Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 27 Eylül 2006 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
TÜRBANLI YAZAR BÖHÜRLER'DEN LAİKLİK ÇIKIŞI:
Kadın meselesinde Türkiye daha Batılı

"Duvarların Arkasında: Müslüman Ülkelerde Kadın" adlı belgesele imza atan gazeteci Ayşe Böhürler, Türkiye'nin İslam ülkelerinden çok daha önde olmasını da "seküler sistemin çok daha önce yerleşmiş olması"na bağladı

Yasemin Bay

İslam ülkelerindeki kadınların sorunlarını tartışan "Duvarların Arkasında: Müslüman Ülkelerde Kadın" adlı belgesele imza atan gazeteci-yazar Ayşe Böhürler, "kadınların, dinin erkekler lehine yorumlanmasından yakındıklarını" söyledi. Böhürler, Türkiye'nin seküler (dinden bağımsızlaştırılmış) hukuk sistemini benimsemesinin kadına "eşit yasal statüde mücadele zemini" sağladığını vurguladı.
Türkiye ve nüfusu Müslüman olan 13 ülkeyi gezerek hazırladığı belgeseli Kanal 7'de yayımlanmaya başlayan Böhürler, Müslüman kadınların dinleriyle sorunları olmadığını, ancak bazı şikâyetleri dile getirdiğini belirtti. AKP kurucusu ve Merkez Karar ve Yürütme Kurulu üyesi olan Böhürler, Milliyet'in sorularını yanıtladı:

Belgesele nasıl karar verdiniz?
- 11 Eylül sonrası süreçte pek çok Batılı gazeteci, bize klasik burka-peçe söylemi ekseninde bir Müslüman kadın bakışına sahip sorular sordu. Hem onlar bizi tanımıyorlar, hem de biz aslında o ülkeleri tanımıyoruz. Bir belgesel yapıp Müslüman coğrafyadaki kadınların sorunlarını, modern dünyayla olan ilişkilerini, değişim taleplerini objektif bir yaklaşımla keşfetmek istedik. Her dinden ve kesimden 200 kadınla konuştuk.

Rakamlara güvenilmez
Direkt olarak sorunu yaşayanlara yönelmeyi tercih etmişsiniz.
- Evet, çünkü bazen rakamlar gerçeği yansıtmıyor. Mesela Türkiye, kadınların siyasete katılımı gibi konularda rakamlar bazında bazı İslam ülkelerinden daha geride gözüküyor. Oysa, kadın hareketini 18. yüzyılda başlatmış, daha cumhuriyetle birlikte kadın haklarını elde etmiş bir ülke burası. İslam dünyasında kadınların ezilmiş olduğu ve sorunlarının çözümüyle ilgilenmedikleri düşünülür.

Siz buna katılıyor musunuz?
- Hayır. Konuşan, düşünen, üreten, mücadelesini yapan kadınlarla karşılaştık. Ve kadınlar özellikle şunu söylüyorlardı: "Haklarımızla ilgili bütün mücadeleyi yaparız. Batı'nın da bize kadın özgürlük modelleri dayatmasını istemiyoruz."

Türkiye ile diğer ülkeler arasında ne gibi farklar var?
- Türkiye daha Batılı. Ama Doğuluyu da daha iyi anlayabilir durumda. Türkiye'yi daha önemli bir yerde görmeye başladık bu belgeselden sonra. Özellikle kadın meselesinde... Çünkü kadınlar arasındaki entelektüel düşünce, sivil toplum, her ne kadar zaman zaman muhalefet etsek de, devlet yapısı, güçlü. Bunlar Türkiye'yi farklılaştırıyor. Seküler sistemin çok önce gerçekleşmiş olması da Türkiye'yi başka bir yere taşımış, kadın sorunları içinde.

Seküler hukuk sistemi Türkiye'deki kadına neler getirdi?
- Türkiye'nin seküler hukuk tercihi ile kadınlara eşit fırsatlar sağlanması konusunda en azından yasal olarak gelişme kaydedilmiş. Dini hukukta değişen şartlarla ilgili tartışmalar "akideyi zedeliyor" inancıyla çok zor yapılabiliyor. Seküler hukuk tercihi, bu noktada hem inançların tartışılmasını engellemiş, hem de toplumun ihtiyaçlarına göre hukukun tartışılmasını kolaylaştırmış. Seküler kanunlar günün ihtiyaçlarına göre değişebilir, tartışılabilir ve hep bir ortalama yol bulunabilir. Seküler hukuk, kadının hak arayışında daha kolay ve dirençsiz bir mücadele zemini sunuyor. Ama bunun kolay olmadığını Meclis'in bugünkü yapısında ya da Cumhuriyet Halk Partisi'nin bile yönetime ve Meclis'e taşıdığı kadınların sayısının azlığında görebiliyoruz. Kadınlara eşit fırsat sağlanması konusunda dinin değil, ama erkeklerin kökleşmiş bir dirençleri var.

Seküler sistemle İslamın kimi yerlerde çatıştığını düşünüyor musunuz?
- İkisi de farklı zeminleri olan iki ayrı hukuk sistemi. Birisi kaynağını vahiyden ve onun etrafında yorumlanan kurallardan, diğeri ise beşeri deneyimlerden alıyor. Çatışma görmüyorum.

Kadınların gücü

Belgeselden hareketle İslamın kadını nasıl etkilediği konusunda ne düşünüyorsunuz?
- Bu, ülkeden ülkeye, İslamın geleneklerle karışmasına, o ülkenin anaerkil veya ataerkil yapısına, demokratikleşme sürecine, yoksulluk tablosuna göre farklılık gösteriyor.
Kadınlar dinlerinden değil, dinlerinin erkek lehine ve bugünün şartları göz önünde bulundurulmadan yorumlanmasından şikâyetçi. Kadınlar İslam coğrafyasının değişime en açık ve en cesur kesimi. Ve İslam coğrafyasını kadınlar değiştiriyor. Yoksul ülkelerde kadınlar ve kadın hareketini daha güçlü gördük.





GÜNCEL
Hizbullah'ın da çehresi değişiyor
Bakan, 'abdest suyunu' savundu
Kadın meselesinde Türkiye daha Batılı
Duman ve koku yasağı geldi!
Çeşme'de isyan
Ahmet Hakan Coşkun'a Unakıtan cezası
301 mağdurları tanıtım yıldızı






Melih AŞIK
Biten Senfoni!
Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası'nın (CSO)...
Hasan PULUR
Hamilelik ve seks filmi...
ŞİMDİ bizi yine eleştirecekler "Dinozorluğun ...
Çetin ALTAN
Damat tercihinde ağırlık 'Hazine'den mi, 'piyasa'dan mı geçinenlerde?
Turgut Özal'ın da sık sık tekrarlamaktan hoşl...

© 2006 Milliyet