Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 27 Eylül 2006 / Çarşamba  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
AB, kapıları kapatıyor mu?


İLK bakışta AB'den gelen mesaj, "Şimdi Romanya ve Bulgaristan'ı da alıyoruz; artık başka yerimiz yok" şeklinde algılanabilir...
AB Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso'nun sözleri böyle bir izlenim yaratmaya müsait. Ne diyor AB'li yetkili? "Romanya ve Bulgaristan'dan sonra, AB daha genişlemeye hazır değil. AB bu haliyle artık yeni üye kabul edemez. Bundan sonra yapacağımız şey, yapısal reformları hayata geçirmek olacak"...
Bu sözlere bakarak, Türkiye'nin AB üyeliği şansının artık pek kalmadığı sonucunu çıkarmak zor değil.
Ama, gerçekten AB, Romanya ve Bulgaristan'la, "genişleme süreci"ne son veriyor ve "müzakere süreci" içinde bulunan Türkiye'ye (ve ayrıca Hırvatistan'a) kapılarını kapatıyor mu?
Bunu daha iyi anlamak için, Barroso ve diğer yetkililerin daha ayrıntılı konuşmalarına da bakmak gerek. Brüksel'deki bu konuşmasından önce, Berlin'deki bir toplantıda Barroso şöyle dedi: "Şu anda müzakerelere devam ettiğimiz Türkiye ve Hırvatistan, genişlemeye dahil.. Tabii bir de üyelik perspektifi verdiğimiz Balkan ülkeleri buna dahil. Ancak mevcut sorumluluklara daha fazla girmeliyiz"...

Süreç daha zorlaşacak
Barroso ve diğer yetkililerin söylediklerinde aslında pek yeni bir şey yok. Öteden beri AB'nin artık "istiap haddi"ni doldurduğu, daha fazla üye alacak durumda olmadığı belirtiliyordu. Ancak Türkiye ve Hırvatistan'la masaya oturulduğu ve Makedonya gibi bazı Balkan ülkelerine daha önce söz verdiği için, onlara kapıların kapatılamayacağı da vurgulanıyordu. Nitekim dün Avrupa Parlamentosu'nda konuşan Olli Rehn'in açıklaması bunu teyit ediyor.
Ne var ki, gelinen noktadan sonra, AB'nin -daha uzun vadede bile olsa- yeni üye kabul etmesi çok daha fazla zorlaşacak, bu ülkelere daha ağır şartlar koşulacak... Bu bir...
İkincisi, AB iki yıl önce kabul ettiği yeni 10 üye ile, epey genişledi. O kadar ki, mevcut kurumsal yapı (komisyon, parlamento, vs.), 25 üyeli bir topluluk için yetersiz kalmaya başladı. Şimdi önümüzdeki yıl başından itibaren bu sayı 27'yi buluyor ve AB gene eski yapısını koruyor...
Dolayısıyla AB yetkilileri, "Şimdi artık duralım, öncelikle kurumsal yapımıza yeni bir çekidüzen verelim" diyorlar. Nitekim bu yönde bazı hazırlıklar da yapılıyor.
Ama, AB kendisini yeniden yapılandırırken daha önceki angajmanları gereği, Türkiye (ve Hırvatistan) ile başlayan süreci de devam ettirebilir. Kaldı ki Türkiye ile üyelik, 10-15 yıl gibi uzun bir süre sonrası için öngörülüyor.

İçinde olmak daha iyi
Aslında AB, Romanya ve Bulgaristan'ın üyeliğini tam bir gönül ferahlığı ile kesinleştirmiş değil. Nitekim dün kararı açıklarken Komisyon'un genişlemeden sorumlu üyesi Olli Rehn de, iki ülkenin birtakım eksikliklerinden veya yetersizliklerinden yakındı.
Gerçekten iki Balkan ülkesi şu ana kadar yolsuzluklardan organize suça, yargıdan tarıma kadar, çeşitli alanlarda AB'nin istek ve beklentilerini tam olarak yerine getirmedi.
Ama buna rağmen, AB'nin bu iki üyeliği onaylamasının gerekçesi, bu beklentilerin iki ülkenin AB'ye girmesiyle daha kolay gerçekleşeceği düşüncesidir. Nitekim yetkililer, "İki ülkenin kulübün içinde olması, dışında kalmasından daha iyi. O zaman bu yükümlülükleri daha kolay yerine getirirler" diyorlar ve daha önceki bir örnek olarak Yunanistan'ı sayıyorlar...
Umarız AB yetkilileri, Türkiye'nin üyeliği konusunda da aynı düşünceyi ve davranışı sergilerler...

skohen@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
'Türklüğe hakaret'
ATATÜRK zamanında İtalya'dan alınan (eski) Tü...
Çetin ALTAN
Damat tercihinde ağırlık 'Hazine'den mi, 'piyasa'dan mı geçinenlerde?
Turgut Özal'ın da sık sık tekrarlamaktan hoşl...
Melih AŞIK
Biten Senfoni!
Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası'nın (CSO)...
Fikret BİLA
Sezer'den Baykal'a öneri
DSP lideri Zeki Sezer, CHP lideri Deniz Bayka...
Hasan CEMAL
Ateşkes!
Güneydoğu'da görev yapan devletin bir valisin...
Güneri CIVAOĞLU
2 atla yolculuk
AB'nin Ankara Büyükelçisi Kretschmer'in Türki...
Abbas GÜÇLÜ
AKP'nin katsayı operasyonu
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, meslek lisesi ...
Hurşit GÜNEŞ
Memur maaş zammı fazla mı, eksik mi?
Cumhuriyetin ilk yıllarında, Osmanlıdan kalan...
Nail GÜRELİ
Satışsız pazarlama
Bakın şu işe! Bazen insanın ağzından çıkan la...
Sami KOHEN
AB, kapıları kapatıyor mu?
İLK bakışta AB'den gelen mesaj, "Şimdi Romany...
Metin MÜNİR
Erdemir'de gerçekler su yüzüne çıkıyor
Erdemir'i satın almanın büyük ve pahalı bir h...
Hasan PULUR
Hamilelik ve seks filmi...
ŞİMDİ bizi yine eleştirecekler "Dinozorluğun ...
Meral TAMER
Vazektomiyi Türk erkeğine anlatabilmek
Sağlık Bakanı Prof. Dr. Recep Akdağ'ın eşinin...
Ece TEMELKURAN
Dünyanın bütün yoksulları Birleşin!
Bundan birkaç yıl önce, ABD Irak'ı işgale haz...
Osman ULAGAY
Küresel dönüşüm sanayimizi nasıl etkiledi?
Son günlerde bir kez daha finansal piyasalard...
Güngör URAS
Tuzumuz bol ama tuz fiyatları artıyor
Biz evlerde her yıl 300 ton, gıda sanayiinde ...
M. Ali BİRAND
Azınlıklarımızı neden sevmiyoruz?
Avrupa Birliği Uyum Yasaları içinde bir kaçı ...

© 2006 Milliyet