Sık Kullanılanlara Ekle  Açılış Sayfası Yap  Sitene Ekle  İletişim    Kurumsal 28 Eylül 2006 / Perşembe  
   Milliyet Online    Blog    Emlak    Arabam    İnsan Kaynakları    Cumartesi    Pazar    Ege    Seri İlanlar    Mobil 
   
 » Detaylı Arama

  SON DAKİKA
  ANA SAYFA
  YAZARLAR
  SİYASET
  EKONOMİ
  FİNANS
  DÜNYA
  SPOR
  GÜNCEL
  YAŞAM
  MAGAZİN
  ASTROLOJİ
  HAVA DURUMU
  OMBUDSMAN
  ÇİZERLER
  Bilim ve Teknoloji
  Kültür ve Sanat
  Eğitim
  TV Rehberi
  Tatil
  Otomobil

Haber İndeksi Arşiv Haberci Üyelik Bülten
Batı'ya küsen Türkiye çağdaş uygarlığı yakalayamaz


ABD ile ilişkilerimiz malum. George Bush'un bu hafta Beyaz Saray'da büyük iltifatlarla kabul ettiği Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani'nin son çıkışları sayesinde yeni gerginlikler de beklenmeli. Zira, PKK terörü ve Iraklı Kürtlerin siyasi ve coğrafi emelleri bizde artan bir şekilde ABD'ye fatura ediliyor.
Bu arada, Washington'un da Iraklı Kürtleri "hayranlıkla" izlediğini, "literatürü" takip edenler biliyor. Talabani'yi Türkiye'ye karşı cesaretlendiren de kuşkusuz bu. Hal böyle olunca, Türk-Amerikan ilişkilerinin eskisi gibi olması pek mümkün görünmüyor.
Zaten millet ve yönetim olarak Amerika'dan nefret ediyoruz. Bunu sağır sultan bile biliyor artık. Bu durumda karşı tarafın da bizleri giderek daha az sevmesine ve birçok açıdan "stratejik müttefiki" haline gelen Iraklı Kürtlere sempati beslemesine şaşmamalıyız.

ABD ile iyi ilişkiler önemli
Başbakan Erdoğan'ın haftaya Başkan Bush ile yapacağı görüşme bu karamsar havayı dağıtır mı, bilemiyoruz. Umarız dağıtır zira, kim ne derse desin, ABD ile iyi ilişkilerimizin olması önemlidir.
Ancak, ünlü "Vizyon Belgesi" açısından bakıldığında, iki ülkenin birçok konuda "farklı telden çaldıkları" ve kilit konularda birbirlerine pek güvenmedikleri de bir gerçek. Bu işin ABD boyutu.
AB boyutunda da durum parlak değil. Burada da ilişkiler giderek geriliyor. Üstelik sadece Kıbrıs yüzünden değil. Çözümlenmemiş diğer konular bu sorunun önüne geçmiş durumda. Bunların arasında 301'den azınlık haklarına kadar uzanan bir dizi mesele var.

AB'ye direnme gayreti
Açık konuşmak gerekiyorsa, "AB perspektifi" önümüzü açan değil, Türkiye'nin limitlerini gözler önüne seren bir olgu haline döndü. Şu anda iktidarı, muhalefeti ve bürokrasisi ile AB kriterlerini yerine getirme çabası yerine, AB'nin "dayatma" olarak algılanan temel koşullarına direnme gayreti içindeyiz.
Bunun bir ucunda Başbakan Erdoğan'ın, "malumu ilam edip" söylediği, ancak bunun 301'in Türkiye'ye sürekli itibar kaybettiren uygulanış biçimi ile ne ilgisi olduğunu anlatmadığı, "Fikir özgürlüğü sınırsız olamaz" demagojisi var.
Diğer ucunda da, CHP Genel Başkanı Baykal'ın, "İtalya'nın 301'inden kimse yargılanmıyorsa bu, İtalyan aydınının ulusuna hakaret etmemeyi içine sindirmesindendir" şeklindeki demagojisi var. Bu sözlerin bir İtalyan arkadaşımın "Belli ki Sayın Baykal ülkem hakkında hiçbir şey bilmiyor" tepkisine neden olduğunu da aktarmak isterim.

'Şark ülkesi' görüntüsü var
Özetle, Batı'dan Türkiye'ye bakıldığında artık, geleceğini Avrupa'dan çıkan evrensel değerlerin ışığında arayan bir ülke görülmüyor. Sokaktaki Avrupalıyı ürküten, içine kapalı, asık suratlı ve hoşgörüsüz bir "şark ülkesi" görülüyor.
Nitekim, yapılan kamuoyu yoklamalarında Türkiye'yi Avrupa'da görmek istemeyenlerin sayısı sürekli artıyor. Bu yoklamalar, Türklerin de Batı'ya fazla sempati beslemediklerini ortaya koyuyor.
Bu da Türkiye'nin kritik bir kavşağa yaklaştığını gösteriyor. Bu kavşağa geldiğimizde önümüze çıkacak ilk soru da şu olacak: Batı'ya küsen bir Türkiye "çağdaş uygarlık düzeyini" yakalayabilir mi?
Yanılıyor olmayı isterdim. Ancak bunun çok zor olacağına inanıyorum.

sidiz@milliyet.com.tr








Taha AKYOL
İslam ve bilim
MİLLİYET'İN bir haberi... Milli Eğitim'den on...
Çetin ALTAN
Gerçek katil, katili arayan dedektifin kendisi olduğunda...
Nedense birkaç gündür aklım, evlere henüz rad...
Melih AŞIK
Telefonda itiraf...
Meslektaşımız Murat Çelik, TRT Radyo 1'de pro...
Fikret BİLA
Talabani'nin tehdidi
Irak Devlet Başkanı Talabani Türkiye'yi tehdi...
Hasan CEMAL
Abdest suyu!
Türkiye aş ve iş sorununu çözmek zorunda. Tür...
Güneri CIVAOĞLU
Talabani'nin dansı
Talabani'nin bir "suçüstü MR"ını yansıtayım.....
Can Dündar
Avrupa için karşı rapor
Dün Avrupa Parlamentosu Türkiye'yi görüşürken...
Hurşit GÜNEŞ
Ne oluyor bu piyasalara?
Gelişmekte olan piyasalardan mayıs ayındaki ç...
Doğan HEPER
Vergi var, tasarruf yok...
TÜRKİYE'de "tavuk kesme vergisi var mı, yok m...
Semih İDİZ
Batı'ya küsen Türkiye çağdaş uygarlığı yakalayamaz
ABD ile ilişkilerimiz malum. George Bush'un b...
Sami KOHEN
Kötünün daha az kötüsü
AVRUPA Parlamentosu'nun Dışişleri Komisyonu'n...
Hasan PULUR
Türklüğü aşağılamak...
BU kadar gürültüye patırtıya, kavgaya, Avrupa...
Derya SAZAK
AB raporu
Avrupa Parlamentosu'nda dün görüşülen Türkiye...
Meral TAMER
İMKB 100, meğer müthiş çevreciymiş!
Prof. Dr. Çelik Kurtoğlu'nun kurduğu "İyi Şir...
Yaman TÖRÜNER
Riskler büyüyor
Ekonomideki riskler büyüyor. Ekonomi uluslara...
Güngör URAS
Dalgalar önce piyasayı, sonra tüm ekonomiyi sallıyor
Dalgalı kur, dalgalı kur derken, ülke ekonomi...
Serpil YILMAZ
Tüketicinin taksitten başka derdi var mı?
Geçim derdi, tüketicinin "fiyatlandırma" kıst...
M. Ali BİRAND
İlk defa bir başbakan çok farklı konuşuyor
Tayyip Erdoğan'ın Başbakanlık performansını b...

© 2006 Milliyet