|
AKP'nin katsayı operasyonu
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, meslek lisesi mezunlarına seslenirken, "Sabırlı olun, katsayı sorununu yakında çözeceğiz. Finale az kaldı" dedi.
YÖK'ün bu dayatmasını, bugünkü parlamento yapısıyla çözebilseydi çoktan çözerdi. Dahası, önümüzdeki seçimde bu kadar milletvekili çıkaramayacağını o da biliyor. Peki o halde sorun nasıl çözülecek?
Bugüne kadar olduğu gibi, ardı arkası kesilmeyen siyasi söylemler şeklinde mi, yoksa gerçekten kafasında bir planı mı var?
Şimdiki "Biraz daha sabredin" telkini, öncekilerden çok farklı. Kafasında bunun planlarını çoktan yapmış. Hem de çok makul ve uygulanabilir.
İşte katsayı meselesini tereyağından kıl çeker gibi çözecek tahmini plan:
Anayasa'ya göre, yükseköğrenime yönelik her düzenlemenin YÖK üzerinden yapılması gerekiyor. Ama Anayasa'nın değiştirilmesinin ne kadar zor olduğu bu iktidar döneminde fazlasıyla görüldü. Yani cısss bir konu. Peki o halde can alıcı plan ne?
2547 sayılı YÖK Kanunu'na göre, YÖK üyelerinin üçte birini Çankaya, üçte birini hükümet, üçte birini de üniversiteler seçiyor. Yani şu anda, hükümetin YÖK üyeleri içindeki payı üçte bir oranında. Ama Çankaya'ya Tayyip Bey ya da bir başka AKP'li çıktığında bu oran çok kısa bir sürede üçte iki düzeyine ulaşabilecek. Hatta rektör ve YÖK üyelerinden bir kısmı, kendilerini, yeniden o koltuğa atayacak makama karşı çark edip oranı daha da yukarılara çıkarabilir. İşte o zaman da ne katsayı sorunu kalır ne de meslek liselerinin önünde başka bir kısıtlama.
Hatta operasyon büyük bir ihtimalle seçim öncesinde gerçekleştirilerek, gençlerin karşısına öyle çıkılacak. Tersi bir durumun yani katsayı çözülmeden seçime gidilmesi durumunun, AKP'ye çok oy kaybettireceğini herkes biliyor. Erken seçim ihtimalinin sürekli ötelenmesi de bu yüzden.
YÖK'ün yapısını kökten değiştirecek bir cumhurbaşkanı, sadece katsayı sorununu çözmekle kalmayacak, üniversitelere de çekidüzen verecektir(!) Nasılı çok net. Rektörler üzerinden. Dayatma içinde olması da gerekmez, rektörler işareti alacaklardır. Şimdi nasıl öğrencilerinin ve eşlerinin başlarını açık tutmak için mücadele veriyorlarsa, o zaman da tam tersi için yarışa girenler olacaktır. Tıpkı şimdi bürokratların yaptığı gibi...
Özal'ın cumhurbaşkanlığı dönemini hatırlayın. 12 Eylül ve Evren'den sonra, Doğramacı ve arkadaşları nasıl anında çark edip türbana yeşil ışık yakmışlardı!..
Peki tüm bu gelişmeler Türkiye'yi nereye götürür? Muhalefet ya da kamuoyu bu konuda ne der? Bu kimin umurunda ki!..
Yukarıda anlattıklarım bir senaryo değil. Hepsi olabilirliği olan gerçekler. Ve hepsi de Anayasa'ya ve YÖK Kanunu'na uygun. Yani hukuki açıdan hiçbir sorun yok.
İşte cumhurbaşkanlığı seçimini çok önemli kılan da bu! Kim olacak ve ne zaman seçilecek? Bugünkü Meclis mi seçecek yoksa yüzde 70-80'i değişecek yeni Meclis mi? Hep birlikte göreceğiz... AKP kurmaylarının kafasından geçen bu operasyon, eminim ki muhalefetin ve üniversitelerin de kafasından geçiyordur. Bugüne kadar düşünmedilerse de öğrenmiş oldular.
OKS'de nakilleri izleyin!
Anadolu liselerinde dondurulan nakiller yapılmaya başlanmış. Bugüne kadar niye donduruldu, onu da bilen yok. Tıpkı 5 bin kontenjanın açık kalması gibi.
Veliler gibi biz de hangi anadolu ve fen lisesine nakille kaç puanla, kaç öğrenci alınacağını yakından izleyeceğiz. Umarız, bu konuda dilden dile dolaşan söylentilerin hiçbiri gerçekleşmez!..
Genç Bakış başlıyor
Genç Bakış, yeni yayın döneminin ilk programında CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ı konuk ediyor. Baykal, Kocaeli Üniversitesi'nde ilk kez gençlerin karşısına çıkacak. CHP lideri, gençlerin Türkiye'nin güncel sorunlarına yönelik sorularına yanıt verecek. Genç Bakış, bu gece 23.55'te canlı olarak Kanal D'de.
Özetin özeti: Eğitim, kırgınlıkların, ince hesapların, politik dayatmaların ya da YÖK'ün yaptığı gibi hak gasplarının değil, sevginin, hoşgörünün ve saygının egemen olduğu bir alan olmalıdır.
aguclu@milliyet.com.tr
|
|