Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 27 Eylül 2006 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
'Türklüğe hakaret'


ATATÜRK zamanında İtalya'dan alınan (eski) Türk Ceza Kanunu'nun 159. maddesinde de "Türklüğe, cumhuriyete, TBMM'ye, hükümetin manevi şahsiyetine, bakanlıklara, devletin askeri ve emniyet kuvvetlerine ve adliyenin manevi şahsiyetine" alenen hakaret etmek suç sayılıyor ve cezalandırılıyordu. Fakat bu bir şarta bağlı idi: Adalet Bakanı izin verirse dava açılıyor, izin vermezse, mesela "Türklüğe alenen hakaret" eden kimse hakkında kovuşturma açılmıyordu.
Acaba neden?!
Bugün aynı suçu düzenleyen 301. madde etrafındaki tartışmalarda sağlıklı bir akıl yürütme yolu bulmanın ilk adımı bu sorudan geçiyor.
Evet, soruşturma açılması, siyasi bir organ olan Adalet Bakanı'nın iznine bağlanmıştı. Çünkü suç sayılan bu eylemler tamamen "siyasi" niteliktedir, bu bir. İkincisi, cezanın bir amacı da kamu yararıdır; halbuki "siyasi" bir davada kamu yararı olmayabilir, hatta "kamu zararı" bile olabilir!
Bunu Adalet Bakanı takdir edecek, ona göre dava açılacak veya açılmayacaktı.

Türklüğe yarar mı?
Bugün eski 159. maddenin yerini 301. madde aldı. Sadece "Bakanlıklara hakaret" suç olmaktan çıkarıldı ve "Eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz" diye 'liberal' bir cümle eklendi, ceza miktarı azaltıldı.
Çok önemli bir değişiklik daha yapıldı: Artık "Türklüğe, cumhuriyete, meclise, yargıya, orduya..." hakaret davaları için savcılar Adalet Bakanlığı'ndan izin almıyor! Çünkü "Adalete siyaset karışmasın" diye bunu kaldırdık.
Ve elbette artık savcılar davanın ülkeye "siyasi" yarar mı, zarar mı getireceğine bakmadan, bu anlamda "kamu yararı"nı ölçmeden davalar açıyorlar.
Giderek ne oluyor? Türklük kavramı dünyada ikide bir yazarları hapisle tehdit eden, 'ceberut' bir görüntüye bürünüyor! Hatta Türkler soykırım yaptı da bunun söylenmesini "Türklüğe hakaret suçu" diyerek bastırıyorlar şeklinde bir imaj oluşuyor.
Bu imaj Türklüğü yüceltiyor mu?! Aşağılıyor mu?! Bu imaj Türkiye'nin ve Türklüğün lehine mi, aleyhine mi?! Açılan soruşturma ve davaların hepsinde siyaseten "kamu yararı" mı var?!

Cumhurbaşkanı baksın
Eski Ceza Kanunu'ndaki 159. madde, yeni Ceza Kanunu'ndaki 301. madde, hukuk doktrini açısından da kesinlikle "siyasi" niteliklidir; onun için Adalet Bakanı'nın iznine bağlanmıştı. Çünkü bazı davaların götüreceği, getireceğinden fazla olabilirdi ve bunun 'siyasi' açıdan değerlendirilmesi gerekirdi.
Tamam, Adalet Bakanı'nın iznini kaldırdık; çünkü bazı bakanlar siyasi tercihlerinin etkisi altında kalmıştı. Şimdi eski Yargıtay Başkanı değerli hukukçu Sami Selçuk bir teklifte bulunuyor:
- Bu davalar Cumhurbaşkanı'nın iznine tâbi olsun!
Çok doğru... Çünkü cumhurbaşkanı makamındaki kişi, anayasal olarak tarafsızdır, milletin birliğini temsil eder, "Türkiye Cumhuriyeti'nin şan ve şerefini yüceltme" yemini ile göreve başlar. "İcranın başı" olarak da "kamu yararı"nın mı yoksa "siyasi mazarrat"ın mı bulunduğunu takdir eden bir şahsiyettir. Ayrıca yine Selçuk'un dediği gibi, 301. maddenin içeriğini de modern hukuka göre düzenlemeliyiz.
Öneriyorum, AKP ve CHP böyle bir çözümde uzlaşsın; göreceksiniz Türkiye çok rahatlar...

t.akyol@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
'Türklüğe hakaret'
ATATÜRK zamanında İtalya'dan alınan (eski) Tü...
Çetin ALTAN
Damat tercihinde ağırlık 'Hazine'den mi, 'piyasa'dan mı geçinenlerde?
Turgut Özal'ın da sık sık tekrarlamaktan hoşl...
Melih AŞIK
Biten Senfoni!
Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası'nın (CSO)...
Fikret BİLA
Sezer'den Baykal'a öneri
DSP lideri Zeki Sezer, CHP lideri Deniz Bayka...
Hasan CEMAL
Ateşkes!
Güneydoğu'da görev yapan devletin bir valisin...
Güneri CIVAOĞLU
2 atla yolculuk
AB'nin Ankara Büyükelçisi Kretschmer'in Türki...
Abbas GÜÇLÜ
AKP'nin katsayı operasyonu
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, meslek lisesi ...
Hurşit GÜNEŞ
Memur maaş zammı fazla mı, eksik mi?
Cumhuriyetin ilk yıllarında, Osmanlıdan kalan...
Nail GÜRELİ
Satışsız pazarlama
Bakın şu işe! Bazen insanın ağzından çıkan la...
Sami KOHEN
AB, kapıları kapatıyor mu?
İLK bakışta AB'den gelen mesaj, "Şimdi Romany...
Metin MÜNİR
Erdemir'de gerçekler su yüzüne çıkıyor
Erdemir'i satın almanın büyük ve pahalı bir h...
Hasan PULUR
Hamilelik ve seks filmi...
ŞİMDİ bizi yine eleştirecekler "Dinozorluğun ...
Meral TAMER
Vazektomiyi Türk erkeğine anlatabilmek
Sağlık Bakanı Prof. Dr. Recep Akdağ'ın eşinin...
Ece TEMELKURAN
Dünyanın bütün yoksulları Birleşin!
Bundan birkaç yıl önce, ABD Irak'ı işgale haz...
Osman ULAGAY
Küresel dönüşüm sanayimizi nasıl etkiledi?
Son günlerde bir kez daha finansal piyasalard...
Güngör URAS
Tuzumuz bol ama tuz fiyatları artıyor
Biz evlerde her yıl 300 ton, gıda sanayiinde ...
M. Ali BİRAND
Azınlıklarımızı neden sevmiyoruz?
Avrupa Birliği Uyum Yasaları içinde bir kaçı ...

© 2006 Milliyet