|
Sezer'den Baykal'a öneri
DSP lideri Zeki Sezer, CHP lideri Deniz Baykal'a "Bir önerim var" diyor:
"1 milyon kişiyle çıkıp bir miting yapalım. 1 milyon kişiyle birlikte yürüyelim. Lübnan'da Hizbullah 1 milyon kişiyle ortaya çıkıyor, biz CHP'yle birlikte çıkalım. Bu miting 'Türkiye duyarlılığı mitingi' olsun. Siyasete böyle ağırlık koyarız, böyle yön verebiliriz."
DSP Genel Merkezi'ndeki sohbetimizde Sezer'e bu önerisiyle neler amaçladığını sorduğumda şu yanıtı veriyor:
"Sayın Baykal, sürekli olarak Başbakan Tayyip Erdoğan'ın Çankaya'ya çıkmaması gerektiğini söylüyor. Sayın Baykal, Tayyip Bey'in cumhurbaşkanı olmasına gerçekten karşıysa bunu göstermelidir. Tayyip Bey'in Çankaya'ya çıkmasına ancak DSP ve CHP engel olabilir. DSP ve CHP, 1 milyon kişiyle Ankara'da bir miting yaparsa, çıkıp yürürse, o zaman Başbakan, Çankaya'ya çıkabilir mi? Ben Sayın Baykal'a bunu öneriyorum. Bir 'Türkiye duyarlılığı' toplantısı düzenleyelim, orada DSP veya CHP bayrakları kullanmayalım. Cumhurbaşkanlığı seçimleri yaklaşırken böyle bir miting yapalım. O zaman siyasete ağırlık koymuş, yön vermiş oluruz."
Beklemek yanlış
Sezer, cumhurbaşkanlığı seçiminde toplumun ağırlığıyla böyle ortaya konulabileceğini vurguladıktan sonra şu değerlendirmeyi yapıyor:
"CHP, Başbakan'ın Çankaya'ya çıkmasını bekliyor olabilir. Çıktıktan sonra, vatandaşa dönüp Meclis'teki çoğunluğu da bize verin demeye hazırlanıyor olabilir. Ama, acaba bunu beklemek doğru mu? Eğer gerçekten karşı iseler cumhurbaşkanlığı seçiminden önce benim önerilerime olumlu yanıt vermeleri gerekir. O zaman seçilme kaygısı olmadan katkı vereceklerin sayısının sanılandan çok fazla olduğu görülecektir."
Uzlaşı şart
DSP Genel Başkanı, Türkiye'nin hiçbir dönemde bu kadar yoğun ve çok yönlü tehdit altında kalmadığı düşüncesinde. Türkiye'nin sorunlarının ancak uzlaşıyla çözülebileceğini, bir kesimin dini siyasete alet ederek dine zarar verdiğini, bir kesimin de laikliği siyasete alet ederek laikliğe zarar verdiğini savunuyor. Sezer şöyle devam ediyor:
"Bir tarafta din alet ediliyor ve zarar görüyor. Bir tarafta laiklik alet ediliyor, laiklik zarar görüyor. Oysa uzlaşı şarttır. Ecevit'in ortaya koyduğu 'inançlara saygılı laiklik' işte bu uzlaşının temelini oluşturacak doğru yaklaşımdır. DSP'nin uzlaşı anlayışı, yapısı ve kültürü Türkiye'nin bugün her zamankinden çok ihtiyacı olan zemini oluşturuyor."
Güç birliği çağrısı
Sezer, CHP lideri Baykal'a "güç birliği çağrısı"nda da bulunuyor. İttifaklara olanak sağlayacak yasal düzenleme yapılabileceğini vurgulayarak şu öneriyi sunuyor:
"Yasal düzenlemeyle partilerin ittifakına olanak sağlanabilir. Partiler arasında güç birliği yapılabilir. DSP ile CHP arasında işbirliği, güç birliği yapılması gerekir. Bunda samimi olarak uzlaşmak zorunludur. Bu ortaya konulduktan sonra güç birliğinin, işbirliğinin nasıl yapılacağının yöntemi bulunur. O teknik bir konu olur. Önemli olan buna inanmaktır. Ancak, Sayın Baykal'ın ve CHP'nin yaklaşımı, 'DSP'nin kapısına kilit vurun, gelin' biçiminde olursa, o işbirliği, güç birliği olmaz. Sayın Ecevit'in birçok eseri var. En büyük eseri ise DSP'dir. Kimsenin DSP'nin kapısına kilit vurmaya hakkı yoktur, gücü de yetmez. DSP, yükselen ve sosyolojik olarak en hızlı yükselebilecek tek partidir. Toplumun her kesimini kucaklayabilen yapısı ve felsefesiyle, sorunların çözümüne dönük projeleriyle hızla tırmanışa geçmiştir."
Sezer, önerilerinin toplumun da isteklerini yansıttığı görüşünde.
fbila@milliyet.com.tr
|
|