Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 28 Eylül 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil
Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Ertuğrul Özkök'ün sorularına bir cevap!

Ben Ertuğrul Özkök'ün yazılarını engelli yarışta gibi okurum hep; tuzaklar, oyunlar, retorik...


www.ilhanuckan.com
Faks: (0212) 505 63 88

Hillary Clinton, Victoria Beckham, Hülya Avşar, Ajlan Köse, Emel Yıldırım Acar, Nezahat Şahin... Bu isimlerin birbirleriyle ne ilgisi var, hele Nezahat Şahin de kim demeyin! Her biri aldatılmayı sindirmekle kalmayıp çok şahane bir yemekmiş gibi ısıtıp ısıtıp hepimize yutturmaya çalışmış isimler.
Bu isimleri ardı ardına dizmek, Ertuğrul Özkök'ün, BELBİM Genel Müdürü Adnan Şahin'in karısı Nezahat Şahin ve sevgilisi olduğu iddia edilen hanımla birlikte yaptığı basın toplantısıyla ilgili yazısından sonra aklıma geldi. Özkök "Müdür bey, bir yanına başı türbanlı eşini almış... Öbür yanında sevgilisi. O fotoğrafa bakınca ben bir gece önceyi düşündüm. Acaba türbanlı eşini, o basın toplantısında sevgilisiyle yan yana oturtmayı nasıl başardı? Her çapkının alması gereken derslerle dolu bir gece..." diye yazmıştı köşesinde.
Ertuğrul Özkök aldatılan eşin çıkıp kocasını savunması durumunu "İslami hayat tarzını seçmiş" kadının ezikliğine bağlıyor ama bence gözden kaçırdığı bir şey var. Mesele İslamın kadınları ezmesi gibi gelmiyor bana. Birbirlerinden çok farklı kültürlerden, coğrafyalardan, konumlardan gelen bazı kadınların hep aynı garip tavrı gösterip, kendilerini alenen aldatan kocalarının yanında "aslanlar gibi" durduklarını görüyoruz. Bu olsa olsa konformizmin din, kültür ve coğrafya tanımaz yaygınlığıyla açıklanabilir. Saydığım isimleri yan yana getiren de işte bu konformizm...

İşte Bilirkişi olarak yazıyorum:
Ertuğrul Özkök'ün yazısı hem kadınların hem de erkeklerin içini dürtecek şekilde devam ediyor: "Bütün erkeklere ve kadınlara soruyorum. (...) Erkekseniz, eşinizi o çerçeveye sokmaya ikna edebilir misiniz? Kadınsanız, o çerçeveye girmeyi kabul eder misiniz?"
Ben Ertuğrul Özkök'ün yazılarını engelli yarışta gibi okurum hep; tuzaklar, oyunlar, retorik... O yüzden ana fikre gelip sormak istiyorum:
Önemli olan aynı karede olmak değil elbette; Hillary Clinton, Hülya Avşar, Ajlan Köse ve daha niceleri de bahsettiğiniz o fotoğrafa girmemişler mi?
Bu kadınlar ellerindekinden olmak istemiyor ama sonunda kaybettikleri zavallı kocacıklarından çok daha fazlası oluyor. Özsaygı, kendine güven ve birey olmak... Hem kocalarını hem de kendilerini kaybediyorlar. Ama konformizm ve statükoculuk da böyle bir şey değil midir zaten? Sürdürülemez bir durumu istikrar adına sürdürmeye çalışırken kendi üzerinizdeki hakimiyetinizden de olursunuz.

Bugünkü yazımın ana fikri şu:
Müdür beyin yeşil kürkü... Yeni değil bu türkü...
İyi oyunlar herkese...

Öptüm sizi
Petek Dinçöz'e Esra Ceyhan'ın programında Can Tanrıyar'ın da yardımıyla bir "şaka" yapıyorlar. Can Tanrıyar "Petek'i sevmediğini, onu bolca aldattığını, ondan ayrılabileceğini" falan anlatıyor röportajda. Bu bant stüdyoda Petek'e izlettiriliyor. Çok yaratıcı! Petek kendini kaybetmesin de ne yapsın? Peki sonra Tanrıyar'a ne yapsın? A) İnceldiği yerden kopsun deyip terk etsin. B) Bu şaka yüzünden ne kadar çok sevdiğini fark ettiğini söyleyip onun boynuna atılsın. C) "İntikam soğuk yenen bir yemektir" deyip ağlasın ve böylece gelecekteki intikamın boyutları hakkında gerilimi artırsın. Biz de "Kadınlarla böyle şaka olmaz" deyip öpelim...

Erkek Köşesi!

Aldattığınız eşinizin sizi başkalarına karşı savunmasını nasıl sağlarsınız?
Eşinizi ilk aldattığınızda ve sayısız kere aldattıktan sonra sizi savunması için süklüm püklüm durmaktan başka bir çaba harcamanıza pek gerek yoktur. İlkinde şaşkınlıktan, sayısız aldatmanızdan sonra da dejenere olmaktan kadıncağız kendi işini kendi görecektir. Ama diğer aldatmalarınız için dil dökmek, yalvarmak, onu aldatarak onda açtığınız yaraya tıpa olacak büyüklükte bir hediye ve sayısız vaatte bulunmanız gerekecek. Onu "kaybedecekleri" konusunda uyarmalısınız yani.
Sizi affetmesi ya da başkalarına karşı savunması gerçekten işinize yarar mı peki? Hayır. Basbayağı ikiyüzlülük...

Kılavuz Karga Oyunu!

Kadın: Hem aldatıyorsun hem de beceriksizsin!
Erkek: Becerebilsem, adı aldatma olmazdı zaten!
* * *
Erkek: Basın toplantısı mı? Neden?
Kadın: Seni aldatıyorum diye dedikodu yapmışlar hakkımda! Kocam olarak bunu onların yanına bırakmayacaksın herhalde!


CUMARTESİ
"Mozart ve Puccini söylüyoruz ama sıkılmayacaksınız"
Gözümüz parasında değil kendisinde
En moda En yeni
Parlak renkli laptop çantaları
ne var, ne yok
Heyecan arayanlar için iki yarış birden
Her damağa uygun iftar sofrası
Bebeğinizi doğru emziriyor musunuz?





Melis Alphan
Cengiz Eren
Ali Rıza Kardüz
Cemal Saydam
Tuba Akyol
İlhan Uçkan
Süha Umar

© 2006 Milliyet