|
Hamilelik ve seks filmi...
ŞİMDİ bizi yine eleştirecekler "Dinozorluğun depreşti!" diye...
Bizim gençliğimizde genç kadınlar, hamileliklerini "geleceğin annesi" tevazuu içinde, bugünkü gibi davul zurnayla ilan etmezler, büyüyen karınlarını bol elbiselerle kapatmaya çalışır, yakınları olan teyzelerin, yengelerin, ablaların "Ne o kız?" diye imalı sorularına da yüzleri kızararak gülümserler, büyükler de "Allah tamamına erdirsin!" diye dua ederlerdi.
***
ŞİMDİ öyle mi?
Büyüklü küçüklü her toplantıda, yeni evlilere soruluyor:
"Hayrola, bir şey yok mu?"
Taze gelin de öyle yüzünü filan saklamayarak, "Çalışıyoruz bakalım, inşallah!" cevabını veriyor.
Bebek yapmak için, nasıl çalışılıyor, malum!
Biz rastlamadık ama, takılanlar da oluyormuş:
"İyi çalışın haaa!"
***
BUNLARI yazmak nereden aklımıza geldi?
Pazartesi günkü gazete haberlerinden...
Başbakan'ın büyük kızı Esra Hanım ile eşi Berat Albayrak, Amerika'dan Türkiye'ye kesin dönüş yapıyorlarmış...
Niçin?
Dönüşlerinin altında bebek sahibi olma planları varmış...
Kızları ile damatlarının bu kararı, en büyük özlemleri torun olan Erdoğan çiftini çok sevindirmiş...
***
BİZİM gibi, yetmişini aşmış kuşak bunları yadırgar, oysa dünya değişiyor, kabul etmek lazım...
Genç erkeklerin eşlerinin doğumuna girdiklerini yadırgayanlara "dinozor" diye bakılan bir ülkede kızının hamile oluşunu sevinçle karşılayan bir baba yadırganabilir mi?
"Babalık duygusu" Başbakanlık duygusunun çok daha üstündedir.
***
BİR başka konu...
Türkiye'de artık bir belgesel TV kanalı var: İZ...
Coşkun Aral'ın yönettiği İZ TV, "Digitürk"teki 88. kanal...
Hele Fransız Oliver'in, yarım yamalak Türkçesiyle Türkiye'yi bölge bölge tanıtarak yemeklerin yapılışını öğrenmesi, hatta pişirilişine katılması...
Çok keyifli bir belgesel.
***
"İZ"de yeni bir belgesel başladı: Türk sineması...
Geçen gece "seks furyası" dönemini anlatıyorlardı; filmleri oldukça mazbut çekip Ankara'ya sansüre yollarlarmış... "Evet" çıkınca da her sahnenin arkasına seks bölümleri koyup tekrar birleştirirlermiş, eğer bir baskın olursa hemen sansürden geçeni takar, onu oynatırlarmış...
***
O dönemin yıldızlarından Aydemir Akbaş anlatıyordu...
Bir filmde yönetmenmiş. Kadroya bakmış, bir kızla bir erkek fazla, sesini çıkarmamış. Paydos etmişler; yapımcı kalmış, yanında da o kızla oğlan... Aydemir Akbaş ve kadro gidince, o kızla oğlana seks yaptıracaklar, çekilen sahnelerin arasına yerleştirecekler.
Günahı boynuna, Aydemir Akbaş aynen böyle anlattı, müsaade etmemiş!
O dönemin kadın oyuncularından biri anlatıyordu...
Bir gün şaka olsun diye içinde hiç seks sahnesi olmayan bir filmi Ankara'ya göndermişler, sansür geri çevirmiş...
Niye?
Çünkü, bu filmi de, yine seks filmine çevirirler diye...
h.pulur@milliyet.com.tr
|
|