|
 |
|
|
Kapıdaki dehşet
Ortalık cam kırıklarıyla dolu...Olay, önce yoğun trafikte sert bir kaza olarak algılanıyor. Sonradan kulaktan kulağa fısıldanan ilk haberlere göre Ankaragücü (ve Bursaspor?) taraftarlarının sekiz otobüsle geldikleri İstanbul'da küçük (!) bir gövde gösterisine giriştikleri, İnönü Stadı'na yaklaşırken Beşiktaş futbol takımını taşıyan otobüse toplu halde saldırdıkları öğreniliyor. Dakikalar geçtikçe haber netleşiyor.
41 saldırgan gözaltına alınmış... Polis olayı bastırmakta güçlük çekmiş... Bileti olmayanlar Ankaragücü'ne ayrılan rakip taraftar tribününe sokulmamış...
Beşiktaş-Ankaragücü maçından önce yaşananlar benim için asla bir sürpriz değil...
Travma yaratan maç
Geliyorum diyen dehşetin nihayet kapıya dayandığını hep birlikte gördük.
Ankaragücü'nde bir süredir yönetimle taraftar grupları arasında büyük bir çatışma yaşanıyor. Kulüpten finansal destek isteyenlerin, olumlu yanıt alamayınca gerilimi artırdığı, bazı grupların tehditlere yöneldiği biliniyor... Bazı grupların maç sırasında takımlarını desteklemek yerine yönetime karşı sloganlar attığı görülüyor.
Beşiktaş'a hem de İstanbul'da yapılan saldırı üstü kapalı bir mesaj... "Bu işin Ankara'sı da var... Sonrası daha da fena olacak! Ona göre!" diyen bir eylem biçimi...
Bu eylemde Beşiktaş'ın ilk hedef olarak seçilmesi de anlamlı.
İki kulüp arasında o meşhur 8-0'lık Galatasaray maçının yarattığı travma da var... Beşiktaş'a şampiyonluk kaybettiren ve dedikodudan bir türlü kurtulamayan o "averaj maçı" iki tarafın ortak hafızasında davranışları için bir referans oluşturuyor.
Bursaspor tarafına gelince...
2003 -2004 sezonunda anlaşılmaz biçimde peşpeşe puan kayıplarıyla sekiz puanlık avantajını eriten ve şampiyonluğu Fenerbahçe'ye kaptıran Beşiktaş'ın İnönü'de Akçaabat Sebatspor'a, ardından deplasmanda çok dedikodulu biçimde Rizespor'a yenilmesi Bursaspor'un 2.Lig'e düşmesiyle sonuçlanıyor. Bursaspor taraftarları, takımlarının yetersizliğini, teknik ve idari yanlışları unutup bu kötü kaderin Beşiktaş'ın kastıyla oluştuğuna inanıyorlar.
Spor alanında kullanılmaması gereken "düşmanlık" kavramı bu nedenle iki kulüp arasındaki ilişkilere damgasını vuruyor.
Özetlemeye çalıştığım olayların hepsi gerçek. Ne var ki bu gerçekler karşısında ilgili kulüp yöneticileri yaraları saracak sorumlu bir tavır sergileyemiyorlar... Olanı biteni seyrediyorlar. Vızıltı ölçeğini aşamayan iyi niyet mesajlarının ötesine geçip bu gerçekliği değiştirmek kararlılık gösteremiyorlar.
Medya da aynen öyle!
Yaşanan gerçekleri sıradanlığın ötesinde göremiyor medya...
Güya yasa var!
Sadece Milliyet, Pazar günü ortaya çıkanları Salı'ya tam sayfa yansıtıyor.
Gözaltına alınan 41 saldırgan, kimlik tesbitinden sonra savcılık tarafından serbest bırakılıyor.
Güya ortada spor alanlarına şiddeti önleyen bir yasa var.
Uygulamadıktan sonra neye yarar!
Gelelim son söze : Bursa'daki meslektaşlarımızın da duyarlılıkla dile getirdiği gibi, ligin ikinci yarısında oynanacak Bursaspor - Beşiktaş maçı ( Mayıs 2007), tablo ve koşullar değişmezse, asla Bursa'da oynanamaz.
Stat ve çevresinde alınacak güvenlik önlemleri, güvenliği sağlamaya yetmez. Yalova'dan mahalle kahvelerine, restoranlara kadar dehşet her yerde kol gezer...
İstanbul'da oynanacak Beşiktaş - Bursaspor ( 24 -26 Kasım, 15. hafta ) maçı için de durum çok farklı değil...
Çok çok önemli bir çatışma noktasında Türk futbolu sert bir sınavdan geçiyor.
Tedbir alınmalı...
Dehşet kapıda bekliyor!
Gerets'in kobayları
Eric Gerets'in samimiyetinden kuşkulanıyorum... Özellikle genç futbolculara karşı tavırları kuşkularımı yoğunlaştırıyor.
Gerets, olanakları sınırlandığında gençlere sığınıyor... Galatasaray alt yapısından bin bir emekle yetişen çocuklara forma veriyor...
Dış transferde durgunluk mu var? İstediğin oyuncular alınamıyor mu? Gelsin Mehmet Güven... İşler biraz zorlaştı mı? Çıkar Mehmet Güven'i!... Özgürcan'ı PAF takımına gönder, sonra çağır Trabzon kafilesine al... Yıkılmış maçı ayağa kaldırsın diye oyuna sür... Arda'yı yine kiralık göndermeyi düşün, olmadı sürekli forma ver.
Harcanıp giderler
Geçen yıl da Uğur ve Ferhat'la Kadıköy'de Fenerbahçe derbisine çıkıp 4-0'lık bozgunda kobay olarak kullanmıştı o genç çocukları.
Bu yıl Uğur, Kayseri'ye kiraya verildi... Ferhat sürdürüyor kobaylık sürecini... Trabzon'da Gökdeniz'le karşı karşıya oynadığı ve başarısız olduğu için değil, asıl o başarısızlıktan sonra hemen kement atılıp oyundan alındığı için darbeyi yedi.
Böyle bir anlayış elbette sol ayaklı solbek sorunuyla karşı karşıya bırakır Milli Takım'ı... Siz kulüp takımında inanarak, cesaretle, samimiyetle gençlerinize sahip çıkmazsanız...
Harcanıp giderler!
Merkez Hakem Kurulu hazırlıksız
Delta Mobilya, futbolun en zor alanına yönelerek "Ayın Hakemi"ni onurlandırmaya karar vermiş...
Dostum Adem Yılmaz'ı içtenlikle kutlarım. Geçen hafta yapılan ilk jüri toplantısında Bülent Yıldırım'ı Ağustos'un en başarılı hakemi seçtik...
Sonra da bol bol tartıştık. O toplantıda MHK Başkanı Çulcu, İsmet Arzuman'ın Sivas'ta Ümit Özat'ı aut çizgisinden oyuna almakla kuralları doğru uyguladığını açıkladı. Oyun durmuştu çünkü... Ama otoriteler Arzuman'ı eleştiriyordu... Fenerbahçe Kaptanı Ümit Özat'ın da kafası karışmış, Çulcu'yu arayıp rahatlamıştı...
Tıpkı jüri toplantısında olduğu gibi, MHK'nin iç sorunlarla uğraşmaktan vizyon geliştirmeye fırsat bulamadığını da öğrendim bu arada...
FİFA International Board, 2010 Dünya Kupası'nda çift hakemin görev alması için bir dizi hazırlıklara girişmişti. FİFA Başkanı Blatter, Collina'nın kulisiyle İtalya ve Norveç'te yapılan denemlerin olumsuz raporlandığını açıkça söylüyor, çift hakem uygulamasının kaçınılmazlığını savunuyordu. Brezilya uygulaması olumlu sonuçlar vermişti.
Yerimiz ne olacak?
Türkiye'nin böyle bir tartışmada yeri ve görüşü ne olacak Merak ettiğim bu sorunun yanıtını, Çulcu el yordamıyla verdi : "Otorite zaafı olabilir! Oyunun kontrolu güçleşebilir!"
Bu kadar...
Oysa bu konuyu çok iyi araştırmalıydı MHK... Seminerlerinde kendi hakemlerinin görüşlerini alarak, karşıt görüş sahiplerini aynı masalarda buluşturarak elle tutulur bir görüş ve teklif sahibi olmalıydı...
O duyarlılığı göremedim maalesef!
agokce@milliyet.com.tr
|
|
|

|