayacaklarına suçu yeni sisteme atıyorlar. Tamam onun da az da olsa bir etkisi var ama asıl sorun ücret ve kalite. Baksanıza kayıt hakkı elde eden 40 bin öğrenci bile eline geçen bu altın fırsatı (!) değerlendirmedi. Özellikle iki yıllık meslek yüksekokulları konusunda YÖK'ün oturup kafa patlatması gerekiyor. Ama nerdeee!
YÖK, bu ek kontenjanlardan sonra, yeni bir kayıt dönemi daha düşünüyormuş ki, bu da tam bir fiyasko olur. YÖK ve ÖSYM tarihinde bugüne kadar böyle bir olay görülmedi.
Teziç ve arkadaşları, YÖK'e ve üniversitelere çekidüzen veremediler, hiç olmazsa daha fazla bozmasınlar!..
KKTC üniversiteleri
Türkiye'de yaşanan sıkıntıların daha fazlası KKTC'de de yaşanıyor. Ama onlar en azından bir çaba içindeler. Başbakanından rektörüne, öğretim üyesinden öğrencilerine kadar bu krizden nasıl kurtuluruz diye düşünüyorlar.
Üç kentte eğitim fuarı düzenliyorlar. İstanbul'dakine bu sabah başbakanları da katılıp bizzat öğrenci ve ailelere güvence verecek. O gelemezse Milli Eğitim Bakanları. İşte yerleri: İstanbul Swissotel, Ankara ve İzmir'de ise Hilton oteli.
Özetin özeti: Eğitimi ve gençleri ciddiye almayanlar gidiyor!..
aguclu@milliyet.com.tr
|
|
|

|