|
 |
|
|
Galatasaray'ı tanımak...
Hem Gerets'i, hem de Galatasaray'ı göklere çıkaran bir yazı yazmak, o keyfi yaşamak ve de iyi bir sonucu iletmek için oturdum televizyonun başına.
Galatasaray, Ada havasını iyi teneffüs eden bir takım. Ancak Trabzon maçı gösterdi ki, yan toplarda zaafiyet yaşanıyor. Kadrolar açıklandığı zaman Crouch ve Kuyt'la başlayacak olan Liverpool'un oyunu mutlaka kenarlara yıkacağını, bu toplarla sonuca gitmek isteyeceğini düşündüm.
Gerets bu kadroyu gördükten sonra Emre'yi oyuna hazırlayabilirdi. Oyuna başlama stratejisinde Emre Aşık ve Ümit Karan olmamasına rağmen değişiklik yapabilirdi. Oyunun başında Song ve Tomas'a ilave edilecek bir Emre, zaaf gösterilen bir bölgeyi de kapatabilirdi. Nedense bu düşünülmedi.
Galatasaray'a bakıldığı zaman, futbolcular sahaya çıktığında gücünün sahada değil, kulübede olduğu rahatlıkla görülebilirdi. Esasında başlama ve devam etme stratejisi son derece farklı sahaya yansıdı. Dün akşam benim beklediğim Galatasaray'ın önce Liverpool ile başa baş fizik gücü ortaya koyması, ondan sonra kaliteyi sahaya sürmesiydi. Ama Galatasaray bu tercihini ters kullandı.
Orta saha yetersiz
Bu tercih edilen orta saha, yani Sabri, Ayhan, Mehmet ve Arda, fizik olarak Liverpool ile mücadele edecek güçte asla değildi. Ayrıca Galatasaray, savunmasını kalesine yakın yapınca, Liverpool'un yan toplarına engel olma şansı büyük ölçüde ortadan kalktı.
Gerçekten Gerets'e ve Galatasaray'a övgüler düzmek istiyordum. Bunu oyunun ikinci yarısında büyük ölçüde hak ettiler. Galatasaray'ı tanımak demek, Şampiyonlar Ligi'ni yaşamak, Hasan Şaş'ı, Ümit Karan'ı, Okan Buruk'u ve Emre Aşık'ı gerçekten doğru değerlendirmek demektir... Galatasaray'ın Liverpool'a kaybetmesi beklenmeyen bir sonuç değil. Zaman zaman bizim maçlarda hatırlamamız gereken bazı sözlerimiz vardır. Bunlardan biri "korkunun ecele faydası yoktur". Bu felsefeden hareket etseydik, belki bu yazı Galatasaray'ın bir galibiyet yazısı olacaktı.
İki farklı Aslan
Galatasaray bir şeyi gördü. Bu Liverpool'u İstanbul'da yenmek, Galatasaray için zor olmaz. Liverpool'u İstanbul'da yenmek demek, bu gruptan çıkmak demektir. Dün akşam iki Galatasaray birkaç rotüşla gözler önüne serildi. Galatasaray maçı kaybetti, ancak Avrupa'da var olduğunu yaşadı, hissetti ve hissettirdi.
İkinci 45'i izleyen takımlar kiminle mücadele edeceğini gördü. Kaybetmek çok önemli değil. Rakiplere verilen mesaj çok daha önemli. Onun için bu yazının başlığı, gerçekten irdelenmesi gereken bir başlıktır. Yine söylüyorum, Galatasaray'ın bu gruptaki şansı aynen devam ediyor. Gerets'in bundan sonraki maçlarda kullanacağı en büyük silah takımını, daha doğrusu futbolcularını tanımaktır.
Sonuç bence çok çok önemli. Sonuç skor olarak değil, felsefe olarak önemli. Kaybederken kazanmayı öğrenmek.
mdenizli@milliyet.com.tr
|
|
|

|